Ramazan Orucu İle İlgili Ayet ve Hadisler

0

 

ORUÇ VE RAMAZAN İLE İLGİLİ AYETLER

Bakara Suresi

Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. (Bakara Suresi 183)

Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. (Bakara Suresi 184)

(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir. (Bakara Suresi 185)

Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikafta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, ayetlerini insanlara böylece açıklar. (Bakara Suresi 187)

Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve Allah’ın cezasının çetin olduğunu bilin. (Bakara Suresi 196)

Nisa Suresi
Bir mü’minin bir mü’mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü’mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü’min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir. (Öldürülen kimse) mü’min olur ve düşmanınız olan bir topluluktan bulunursa, mü’min bir köle azad etmek gerekir. Eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve mü’min bir köle azad etmek gerekir. Bunlara imkan bulamayanın, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay ard arda oruç tutması gerekir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Nisa Suresi 92)

Maide Suresi
Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta hallisinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkanı) bulamazsa, onun keffareti üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah, size ayetlerini işte böyle açıklıyor ki şükredesiniz. (Maide Suresi 89)

Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Ka’be’ye ulaştırılmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki adil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah, geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir. (Maide Suresi 95)

Tevbe Suresi
Bunlar, tövbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rüku’ ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü’minleri müjdele. (Tevbe Suresi 112)

Meryem Suresi
“Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, “Şüphesiz ben Rahman’a susmayı (oruç) adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım” de. (Meryem Suresi 26)

Ahzab Suresi
Şüphesiz Müslüman erkeklerle Müslüman kadınlar, mü’min erkeklerle mü’min kadınlar, itaatkar erkeklerle itaatkar kadınlar, doğru erkeklerle doğru kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, Allah’a derinden saygı duyan erkekler, Allah’a derinden saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar, Allah’ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Allah bağışlanma ve büyük bir mükafat hazırlamıştır. (Ahzab Suresi 35)

Mücadele Suresi
Kim (köle azat etme imkanı) bulamazsa, eşine dokunmadan önce ard arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar, Allah’a ve Resulüne hakkıyla iman edesiniz, diyedir. İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kafirler için elem dolu bir azap vardır. (Mücadele Suresi 4)

Tahrim Suresi
Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, Müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir. (Tahrim Suresi 5)

Kadir Suresi
Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar. (Kadir Suresi 1-5)

ORUÇ İLE İLGİLİ HADİSLER

İslamın Beş Şartından Biri Oruçtur
İbni Ömer’den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu:

“İslam beş temel üzerine bina kılınmıştır: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şahitlik etmek. Namazı dosdoğru kılmak, zekatı hakkıyla vermek, Allah’ın evi Kabe’yi haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.” (Buhari, iman 1, 2, Tefsiru sure(2) 30; Müslim, iman 19-22)

Allah’tan korkunuz
Ebu Ümame Sudayy İbni Aclan el-Bahili’den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resulullah’ı Veda hutbesi’nde şöyle buyururken dinledim demiştir:

“Allah’tan korkunuz. Beş vakit namazınızı kılınız. Ramazan orucunuzu tutunuz. Mallarınızın zekatını veriniz. Yöneticilerinize itaat ediniz! (Bu takdirde doğruca) Rabbinizin cennetine girersiniz.” (Tirmizi, Cum’a 80)

İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir
Ebu Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resulullah şöyle buyurdu:

Aziz ve celil olan Allah “İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükafatını da ben vereceğim” buyurmuştur.

Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa: ‘Ben oruçluyum’ desin.

Muhammed’in canı kudret elinde olan Allah’’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.

Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.” (Buhari, Savm 9; Müslim, Sıyam 163)

Oruçlular cennete reyyan denilen bir kapıdan girecektir
Sehl İbni Sa’d’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Cennette reyyan denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. Oruçlular nerede? diye çağrılır. Onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse girmez.” (Buhari, Savm 4; Müslim, Sıyam 166.)

Bir gün oruç tutmanın ecri
Ebu Said el-Hudri’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resulullah şöyle buyurdu:

“Allah rızası için bir gün oruç tutan kimseyi Allah Teala, bu bir günlük oruç sebebiyle cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak tutar.” (Buhari, Cihad 36; Müslim, Sıyam 167-168.)

