Yalan yere yemin etmek dinimizde günahı nedir

0

Müslüman güvenilen,sözüne inanılan, kendisine itimat edilen kişidir. Peygamberimiz de “Müslüman, her kesin elinden ve dilinden güven içinde olduğu kimsedir.” demekle gerçek bir müslümanın tarifini yapmış olmuyor mu? Öyleyse yalan müslümana yakışmaz. Çünkü güveni sarsar. Yalan söyleyen kişiye itimat edilmez olur. İtimat edilmez bir kişi durumuna düşmek ise bir müslüman için yüzkarasıdır.

 

Yalan  Yere Yemin  Yemin Etmek 

Yalan yere yemin, yalacılın da aşan bir kötülüktür. Hem yalan söylemek hem de bu yalanı yemin ile pekiştirmeye kalkışmak affedilmez hatadır. Bu konuda titiz davranılması ve yeminden şiddetle kaçınılması icap eder.

Peygamberimiz bir hadisinde şöyle buyurmuştur “Bir kimse Allah’a yemin eder ve bu yeminine sivrisineğin kanadı kadar yalan katarsa kalbinde o kıyamete kadar devam eden bir leke olarak kalır. 

Diğer bir hadiste ise tüccarlar uyarılmakta ve şöyle denilmektedir;

“Üç sınıf insanı Allah sevmez; Birincisi, çok yemin ile mal satıp alışveriş eden tüccar. İkincisi böbürlenen yoksul, Üçünçüsü de verdiğini başa kakan cimridir.”

Çok büyük keffaretleri dahi gerektiren yalan yemin bir Müslümana yakışmaz. Şeref ve haysiyet sahibi bir insan basit çıkarlar ve geçici dünya malı için yalan yemine başvurmaz. Kendimizi şimdiden nasıl alıştırırsak, sonuna kadar öyle gideriz. Öyleyse hem insanlar hem de Allah nazarında kötü sayılan bu tutumlardan derhal vazgeçelim. Haysiyetimizi arttırmaya çalışalım. 

Yalan Söylemek 

Çevresine insanlara ve bütün dünyaya örnek olacak böylelikle kendi dininin üstünlüğünü ispatlayacak müslümanın yalan sözlerle kendisini alçaltması hoş karşılanamaz. Adı yalancıya çıkmış birine kim inanır? Hele kendi dinine insanlar davet edecek olsa, ona kim kulak asar?!

Peygamberimizin İslam dinini kabul ettirebilmesinin baş sebebi, kendisinin çocukluğunda ve gençliğinde hiç yalan söylememiş olmasıdır. O yüzden kendisine “EL! EminGüvenilir Adam” lakabı takılmıştır. Eskiden yalanlar söylemiş olsaydı, halk kolay kolay O’nun getirdiği dini benimser miydi?

Bu yüce dini kabul etmiş kimseler olarak bizler de dinimizi diğerlerine duyurmak,onları da hem dünyada hem âhirette mutluluğa erdirmek istiyorsak, ilk işimiz doğruyu söylemek olmalıdır. Bu din bize Allah’ın hem büyük bir nimeti, hem ulu bir emanetidir. Bu nimetin kadrini yeterince bilmek ve bu emaneti hakkıyla taşıyıp başka insanları da davet edebilmek için doğruluktan, doğru sözlülükten ayrılmamalıyız.

 

 

Paylaş

Yorumlar