Teravih Namazı İle İlgili Hadis-i Şerifler

0

Teravih nedir? Teravih namazının hükmü nedir? Teravih namazı ne zaman cemaatle kılınmaya başlandı? Teravih namazı ile ilgili hadisler…

Sözlükte rahatlatmak, dinlendirmek manalarına gelen “terviha” kelimesinin çoğulu olan teravih, dini bir terim olarak Ramazan ayında, yatsı namazı ile vitir namazı arasında kılınan nafile namaz demektir.

TERAVİH NAMAZI SÜNNET MİDİR?

Teravih namazı, kadın-erkek herkes için sünnet-i müekkededir ve İslam’ın şeairindendir. Teravih namazı, orucun değil Ramazan’ın sünnetidir. Bu nedenle oruç tutmayan hasta ve yolcular için de Teravih kılmak sünnettir.

TERAVİH NAMAZI İLE İLGİLİ HADİSLER

Nitekim Abdurrahman b. Avfın naklettiği bir hadiste Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:
“Şüphesiz Allah Ramazan orucunu farz kıldı. Ben de Ramazan gecelerini ihya etmeyi sünnet kıldım. Her kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Ramazan’ı oruçla, gecelerini namazla ihya ederse, anasından doğduğu gün gibi günahlarından temizlenmiş olur.”(İbn Mâce, İkametu’s-Salâ, 173; İbn Hanbel, I, 191, 195).

Hadis-i şerifte şöyle buyrulur: “Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan kendisine kuru bir açlıktan başka bir şey kalmaz! Geceleri nice namaz (teravih ve teheccüd) kılanlar vardır ki, namazlarından kendilerine kalan, yalnız uykusuzluktur.” (İbn-i Mace, Sıyam, 21)

Ebu Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim Ramazan’ın faziletine inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek teravih namazını kılarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari, iman 37 ; Müslim, Müsafirin 173, 174.)

Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) buyurur: “Allah Teala Ramazan’da orucu farz kıldı, ben de (teravih) namazını sünnet kıldım.” (İbn-i Mace, Salat, 173)

TERAVİH NAMAZI NE ZAMAN CEMAATLE KILINMAYA BAŞLANDI?

Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v), Teravih namazı kılmış, Ashab-ı Kiram da ona tabi olarak cemaatle kılmışlardır: Hz. Ayşe şöyle anlatır: “Bir gece Resulullah Efendimiz mescitte Teravih namazı kıldı. İnsanlar da ona tabi olarak namaz kıldı. İkinci gece yine kıldı, o gece cemaat çoğaldı. Daha sonra üçüncü veya dördüncü gece cemaat toplandı, fakat Resulullah Efendimiz mescide çıkmadı. Sabah olunca: «‒Gece toplandığınızı gördüm, ama Teravih namazının size farz kılınmasından korktuğum için çıkıp size teravih kıldırmadım.» buyurdular. Bu hadise Ramazan’da olmuştu.” (Muvatta’, es-Salatü fi Ramadan, 1. Krş. Buhari, Teravih, 1, Cuma, 29; Müslim, Sıyam 59, Müsafirin, 177; Ebu Davud, Ramadan, 1/1375)

Hz. Ali bir gün şöyle buyurdu: “‒Vallahi Hz. Ömer’i Ramazan ayında Teravih namazını cemaatle kılmaya ben teşvik ettim!” Yanındakiler: “‒Bu nasıl oldu ey Mü’minlerin Emiri?” dediler. Şöyle devam etti: “‒Ona yedinci kat semada bir hazire olduğunu ve ona Haziretü’l-Kuds dendiğini haber verdim. Orada, kendilerine Ruh –bir rivayette Ruhaniyyun- denilen melekler vardır. Kadir Gecesi geldiğinde Rabbimizden dünyaya inmek için izin isterler. Allah azze ve celle de onlara izin verir. Uğradıkları ve içinde namaz kılınan her mescide ve yolda rastladıkları herkese dua ederler. Bu insanlar da meleklerden gelen berekete nail olurlar. Ben bunları anlatınca Hz. Ömer: «‒Ey Ebü’l-Hasan! O halde insanları namaza teşvik edelim de berekete nail olsunlar!» dedi ve Teravih’in cemaatle kılınmasını emretti.” (Beyhaki, Şuab, V, 278-279)

Paylaş

Yorumlar