Ramazan orucunun sevabı
Ebu Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resulullah şöyle buyurdu:

“Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari, iman 28, Savm 6)

Oruçlu kimse ile çekişmesin
Ebu Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resulullah şöyle buyurdu:

“Hiçbiriniz, oruçlu olduğu gün çirkin söz söylemesin ve kimse ile çekişmesin. Eğer biri kendisine söver veya çatarsa, ‘ben oruçluyum desin’” (Buhari, Savm 9)

Yalan söyleyenin orucu
Ebu Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Kim yalan konuşmayı ve yalan-dolanla iş yapmayı terketmezse, Allah o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına kıymet vermez.” (Buhari, Savm 8, Edeb 51)

Ramazan’dan bir iki gün önce oruç tutmayın
Ebu Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Sizden biriniz bir-iki gün öncesinden oruç tutarak Ramazan’ı karşılamaya kalkmasın. Ancak belli günlerde oruç tutmayı adet edinmiş olan kimse, o gün orucunu tutsun.” (Buhari, Savm 5, 14; Müslim, Sıyam 21)

Nice oruç tutanlar vardır ki…
Hz. Peygamber şöyle buyurmuşlardır:

“Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan kendisine kuru bir açlıktan başka bir şey kalmaz! Geceleri nice namaz (teravih ve teheccüd) kılanlar vardır ki, namazlarından kendilerine kalan yalnız uykusuzluktur.” (İbn-i Mace, Sıyam, 21)

Ramazan hilali
Ebu Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resulullah şöyle buyurdu:

“Ramazan hilalini görünce oruç tutunuz. Şevval hilalini görünce de oruca son veriniz. Ramazan’ın başlangıcı bulutlu bir güne rastlarsa, Şaban’ı otuza tamamlayınız.” (Buhari, Savm 11)

Oruç tut sıhhat bul
Resulullah Efendimiz buyurmuşlardır:

“Oruç tutunuz ki, (madden ve manen) sıhhat bulasınız!” (Heysemi, 203 III, 179)

Müslüman ölünce orucu solundadır
Peygamber Efendimiz buyurmuşlardır:

“Mü’min öldüğü zaman, namazı baş ucunda, zekatı sağında, orucu solunda bulur.” (Bkz. Heysemi, III, 51)

Oruç kalkandır
Allah Resulü bir gün:

“Oruç, oruçluya yakışmayan şeylerle zedelenmedikçe (tutan için) bir kalkandır.” buyurdu.

Ashab-ı Kiram: “(Oruçlu) onu ne ile zedeler?” diye sorunca Resul-i Ekrem: “Yalan ve gıybetle…” cevabını verdiler. (Nesai; Sıyam, 43)

Oruçlu bilmeyerek yer içerse
Ebu Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Sizden biriniz unutarak bir şey yer veya içerse, orucunu tamamlasın. Çünkü onu Allah yedirmiş ve içirmiştir.” (Buhari, Savm 26, Eyman 15)

Lakit İbni Sabire (r.a.) şöyle dedi: Ben:

– Ey Allah’ın Resulü! Bana abdest almayı anlat! dedim. O da:

– “Güzelce abdest al, parmak aralarına suyu ulaştır. Oruçlu olmadığın zaman suyu burnuna iyice çek!” buyurdu. (Ebu Davud, Taharet 56, Savm 27)

RAMAZAN İLE İLGİLİ HADİSLER

Ramazan’ın son on günü Peygamberimiz
Ebu Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resulullah şöyle buyurdu:

“Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır.” (Buhari, Savm 5)

Ayşe (r.a.) şöyle dedi:

“Ramazan ayının son on günü gelince, Resulullah geceleri ibadetle ihya eder, ailesini uyandırır, kulluğa soyunup paçaları sıvardı.” (Buhari, Leyletü’l-kadr 5)

Ramazan ayında Peygamberimizin cömertliği
İbni Abbas (r.a.) şöyle dedi:

Resullullah insanların en cömerdi idi. Onun en cömert olduğu anlar da Ramazan’da Cebrail’in (a.s.), kendisi ile buluştuğu zamanlardı. Cebrail (a.s.), Ramazan’ın her gecesinde Hz. Peygamber ile buluşur, (karşılıklı) Kur’an okurlardı. Bundan dolayı Resulullah Cebrail (a.s.) ile buluştuğunda, esmek için engel tanımayan bereketli rüzgardan daha cömert davranırdı.” (Buhari, Bedü’l-vahy 5, 6, Savm 7, Menakıb 23, Bed’ul-halk 6, Fezailü’l-Kur’an 7, Edeb 39)

