Yusuf (as)’ın Hayatı Hz. Yusuf Kimdir?

0

Hz. Yusuf (a.s.) Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen peygamberlerdendir. Onun hayatını anlatan kıssa Kur’an-ı Kerim’de “kıssaların en güzeli” olarak nitelenir.

Hz. Yusuf (a.s.), Hz. Yakub’un (a.s.) on iki oğlundan biridir. Hz. Yakub (a.s.), Hz İshak’ın (a.s.), o da Hz. İbrahim’in (a.s.) oğludur. Hz. Yusuf’un (a.s.) annesi, kardeşi Bünyamin’i doğururken vefat etmişti. Bu sebeple Yusuf (a.s.) ve Bünyamin öksüz olarak büyümüşlerdi. Anne sevgisinden mahrum kalan bu iki kardeşe Hz. Yakup (a.s.) daha fazla özen gösteriyor, onları çok seviyordu. Yusuf’un (a.s.) ağabeyleri, babalarının Yusuf’a (a.s.) gösterdiği ilgiyi kıskanıyor, hatta ondan nefret ediyorlardı. Buna karşılık Yusuf (a.s.) kardeşlerinden daha olgun bir karaktere sahipti ve ağabeylerinin hepsine saygı duyuyordu.

Hz. Yusuf güzel ahlakı, sevecenliği ve merhameti ile herkesin ilgisini çekiyordu. O, insanların yardımına koşar, büyüklerine saygıda kusur etmez, kimseye kaba davranmaz ve etrafındakilerin gönlünü hoş etmeye çabalardı. Bu sebeple kasaba halkı Yusuf’u (a.s.) çok severdi. Ayrıca güzel bir görünümü ve iyi bir hitabet yeteneği vardı. Bir sabah Yusuf babasına “…Babacığım! Rüyamda on bir yıldız, güneş ve ayın
bana secde ettiklerini gördüm…” diyerek rüyasını anlattı. Babası “…‘Yavrum’, dedi. Rüyanı kardeşlerine anlatma. Olur ki sana karşı bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır.” ( Yûsuf suresi, 4-5. ayetler.) diyerek Yusuf’a nasihatte bulundu. Zaman geçtikçe büyük kardeşlerin Yusuf’a (a.s.) düşmanlıkları daha da arttı. Onu öldürmek istediler. Ama babalarından çekindikleri için “İçlerinden biri: ‘Yusuf’u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın. Böyle yaparsanız yolculardan bulup onu alan olur.’ dedi.” ( Yûsuf suresi, 10. ayet.) Böylece onu öldürmeden Yusuf’tan kurtulacaklar ve babalarının sevgisini üzerlerinde toplayacaklardı. Bu arzularına ulaşmak için Yusuf’un (a.s.) ağabeyleri babalarından gezmeye gitmek bahanesi ile izin alarak Yusuf’u (a.s.) kırlara götürdüler ve onu bir kuyuya attılar.
“Akşamüstü ağlayarak babalarına geldiklerinde: “Sevgili babamız, biz yarışmak üzere bulunduğumuz yerden ayrılırken Yusuf’u da eşyalarımızın yanında bıraktık. Bir de döndük ki onu kurt yemiş! Şimdi biz doğru da söylesek sen bize inanmayacaksın! ” (Yûsuf suresi, 16-17. ayetler.) dediler. Kardeşler bu yalanlarını ispatlamak istemişlerdi. Bunun için Hz. Yusuf’un (a.s.) gömleğine sürdükleri uydurma bir kan izini de babalarına gösterdiler.

Yusuf (a.s.) kuyudayken “Bir kervan çıkageldi ve sucularını su kuyusuna gönderdiler, o da kovasını suya attı ve ‘Müjdeler olsun, ne güzel kısmet’ diye bağırdı. ‘Güzel bir oğlan çocuğu bu.’ Ve böylece kervandakiler, Yusuf’u bir ticaret malı gibi sakladılar… Kervan Mısır’a vardığında onu değersiz bir paraya… sattılar.” (Yûsuf suresi, 19-20. ayetler Varlıklı bir adam Hz. Yusuf’u (a.s.) köle olarak satın almış ve onu karısına hediye etmişti. Böylece Yusuf’un (a.s.) babasından uzaklarda Mısır’daki hayatı başlamış oldu. Hz. Yusuf (a.s.) kısa sürede herkesin sevgisini kazanmıştı. O varlıklı adamın yanında iyi eğitim görmüş, bilgisini ve görgüsünü artırmıştı. Biraz daha büyüyüp çocukluktan çıkınca uğradığı bir iftira sonucu zindana atıldı fakat tüm zorluklara rağmen hiçbir zaman Allah’a (c.c.) isyan etmedi.

