Salgın Hastalık ve Her Türlü Musibete Karşı Dua ve Zikirler

0

Bela ve Musibetlerin Batınî Sebepleri
Her hadisenin zahiri nedenlerine bakılır Oysaki arka planında muhakkak bir de batıni neden vardır.

Allah Azze ve celle; kainatta bazı şeyleri muayyen bir periyoda bağlamıştır. Güneş’in doğup batması gibi. Belli bir takvim içinde tekrarlanıp bildiğimiz bir kaideye uyduğu için, onları tabii karşılıyoruz.

Fakat Allah Azze ve celle bazı hadiseleri de belli bir periyoda bağlamadan, bir ikaz mahiyetinde gerçekleştiriyor. Depremler, tsunamiler, seller, kuraklıklar, önü alınamayan yangınlar vs…

Bununla Allah Azze ve celle hem Yüce Zat’ının kudret ve azametini, hem de insanın hiçlik ve acziyetini hatırlatıyor. Kullarını; ibret almaya, tefekküre, tövbe ve istiğfara davet ediyor.

Mesela bir hadîs-i şerîfte şöyle buyruluyor:

“Bir milletin içinde zina, fuhuş ortaya çıkıp nihayet o millet bu suçu alenî olarak işlediğinde, mutlaka içlerinde veba hastalığı ve onlardan önce yaşamış milletlerde görülmemiş başka hastalıklar yayılır.” (İbn-i Mace, Fiten, 22; Hakim, IV, 583/8623; Beyhakî, Şuab, III, 197)

Bir zamanlar HIV virüsü ortaya çıktı, bugüne kadar 30 küsur milyon insan bu virüsün nedne olduğu AIDS hastalığından öldü. İffet hassasiyetinin yüksek olduğu toplumlarda ise, bu hastalık neredeyse görülmedi.

Tıp buna çareler arayıp tedaviler geliştirmeye çalışırken diğer taraftan bir başka virüs ortaya çıkmakta.

Nitekim bugün de yeni bir virüs çıktı. Ne kadar ibretlidir ki gözle görülmeyen, küçücük bir virüs, koskoca bir vücudu yere sermekte ve hatta saldığı korku ve endişe sebebiyle, “bizi kimse yenemez” edasıyla büyüklük taslayan ülke ve ekonomileri dahi altüst ediyor. Ulaşımdan ticarete, sağlıktan eğitime, hayatın her alanında insanlığı tedirgin ediyor, çok sıkı tedbirler almaya mecbur bırakıyor.

Önce Maddi Tedbirler ve Temizlik 

Elbette temizlik/hijyen başta olmak üzere her türlü zahiri tedbiri alacağız. Nitekim Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) de; bulaşıcı hastalık görüldüğünde karantina uygulanmasını emretmiştir. Fert ve toplum olarak maddi bakımdan son derece tedbirli olacağız.

Ancak telaşa kapılmadan, panik yapmadan, bir mü’mine yakışan tevekkül ve teslimiyetle Cenab-ı Hakka sığınacağız. Allah Azze ve celle’nin takdirine razı olacağız manevi bir tedbir olarak da tevbe-istiğfar, dua, zikir ve sadakayı ihmal etmeyeceğiz.

Fakat ne ibretlidir ki bize bulaşıp bulaşmayacağı belirsiz olan bir hastalık için bu kadar endişe edip günlük yaşantımızı değiştirirken, bir gün mutlaka bize ulaşacak olan ecelimiz için ne kadar endişe ediyoruz? Kabir hayatımız ve esas hayat olan ahiret, gündemimizi ne kadar meşgul etmekte? Orada müşkül duruma düşüp pişman olmamak için bugün hangi tedbirleri alıyoruz? Kendimizi, ailemizi ve neslimizi, zamanın şerlerinden, batıllardan, haramlardan korumak için ne kadar gayret gösteriyoruz?..

Unutmayalım ki maddi virüslerin zararı yalnızca bu dünyaya aittir. Lakin ruhları tarumar eden inançsızlık ve ahlaksızlık virüslerine karşı gerekli tedbirleri almamak, -Allah korusun- ebedi hayatı mahveder.

BULAŞICI HASTALIKLARA KARŞI MANEVÎ TEDBİRLER

Maddi tedbirler ile birlikte bela ve musibetler için manevi tedbirleri de yapmamız gerekir.

Nitekim ayet-i kerimede Rabbimiz:

“(Ey Rasûlüm!) De ki: Eğer sizin kulluk ve yalvarmanız (ibadet ve duanız) olmasa, Rabbim ne diye size değer versin!..” (el-Furkan, 77) buyuruyor.

