Teheccüt (gece) namazı kılmanın fazileti ve önemi nedir?

0

Gece namazı, müekked sünnettir. Kur’an ve sünnetten pek çok deliller, gece namazına teşvik etmiş, ona yönlendirmiş, şanının ne kadar büyük ve sevabının ne kadar çok olduğunu açıklamak için ona sevketmiştir.
Gece namazı; imanı kalpte sabit kılma ve kıymetli amellerde yardımcı olma konusundaki şanı ve değeri çok büyüktür.
Nitekim Allah Teala bu konuda şöyle buyurmuştur:

“Ey örtüsüne bürünüp örtünen! Kalk, birazı hariç olmak üzere gecenin yarısını veya bundan birazını eksiltip namaz kılarak geçir. Veyahut da buna biraz ekle(yip gecenin üçte ikisini namaz kılarak geçir). Kur’an’ı ağır ağır, tane tane oku.(Ey Nebi!) Şüphesiz biz, sana (sorumluluğu) ağır bir söz vahyedeceğiz (Kur’an’ı indireceğiz). Şüphesiz gece ibadetinin (kalbe) etkisi daha fazla, (bu ibadetteki) sözler (Kur’an) ise daha düzgün ve açıktır.”1

Allah Teala, iman ve takva sahiplerini güzel hasletler ve kıymetli amellerle övmüştür. Bu amellerin en önemlisi ise gece namazıdır. Nitekim Allah Teala bu konuda şöyle buyurmuştur:

“Bizim ayetlerimize ancak, kendilerine bu ayetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tesbih edenler iman ederler. Onlar, (azabından) korkarak ve (sevabını) ümid ederek Rablerine ibadet etmek (gece namazı kılmak) için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah yolunda harcarlar. Hiç kimse, yapmakta olduklarına (salih amellerine) karşılık olarak, (Allah tarafından) onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.” 2

Allah Teala; başka bir yerde onları şöyle nitelendirmiştir:

“Onlar, Rablerine secde ederek ve kıyamda durarak geceleyenlerdir. Onlar şöyle diyenlerdir: Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı sürekli bir helaktir! Şüphesiz orası, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır. Onlar, harcadıklarında ne israf, ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır. Onlar, Allah ile beraber başka bir ilaha ibadet etmeyen, haksız yere, Allah’ın haram kıldığı cana kıymayan ve zina etmeyen kimselerdir. Kim, bunları yaparsa, ağır azaba uğrar. Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır ve horlanmış olarak orada ebedi kalır. Ancak tevbe edip de iman eden ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. Kim de tevbe eder ve salih amel işlerse, işte o, Allah’a, tevbesi kabul edilmiş olarak döner. Onlar, yalan yere şahitlik etmezler, boş sözlerle karşılaştıklarında vakar ile (oradan) geçip giderler. Onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara sağır ve kör kesilmezler. Onlar: Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi takva sahiplerine önder eyle, diyenlerdir. İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükafatlandırılacaklar, orada esenlik dileği ve selamla karşılanacaklardır. Orada ebedi kalırlar.Orası ne güzel bir durak ve ne güzel bir konaktır!” 3

Burada gece namazının faziletine ve akibetinin güzel olacağına, onun, cehennem azabından uzaklaştırılma ve cenneti kazanma vesilesi olacağına dikkat çekilmektedir. O cennette kalıcı, nice sayısız nimetler ve kerim olan Rabbe komşu olmak vardır. Allah Teala bizi bunu kazananlardan eylesin. amin…

Allah Azze ve celle, Zariyat suresinde, geniş cennetlerini kazanan takva sahiplerini birtakım vasıflarla nitelendirmiştir. Bu vasıflardan birisi de gece namazı kılmalarıdır.
Nitekim Allah Teala bu konuda şöyle buyurmuştur:

“Şüphesiz takva sahipleri (Allah’a karşı gelmekten sakınanlar), Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi. Onlar geceleri pek az uyurlardı (gecenin çoğunda namaz kılarlardı).” 4

Resul-i Ekem Efendimiz (s.a.v) de birçok hadislerde ümmetini gece namazına teşvik etmiş ve onları buna sevketmiştir. Bu hadislerden bazıları şunlardır:

Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

“Farz namazdan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır.”5

Resul-i Ekem Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur.

