Sahur yapmadan oruç tutulur mu?

0

Ramazan ayı  hiç şüphesiz ayların en kutsalıdır. Bu ay, yüce  Cenab-ı Allah’ın Peygamberimiz (sav)’e ümmetine ihsan ettiği rahmet yüklü bir ziyafet sofrasıdır. Ayet ve hadiste isminden en çok bahsedilen Ramazan ayı; hem yaratana kulluk görevinin edası, hem de ictimai dengesizliğin büyük ölçüde ortadan kalkması ve ahlaki düşüklüklerin  azalması bakımından da diğer aylarla mukayese edilemeyecek bir özelliğe sahiptir.

 

 

 

Sahura kalkmadan oruç tutulur mu?

 

Oruç tutacağımız zaman  orucun başlangıc ve bitiş saatleri dikkatle takip edilmeli. Tam saatinde oruca başlanmalı ve tam saatinde son vermeliyiz.  İftarda yediği  yemeği ile de oruç tutarım düşüncesi ile hareket ederek sahur ihmal edilmemelidir.  Bu konuyla  alakalı  Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmaktadır:

”Sahura kalkınız çünkü salıurda-bereket vardır.”  (İbn! Mll.ce; I/540.)
“Sahur yemeği ile gündüz  oruç  tutmağa güç kuvvet kazanınız.” (Buhar!; III/47, Muslim; II/771, Tirmizi; III/82, İbnı Mace; I/542.)

Sahur  yemeğinin de sabaha en yakın olan normal vakti içerisinde yenilmesi matluptur.
Ayrıca iftar da tam zamanında yapılmalı, meşgale ve sevap gibi düşüncelerle geciktirilmemelidir. Efendimiz (sav) (s.a.v.) bu hususta da §öyle buyurur: “İnsanlar, iftarda acele ettikleri müddetce  hayırda daimdirler.” (Tirmizi: III/83.)

Kutsi bir hadiste de şöyle buyurulur: “Kullarımın bana en sevgili olanı iftarı en çabuk yapanıdır.” (Tirmizi; III/92, İbni Mace: I/535, )

İftar tam vaktinde yapılmalıdır ki, yapılan işin bir ibadet olduğu bilinsin… Görevini eda etmiş olmanın zevkine varılsın…

 

İftar  vermenin fazileti

 

“Herkim, oruçlu mü’minlere iftar ettirirse, kendisine onların sevabı kadar sevap yazılır. Hem de onların alacağı sevaptan biçbir şey eksilmeksizin”  (Tirmizi; III /153, Darimi; II/17. )

Diğer bir hadiste ” oruçlunun evinde yenen yemekten dolayı, o insana meleklerin salat ve selam ettikleri kaydedilmektedir (Buhari; III/33, Tirmizi; III/87, İbni Mace; I/539. )

Ramazan; bir manada açların doyurulduğu, çıplakların giydirildiği, düşenlerin kaldırıldığı, fakirlerin himaye edildiği, dul ve yetimlere kol-kanat gerildiği bir sosyal tesanüd ayıdır. İnsanların birbirlerini daha çok sevip saydıkları, kötülükleri unuttukları, birbirlerine her manada destek oldukları bir birlerine dayanışma ve sevgi ayıdır.

 

 

Paylaş

Yorumlar