Ramazan ayında Peygamberimizin ibadetleri
Ayşe (a.s.) şöyle dedi:

Ramazan ayının son on günü girdiğinde Resulullah geceleri ihya eder, ev halkını uyandırır, ibadete soyunarak eşleriyle ilişkiyi keserdi. (Buhari, Leyletül-kadr 5)

İki Ramazan arası günahlar
Ebu Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resulullah şöyle buyurdu:

“Büyük günahlardan kaçınılması halinde, beş vakit namaz, iki cuma ve iki Ramazan, aralarında (işlenecek küçük) günahlara kefarettir.” (Müslim, Taharet 16)

Ramazan’da yapılan umrenin ecri
Abdullah İbni Abbas’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre Nebi şöyle buyurdu:

“Ramazan ayında yapılan umre, tam bir hac sayılır, yahut da benimle birlikte yapılmış bir haccın yerini tutar.” (Buhari, Umre 4)

Ramazan’ın fazileti
Hadis-i şerifte buyrulur:

“Eğer kullar, Ramazan’ın faziletlerini bilselerdi, bütün senenin Ramazan olmasını temenni ederlerdi…” buyruluyor. (Heysemi, c. III, sf. 141)

SAHURLA İLGİLİ HADİSLER

Sahur yapmanın ecri
Enes’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resulullah şöyle buyurdu:

“Sahur yapınız, zira sahurda bolluk-bereket vardır.” (Buhari, Savm 20; Müslim, Sıyam 45)

Sahur ile sabah namazı arası
Zeyd İbni Sabit (r.a.) dedi ki: Biz Resulullah ile birlikte sahur yemeği yedik sonra da sabah namazını kıldık.

Sahur yemeği ile sabah namazı arasında ne kadar zaman geçti? diye soruldu. “Elli ayet okuyacak kadar” cevabını verdi. (Buhari, Savm 19; Müslim, Sıyam 47)

Sahurda ibadet
İbni Ömer (r.a.) dedi ki, Resulullah’ın iki müezzini vardı: Bilal ve İbni Ümmü Mektum. Resulullah şöyle buyurdu:

“Bilal geceleyin erkence ezan okur. Siz İbni Ümmü Mektum ezan okuyuncaya kadar yiyip içiniz.”

İbni Ömer, “Bu ikisinin arasındaki zaman, biri inip diğeri çıkıncaya kadar geçen vakitten ibaretti” demiştir. (Buhari, Ezan 11, 13, Şehadat 11, Savm 17)

İFTAR İLE İLGİLİ HADİSLER

İftar vermenin sevabı
Zeyd İbni Halid el-Cüheni’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Nebi şöyle buyurdu:

“Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, oruçlu kadar sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez.” (Tirmizi, Savm 82)

Oruç açmakta acele ediniz
Sehl İbni Sa’d’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre Resulullah şöyle buyurdu:

“Oruç açmakta acele ettikleri sürece Müslümanlar hayır üzere yaşarlar.” (Buhari, Savm 45; Müslim, Sıyam 48)

Akşam namazından önce orucu açmak
Ebu Atıyye dedi ki, ben ve Mesruk, Hz. Ayşe’nin yanına gittik. Mesruk ona:

– Muhammed’in ashabından iki kişi var. İkisi de hayırdan geri kalmıyorlar. Ancak bunlardan biri akşam namazını kılmakta ve oruç açmakta acele ediyor, diğeri ise hem akşam namazını hem de iftarı geciktiriyor, dedi. Bunun üzerine Ayşe:

– Akşam namazını kılmakta ve oruç açmakta acele eden kimdir? diye sordu.

Mesruk da:

– (İbni Mesut’u kastederek) Abdullah’tır, cevabını verdi. Bunun üzerine Ayşe:

– Resulullah da öyle yapardı, dedi. (Müslim, Sıyam 49-50.)

Oruç açmakta acele etmek
Ebu Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resulullah dedi ki:

“Allah Teala şöyle buyurdu: Kullarımın bana en sevgili olanı, oruç açmakta acele davranandır.” (Tirmizi, Savm 13)

Orucunuzu hurma varsa hurma ile açın
Sahabeden Selman İbni amir ed-Dabbi’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Herhangi biriniz iftar etmek istediği zaman orucunu hurma ile açsın. Hurma bulamazsa, su ile iftar etsin. Su temizdir.” (Ebu Davud, Savm 21; Tirmizi, Zekat 26, Savm 10.)

