Ramazan Orucu Anlam ve Önemi Nedir?

0

 

Ramazan ayının dışında tutulan bazı oruçlar da vardır. Bunlar “nâfile oruç” ve “adak orucu”dur. Nâfile oruç, ramazan ayı dışında herhangi bir zamanda Allah’ın (c.c.) rızasını (güzel bir eylem, söz ve davranışta bulunmak suretiyle Allah’ın (c.c.) sevgisini) kazanmak amacıyla tutulan oruçtur. Bu orucun belli bir sayısı yoktur. Adak orucu ise, bir işimizin olması veya bir dileğimizin yerine gelmesi durumunda, Allah (c.c.) rızası için tutmaya söz verdiğimiz oruçtur.

İslam dininin temel ibadetlerinden biri ramazan ayında oruç tutmaktır. Oruç; akıllı, sağlıklı ve ergenlik çağına gelmiş her Müslümanın Allah (c.c.) rızası için, havanın aydınlanmasından hemen önce yani tan yerinin ağarmasından başlayarak Güneş batıncaya kadar yiyip içme ve bazı bedensel isteklerden uzak durması suretiyle yerine getirilen bir ibadettir. Oruç ibadeti sadece İslam dininde değil daha önceki ilahî dinlerde de var olan bir ibadettir. Bunu Yüce Allah’ın (c.c.), “Ey inananlar! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.”1 ayetinden anlamaktayız.

Oruç, bedenle yapılan bir ibadet olduğu için, oruç tutacak bir Müslümanın sağlığının yerinde olması ve yolcu olmaması gerekir. Yüce Allah (c.c.) bu konuyla ilgili olarak şöyle buyurmuştur: “Oruç, sayılı günlerdedir. İçinizden hasta veya yolcu olanlar, (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde oruç tutar. Orucu tutmakta zorlananlar için bir yoksulun (bir günlük) yiyeceği kadar fidye yeterlidir. Bununla birlikte kim gönülden bir iyiliği mecbur olmadan yaparsa (daha fazla fidye verirse), bu kendisi için daha iyidir. Ama bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.”2
Yukarıdaki ayetten anladığımıza göre Yüce Allah (c.c.), bazı sebeplerden dolayı oruç tutmakta zorlananlar için birtakım kolaylıklar sağlamıştır. Örneğin, ramazanda geçici bir hastalığı bulunan veya yolculuk edenler oruçlarını tutmayabilirler. Ancak bu kişiler ilk fırsatta tutamadıkları gün sayısı kadar oruç tutmalıdırlar. Buna “kaza orucu” denir. Kaza, zamanında yapamadığımız bir ibadeti başka bir zamanda yerine getirmek demektir. Sürekli hastalık gibi, oruç tutmalarına engel olacak bir mazereti bulunanlar ise tutamadıkları
her oruç için bir fakiri doyurmalı veya bunu karşılayacak kadar para vermelidirler. Dinimizde buna “fidye” adı verilir. Ramazan ayında, geçerli bir mazereti olmadan başlamış olduğu orucu sebepsiz yere
bozan bir kimse, iki ay bir gün ara vermeden oruç tutmalıdır. Buna “kefaret orucu” denir.3

İslam dinine göre bir Müslümanın oruç ibadetinden sorumlu tutulmasının birçok amacı vardır. Bunların başında insanın bazı bedensel istekler karşısında sabırlı olması gelir. Ramazanda sabırlı olmak, insanı olgunlaştırır ve bu durum ramazandan sonraki hayatına da yansır. Ramazan orucuyla sorumlu tutulmamızın bir başka amacı da insanlar arasında yardımlaşma ve dayanışmayı sağlamaktır.  Ramazan ayında Müslümanlar manevi duyguları daha yoğun olarak yaşarlar. Bu ayda cami ve mescitler kalabalıklaşır ve Allah’a (c.c.) daha çok ibadet edilir. Kur’an-ı Kerim baştan sona okunarak hatim yapılır.

 

Oruç tutmanın diğer bir önemi de insanları güzel davranışlarda bulunmaya teşvik etmesidir. Bu nedenle oruçlu kişiler iyi ve güzel davranışlarda bulunmak için gayret ederler.
Ramazan bağışlanma ayı olduğu için Müslümanlar, Allah’tan (c.c.) günahlarının bağışlanmasını dileyip tövbe ederler. Böylece Allah’ın (c.c.) hoşnutluğunu kazanmaya çalışırlar.

Oruç tutmak, sağlık açısından da önemli bir ibadettir. Örneğin, oruç tutan kişiler daha sağlıklı olurlar. Çünkü bir yıl boyunca çalışıp yorulan midemiz, oruç sayesinde dinlenme imkânı bulur. Oruç aynı zamanda Müslümanların birlik ve dayanışma içinde olmalarının yolunu açar. Çünkü ramazanda kurulan iftar sofraları, insanların bir araya gelmelerine vesile olur. Bu birliktelik, kişiler arasındaki sevgi, saygı ve dayanışmayı arttırır.

Bizler de ramazan ayına ulaştığımızda oruçlarımızı, amacına uygun olarak tutmalı ve yılda bir defa gelen bu ayın değerini bilmeliyiz. Orucu Yüce Allah’ın (c.c.) sevgisini kazanmak için bir fırsat olarak görmeli ve buna uygun davranışlarda bulunmalıyız.

Paylaş

Yorumlar