BULAŞICI HASTALIKLARA KARŞI OKUNACAK DUALAR

TEVBE VE İSTİĞFARI ÇOĞALTMALIYIZ

Allah Azze ve celle’ye çokça istiğfar edildiği takdirde günahlar bağışlanacağından, Cenab-ı Allah temiz kullarına rahmetini sağanak halinde yağdırmaya başlayacak, onları her türlü sıkıntı, bela ve musibetlerden kurtaracak ve kendilerine bol bol nimetler ihsan edecektir.

PEYGAMBER DUALARINI OKUMALIYIZ

Yunus Aleyhisselam’ın Duası

Yunus (a.s) Duası Türkçe Okunuşu: “…La ilahe illa ente subhaneke innî kuntu minez zalimîn(zalimîne).”

Anlamı: “Senden başka ilah yoktur. Sen her türlü noksanlıktan, eşi-ortağı olmaktan uzaksın. Şüphesiz ben kendine yazık edenlerden oldum” (Enbiya 21/87)

Adem Aleyhisselam’ın Duası

Adem (a.s) Duası Türkçe Okunuşu: “…Rabbena zalemna enfusena ve in lem tagfirlena ve terhamna le nekûnenne minel hasirîn(hasirîne).

Anlamı: “Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.” (A’raf 23)

KUR’AN-I KERİM’İ DAHA ÇOK OKUMALIYIZ

Bu zor günlerde Kur’an’ı Kerim’i daha çok okumalı ve bilhassa Yasin ve Fetih surelerini ve şifa ayetlerini her gün okumaya gayret etmelidir.

Fetih Sûresi

Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) : “Bu gece bana, üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha değerli ve güzel bir sûre indirildi” buyurmuş, sonra da Fetih sûresini okumuştur. (Buharî, Tefsir 48/1)

Fetih Suresi zor zamanlarda belaların defi için, özellikle sabah namazlarından sonra okunmalıdır. Sabah namazından sonra okuma fırsatımız yok ise gün içerisinde okumaya gayret etmelidir.

Yasin Suresi

Yasin suresi İslam toplumlarında önemli bir yere sahiptir. “Kur’an’ın kalbi” olarak nitelenen “Ya Sin” suresinin okunmasında büyük faziletler ve faydalar bulunmaktadır.

Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)şöyle buyurmaktadır: “Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’an’ın kalbi de Yasin’dir. Kim Yasin’i okursa, Allah onun okumasına, Kur’an’ı on kere okumuş gibi sevap yazar.” (Tirmizî, Fedailu’l-Kur’n, 7; Darimî, Fedailu’l-Kur’an, 21)

Yasin Suresi belaların defi için, özellikle seher vaktinde okunmalıdır. Seher vaktinde okuma fırsatımız olmadıysa gün içerisinde okumaya gayret etmelidir.

Şifa Ayetleri

Kur’an-ı Kerim’in bizzat kendisi şifadır. Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v), iki şifa vardır buyuruyor:

“Bunun biri baldır, diğeri Kur’an-ı Kerim’dir.” (İbn Mace, Tıp, 7) Bu yüzden bu zor günlerde Kur’an’ı Kerim’i daha sık okumalı ve bilhassa şifa ayetlerini okumaya gayret etmelidir.

SADAKA VERMELİYİZ

Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) “Sadaka belayı defeder.” (Bkz. Tirmizî, Zekat, 28/664; Süyûtî, el-Camiu’s-Sağîr, I, 108) buyurmuşlardır.

Başka bir hadiste:

“Merhamet edenlere, Cenab-ı Hak merhamet eder. Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki, gökyüzündekiler de size merhamet etsin…” (Tirmizî, Birr, 16; Ebû Davud, Edeb, 58)

Bela ve musibetlerin üzerimizden kalması için imkanı olanların bolca sadaka vermesi imkanı olmayanların da sadaka yerine geçecek güzel işler yapması tavsiye olunmuştur.

Nitekim Hadis-i şerite:

“Güzel söz sadakadır.” (Buharî, Sulh 11, Cihad 72, 128) buyrulmuştur.

aşına mutlaka Allah kendilerinden olmayan bir düşmanı musallat eder ve düşman o milletin elindekilerden bir kısmını alır.
İmamları Allah’ın Kitabı ile amel etmeyip Allah’ın indirdiği hükümlerden işlerine geleni seçtikçe, Allah onların hesabını kendi aralarında görür, (yani fitne, fesat ve anarşi belasına maruz kalırlar.)»”(İbn-i Mace, Fiten, 22; Hakim, IV, 583/8623)

Paylaş

Yorumlar