Enes (r.a.)dedi ki: Resulullah akşam namazından önce bir kaç taze hurma ile orucunu açardı. Taze hurma bulamazsa, kuru bir hurmacıkla iftar ederdi. Kuru hurma da bulamazsa, birkaç yudum su içerek iftar ederdi. (Ebu Davud, Savm 21; Tirmizi, Savm 10)

TERAVİH İLE İLGİLİ HADİSLER

Teravih namazının ecri
Ebu Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resulullah şöyle buyurdu:

“Kim Ramazan’ın faziletine inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek teravih namazını kılarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari, iman 37 ; Müslim, Müsafirin 173, 174.)

Peygamberimiz, Teravih namazını sünnet kıldı
Peygamber Efendimiz buyurur:

“Allah Teala Ramazan’da orucu farz kıldı, ben de (teravih) namazını sünnet kıldım.” (İbn-i Mace, Salat, 173)

KADİR GECESİ İLE İLİGİLİ HADİSLER

Kadir Gecesi’ni değerlendirmenin ecri
Ebu Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari, iman 25, 27, 28, 35, Savm 6, Teravih 1, Leyletü’l-kadr 1; Müslim, Müsafirin 173-176.)

Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son 7 gecesi arayın
Abdullah İbni Ömer’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre, bir grup sahabi, rüyalarında Kadir gecesinin Ramazan’ın son yedi gecesinde olduğunu görmüşler (ve bunu Hz. Peygamber’e bildirmişler)di. Bunun üzerine Resulullah şöyle buyurdu:

– “Kadir gecesi ile ilgili rüyalarınızın, Ramazan’ın son yedi gecesi üzerinde toplandığını görüyorum. O halde Kadir gecesini arayan onu Ramazan’ın son yedi gecesinde arasın!” (Buhari, Leyletü’l-kadr 2, Ta’bir 8; Müslim, Sıyam 205 -206.)

Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son 10 günü arayın
Hz.Ayşe’den rivayet edildiğine göre Resulullah Ramazan ayının son on gününde camiye kapanır ibadete soyunur ve şöyle buyururdu:

“Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on günü içinde arayınız!” (Buhari, Leyletü’l-kadr 3; Müslim, Sıyam 219.)

Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son 10 günü tek gecelerde arayın
Hz. Ayşe’den rivayet edildiğine göre Resulullah şöyle buyurdu:

“Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on günündeki tek gecelerde arayın!” (Buhari, Leyletü’l-kadr 3)

Peygamberimizin Ramazan’da son 10 günü
Hz. Ayşe şöyle dedi:

Ramazan ayının son on günü girdiğinde Resulullah geceleri ihya eder, ev halkını uyandırır, ciddiyetle ibadete soyunur ve eşleriyle ilişkiyi keserdi. (Buhari, Leyletül-kadr 5;)

Kadir Gecesi nasıl dua edilir
Hz. Ayşe şöyle dedi:

– Ey Allah’ın Resulü! Kadir gecesinin hangi gece olduğunu bilecek olursam, o gece nasıl dua edeyim? diye sordum.

– “Allahım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla! diye dua et” buyurdu. (Tirmizi, Daavat 84.)

Hz. Ayşe’den rivayet edildiğine göre Resulullah, Ramazan’da diğer aylardan daha fazla (kulluk yapmaya) çalışırdı. Ramazan’ın son on gününde de Ramazan’ın öteki günlerinden daha fazla ibadet ederdi. (Müslim, İ’tikaf 8. Ayrıca bk. Tirmizi, Savm 72;)

İTİKAF İLE İLGİLİ HADİLER

Peygamberimizin itikafı
İbni Ömer (r.a.) şöyle dedi:

Resulullah Ramazan’ın son on gününde i’tikafa çekilirdi. (Buhari, İ’tikaf 1, 6; Müslim, İ’tikaf 1-4.)

Hz. Ayşe’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber vefat edinceye kadar Ramazan’ın son on gününde itikafa girmiştir. Vefatından sonra eşleri itikafa girmeye devam ettiler. (Buhari, İ’tikaf 1; Müslim, İ’tikaf 5.)

Peygamberimizin son itikafı
Ebu Hüreyre (r.a.) dedi ki, Hz. Peygamber her Ramazan on gün itikafa girerdi. Vefat ettiği senenin Ramazan’ında yirmi gün itikafa girdi. (Buhari, İ’tikaf 17.)