“Gece namazına kalkın.Çünkü gece namazı, sizden önceki salihlerin (ve nebilerin) adetidir. Gece namazı, Rabbinizin rızasına ve mağfiretine yakınlaştırır, günahları bağışlatır ve günah işlemekten alıkoyar.” 6

Amr b. Murra el-Cuheni’den -Allah ondan razı olsun- rivayet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

“Kuzaa kabilesinden bir adam, Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e gelerek:
-Ey Allah’ın elçisi! Eğer ben Allah’tan başka hak ilah olmadığına, senin Allah’ın elçisi olduğuna şehadet edersem, beş vakit namazı kılarsam, Ramazan orucunu tutarsam, Ramazan gecelerini Teravih namazı kılarak ihya edersem ve zekatı verirsem ne buyurursunuz? (Ben kimlerden olurum?) diye sordu. Bunun üzerine Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: -Kim bu hal üzere ölürse, sıddıklardan ve şehitlerden olur.” 7

Ali b. Ebi Talib’den -Allah ondan razı olsun- rivayet olunduğuna göre Resul-i Ekem Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

“Cennette öyle odalar vardır ki, dışları içlerinden, içleri de dışlarından görülür. Bunu işiten bir bedevi ayağa kalkıp: -Bu odalar kimlere ait ey Allah’ın elçisi? diye sordu. Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:
-(Bu odalar), yumuşak ve kibar söz söyleyen, (fakir ve yoksullara) yemek yediren, oruca devam eden, gece herkes uyurken Allah için namaz kılan kimselere aittir.” 8

Resul-i Ekem Efendimiz (s.a.v) yine şöyle buyurmuştur:

“Cebrail -aleyhisselam- bana geldi ve dedi ki:
-Ey Muhammed! (Allah -azze ve celle- sana selam söylüyor ve diyor ki:) Ne kadar yaşarsan yaşa (sonunda) mutlaka öleceksin. Kimi seversen sev, (sonunda) mutlaka ondan ayrılacaksın. Ne yaparsan yap, karşılığını mutlaka göreceksin. Bilesin ki müminin şerefi, geceleri namaz kılarak ihya etmesi, izzeti ise insanlardan müstağni olmasıdır (insanlara el açmamasıdır).”9

Resul-i Ekem Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

“Kim bir gecede on ayet okursa, gafillerden (Allah’ı anmaktan gafil olanlardan) yazılmaz. Kim, bir gecede yüz ayet okursa, geceyi ibadetle ihya etmiş sayılır. Kim, bir gecede bin ayet okursa, ona kantarlar dolusu sevap yazılır.” 10

Kantar dolusunca kendilerine ecir verilenler demektir. Kıntar kelimesi; büyük miktarda altın anlamına da gelir. Arap dili uzmanlarının pek çoğu, kıntarın; dörtyüz dinar altın olduğunu belirtmişlerdir. Kıntar; öküz derisinin dolusunca altındır, denilmiştir. Kıntar; seksen bin altındır, denilmiştir. Kıntar; bilinemeyecek kadar çok maldır, denilmiştir.11

Hadisten kastedilen; bir gecede bin ayet okuyan kimsenin ecrinin çok büyük olacağıdır.

Resul-i Ekem Efendimiz (s.a.v) başka bir hadiste yine şöyle buyurmuştur:

“Kim, bir gecede on ayet okursa, kendisine bir kıntar yazılır. Kıntar ise, dünyadan ve
dünyada bulunanlardan daha hayırlıdır.” 12

Faydalı bilgi:
Hafız İbn-i Hacer -Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir:
“Tebareke (Mülk) suresinden Kur’an’ın sonuna (Nas suresine) kadar olan ayet sayısı, bin ayettir. Kim, bir gecede Tebareke suresinden Kur’an’ın sonuna kadar okursa, bir gecede bin ayet okumuş olur.”
Allah Teala en iyi bilendir.

1 -Müzzemmil Sûresi: 1-6
2- Secde Sûresi: 15-17
3-Furkan Sûresi: 64-76
4-Zâriyât Sûresi: 15-17
5-Müslim, hadis no: 1163
6-Tirmizî, hadis no: 3549. Elbânî, ‘İrvâu’l-Ğalîl’, s: 452’de hadisin hasen olduğunu belirtmiştir.
7-İbn-i Huzeyme rivâyet etmiştir. Elbânî, ‘Sahih-i İbn-i Huzeyme’, hadis no: 2212’de hadisin sahih olduğunu
belirtmiştir.
8-Tirmizî, hadis no: 1984. Elbânî, ‘Sahih-i Tirmizî’de hadisin hasen olduğunu belirtmiştir.
9-Hâkim rivâyet etmiştir, Elbânî, ‘Sahih-i’l-Câmi’, s: 73’de hadisin hasen olduğunu belirtmiştir.
10-Ebu Davud, hadis no: 1398. Elbânî, ‘Sahih-i Ebî Davud”da hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.
11-İbn-i Esîr, “en-Nihâye fî Ğarîbi’l-Hadîs”
12-Taberânî rivâyet etmiştir. Elbânî, ‘Sahihi’t-Terğîb’, s: 638’de hadisin hasen olduğunu belirtmiştir.

Paylaş

Yorumlar