Yüce Allah, Yusuf’a (a.s.) zindanda iken peygamberlik görevi verdi. Bu ağır sorumlulukla birlikte Hz. Yusuf (a.s.), Allah’tan (c.c.) aldığı vahiyleri zindandaki arkadaşlarına anlatmaya başlamıştı. Ahlaklı kişiliği ve güzel davranışları ile Allah (c.c.) inancını ve bunun gereklerini anlatan Hz. Yusuf (a.s.), zindandakilerin de sevgisini ve güvenini kazanmıştı. Hz. Yusuf (a.s.), Allah’ın (c.c.) kendisine bildirmesi sayesinde rüyaları yorumlayabiliyordu. Zindandaki arkadaşları gördükleri rüyaların Yusuf’un (a.s.) söylediği gibi
çıktığına şahit oluyorlardı. Bir gün Mısır’ın hükümdarı rüyasında yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yediğini
ve yedi yeşil başakla yedi kuru başak gördü. Bu rüyanın yorumunu yaptırmak istedi. Fakat sarayın bilginleri dahil hiç kimse bu rüyayı yorumlayamadı. Bu arada Hz. Yusuf’un (a.s.) çok iyi rüya yorumladığını duyan hükümdar, gördüğü rüyayı anlatması ve yorumunu öğrenmesi için bir görevliyi Hz. Yusuf’un (a.s.) yanına gönderdi. Hz. Yusuf (a.s.), yedi sene bolluk olacağını, peşinden gelen yedi senenin ise kıtlıkla geçeceğini söyledi. Bu yorumu çok beğenen hükümdar, Hz. Yusuf’a (a.s.) devlet hazinesinin sorumluluğunu teklif etti. Ancak Yusuf (a.s.) kendisine atılan iftira açığa çıkmadan görevi kabul etmeyeceğini bildirdi. İftiracı suçunu itiraf edince hazinenin sorumluluğunu kabul eden Hz. Yusuf (a.s.), bolluk yıllarında bütün ambarları buğdayla doldurttu, kıtlık yılları gelince de oradan halka dağıtmaya başladı. Bu tedbirli davranışı onun Mısır’daki konumunu daha da güçlendirdi.

Kıtlık, Hz. Yusuf’un (a.s.) babasının memleketi olan Ken’an diyarını da etkilemişti. Hz. Yusuf’un (a.s.) ağabeyleri Mısır’da bir devlet görevlisinin yoksul halka erzak dağıttığı haberini duymuşlardı. Bu nedenle buğday almak için iki kere Kenan ilinden Mısır’a geldiler. Hz. Yusuf (a.s.) onları tanımıştı ama onlar kardeşlerini tanımamışlardı. Hz. Yusuf (a.s.), kendini ağabeylerine tanıtınca yıllar önce yaptıklarından büyük
utanç duydular. Hz. Yusuf (a.s.) onları affettiğini söyleyerek ailesinin tamamını Mısır’a davet etti.
Yusuf (a.s), ailesi Mısır’a vardığında “Anne ve babasını makamına çıkarttı; diğer on bir kardeşi ise Hz. Yusuf’un önünde saygıyla eğildiler. O zaman Yusuf; “Babacığım, işte bu vaktiyle gördüğüm rüyanın gerçekleşmesidir. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozmuştu. Beni hapisten
çıkaran, sizi çölden getiren Rabbim, bana pek çok iyiliklerde bulundu. Doğrusu Rabbim, dilediğine lütufkârdır. O şüphesiz, bilendir, hâkimdir.” (Yûsuf suresi, 100. ayet. ) dedi. Bu şekilde İsrailoğullarının tarihinde Mısır dönemi başlamış oldu. Hz. Yusuf (a.s.) hayatı boyunca yaşamış olduğu zorluklara karşı üstün bir ahlak örneği sergilemiştir. Kardeşlerinin kendisine yaptığı kötülükleri affetmiş, karşılaşmış olduğu zorluklara sabretmiş, Allah’a (c.c.) güvenmiştir.

 

Paylaş

Yorumlar