FİTRE (FITIR SADAKASI) İLE İLGİLİ HADİSLER

 

Peygamberimiz fitreyi farz kılmıştır
Abdullah İbn Ömer’den şöyle dediği nakledilmiştir:

“Hz. Peygamber fıtır sadakasını (fitreyi) köle, erkek, kadın, küçük ve büyüklere farz kılmış ve insanlar (bayram) namazına çıkmadan önce verilmesini emretmiştir.” (Buhari, Zekat, 76; Müslim, Zekat, 12 .)

Fitre Bayram namazından önce verilir
Abdullah İbn Ömer’den şöyle dediği nakledilmiştir: “Hz. Peygamber fitrenin, insanlar Bayram Namazı’na çıkmadan önce verilmesini emretmiştir” (Şevkani, Neylü’l-Evtar, IV, 183.)

Fitrenin ölçüsü
Abdullah İbn Ömer’den şöyle dediği nakledilmiştir: “Hz. Peygamber fıtır sadakasını 1 sa’ (ölçek) hurma ve 1 sa’ arpa olmak üzere köle, erkek, kadın, küçük ve büyüklere farz kılmış ve insanlar (bayram) namazına çıkmadan önce verilmesini emretmiştir.” (Buhari, Zekat, 76; Müslim, Zekat, 12 .)

Ebu Said el-Hudri (r.a)’den rivayet edilen bir hadiste fitre verilebilecek maddeler ve miktarları şöyle belirlenir: “Biz Peygamber devrinde fitreyi, yiyecek maddelerinden 1 sa’ olarak verirdik. O zaman bizim yiyeceğimiz arpa, kuru üzüm, hurma ve keş (yağı alınmış peynir) idi.” (Buhari, Zekat, 74; A. İbn Hanbel, III, 73, 98.)

İbn Abbas (r. anhüma)’nın naklettiği bir hadiste şöyle buyurulur: “Resulullah oruçluları gereksiz ve çirkin sözlerden arındırmak ve yoksullara yiyecek sağlamak için fitreyi farz kılmıştır. Fitreyi kim namazdan önce öderse, bu makbul bir zekat, kim de namazdan sonra öderse, herhangi bir sadaka olur.” (Buhari, Zekat, 70, 71, 77; Müslim, Zekat, 12 , 13, 16)

Abdullah b. Sa’lebe (r.a) şöyle nakletmiştir: “Resulullah Ramazan Bayramı’ndan bir veya iki gün önce bir konuşma yaparak şöyle buyurdu: “Buğdaydan, arpadan veya hurmadan 1 sa’ını hür veya köle, küçük veya büyükler için sadaka olarak veriniz.” (A. İbn Hanbel, V, 432.)

SADAKA İLE İLGİLİ HADİSLER

Sadakanın ecri
Resulullah Efendimiz sadaka ve infakın geniş ve şümullü olan manevi bereketini anlatarak şöyle buyurmuşlardır:

“Allah bir lokma ekmek, bir avuç hurma ve yoksulun faydalanacağı buna benzer bir şey vesilesiyle üç kişiyi Cennet’ine koyar:

1) Evin sahibi ve onun (sadakanın) verilmesini emreden kişi,

2) Verilecek şeyi hazırlayan evin hanımı,

3) Sadakayı yoksulun eline veren hizmetçi.”

Bunları ifade ettikten sonra Resulullah sözlerini şöyle tamamlamışlardır:

“Hiçbirimizi unutmayan Allah Teala’ya hamd olsun!” (Heysemi, III, 112)

Sadaka malı eksiltmez
Allah Resulü şöyle haber verirler:

“Sadaka vermekle mal eksilmez. Allah Teala, affeden kulunun değerini artırır. Allah rızası için alçak gönüllü olanı Allah yüceltir.” (Müslim, Birr, 69)

Sadaka günahların azabını söndürür
“Suyun ateşi söndürdüğü gibi sadaka da günah(ın azabını) söndürür.” (Tirmizi, iman, 8/2616. Ayrıca bkz. İbn-i Mace, Fiten, 12)

Sadakanın ecri
“Sadaka, Rabb’in öfkesini söndürür ve kişiyi kötü ölümden uzaklaştırır.” (Tirmizi, Zekat, 28/664)

Sadaka ömrü uzatır
“Müslümanın verdiği sadaka, ömrünü uzatır (bereketlendirir), kötü ölümü önler ve Allah Teala onunla kibri, fakirliği ve övünmeyi giderir.” (Heysemi, III, 110)

Sadaka belaları önler
“Sadaka vermekte acele edin! Çünkü bela, sadakanın önüne geçemez.” (Heysemi, III, 110)

Ahirette sadakanın ecri
“İnsanlar arasında hüküm verilinceye kadar, herkes sadakasının gölgesinde olacaktır.” (Ahmed, IV, 147-8; Heysemi, III, 110)

Yarım hurma da olsa sadaka ver
“Yarım hurma ile de olsa ateşten korunun. Bunu da bulamayan, güzel ve hoş sözle korunsun.” (Buhari, Edeb, 34)

Sadaka ömrünü uzattı
Resul-i Ekrem  Efendimiz’in haber verdiğine göre bir grup insan Hazret-i isa’nın yanına uğramıştı. Onlar ayrıldıktan sonra isa yanındakilere:

“–Bunlardan biri, Allah dilerse bugün ölecek!” buyurdu.

Akşam olunca, o insanlar sırtlarında odun demetleriyle tekrar Hazret-i isa’nın yanına geldiler. isa:

“–Odunları yere bırakın!” buyurdu. Sonra o gün öleceğini söylediği kişiye:

“–Odun demetini çöz!” buyurdu. O zat demeti çözdüğünde, içinden siyah bir yılan çıktı. Hazret-i isa:

“–Bugün hangi salih ameli işledin?” diye sordu. O kişi:

“–Bugün herhangi bir salih amel işlemedim!” dedi. isa:

“–İyi düşün, ne yapmıştın?” buyurdu. Bu sefer o zat:

“–Bir amel işlemedim, fakat elimde bir ekmek parçası vardı. O esnada yanıma bir yoksul gelip bir şeyler istedi. Ben de ekmeğin bir kısmını ona verdim.” dedi.

Bu cevap üzerine Hazret-i isa:

“–İşte bu sayede (bela) senden uzaklaştırılmış!” buyurdu. (Heysemi, III, 109-110; Ahmed, Zühd, I, 96)

Sadakasız cennet zor
Beşir bin Hasasiyye (r.a.) şöyle anlatır:

Resul-i Ekrem Efendimiz’e bey’at etmek için geldim. Bana, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Hazret-i Muhammed’in de O’nun kulu ve Resulü olduğuna şehadet etmemi, namaz kılmamı, zekat vermemi, İslam üzere haccetmemi, Ramazan orucunu tutmamı ve Allah yolunda cihad etmemi şart koştu.

Ben şöyle dedim:

“–Ey Allah’ın Resulü! Vallahi bunlardan ikisine gücüm yetmez. Onlar da cihad ve sadakadır. Müslümanlar, cepheden kaçan kimsenin Allah’ın gazabına uğramış olarak döneceğini söylüyorlar. Ben ise cihad meydanına varınca, nefsimin korkuya kapılıp ölmeyi istememesinden endişe ediyorum. Sadakaya gelince, vallahi benim küçük bir koyun sürüsü ve on deveden başka bir şeyim yoktur. Onlar da ailemin maişet kaynağı ve binek hayvanlarıdır.”

Resulullah elini yumdu, salladı ve şöyle buyurdu:

“–Cihad (Allah yolunda hizmet) yok, sadaka yok, peki ne ile Cennet’e gireceksin?!”

Ben hemen:

“–Ya Resulallah, Sana bey’at ediyorum!” dedim ve koştuğu bütün şartlar üzerine bey’at ettim. (Ahmed, V, 224; Hakim, II, 89/2421; Beyhaki, Şuab, V, 8; Heysemi, I, 42)

KUR’AN-I KERİM OKUMANIN FAZİLETİ İLE İLGİLİ HADİSLER

 

Kur’an okuyana şefaat edecektir
Ebu Ümame (r.a.), ben Resulullah’ı:

“Kur’an okuyunuz. Çünkü Kur’an, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçı olarak gelecektir” buyururken işittim, demiştir. (Müslim, Müsafirin 252)

Kur’an okumanın sevabı
İbni Mesut’tan (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resulullah şöyle buyurdu:

“Kim Kur’an-ı Kerim’den bir harf okursa, onun için bir iyilik sevabı vardır. Her bir iyiliğin karşılığı da on sevaptır. Ben, elif lam mim bir harftir demiyorum; bilakis elif bir harftir, lam bir harftir, mim de bir harftir.” (Tirmizi, Fezailü’l-Kur’an 16)

Paylaş

Yorumlar