Peygamberimizin yaptığı dualar nelerdir

0

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in dilinden dualar

Abdullah bin Abbas (r.anha)’dan rivayete göre Resul-i Ekrem Efendimiz’in (s.a.v)  dualarından biri şu dua idi:

“Allah’ım! Kalbime büyük bir nur ver; gözüme bir nur, kulağıma bir nur ver; sağıma bir nur, soluma bir nur ver; üstüme bir nur, altıma bir nur ver; önüme bir nur, arkama bir nur ver; bana büyük bir nur ihsan eyle!”

Diğer bir rivayette şu ilave vardır:

“Sinirlerime bir nur, etime bir nur, kanıma bir nur ver; saçlarıma bir nur, derime bir nur ver!”

Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) duasında bunları söylerdi. (Buhari, Deavat, 9; Müslim, Müsafirin, 181)

Muğire bin Şu’be’den rivayet olunduğuna göre Rasul-i Ekrem –sallallahu aleyhi ve sellem-’in dualarından biri de şu idi:

“Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur, sadece O vardır. O tektir ve şeriki (ortağı) yoktur. Mülk O’nundur, hamd de O’na mahsustur. O, her şeye kadirdir/her şeye gücü yeter. Allah’ım! Sen’in verdiğine mani olacak yoktur, Sen’in menettiğini de verecek yoktur. Servet sahiplerine Sen’in katında malları fayda vermez. (Ancak amel-i salihlerinden fayda görürler.)” (Buhari, Ezan, 155, Deavat, 18; Müslim, Salat, 193; Tirmizi, Salat, 180; Muvatta’, Kader, 8; İbn Hanbel, Müsned, III, 87)

Abdullah bin Abbas –radıyallahu anhüma-’dan rivayete göre Rasul-i Ekrem –sallallahu aleyhi ve sellem-’e bazı kimseler gelip:

“– İnsanlar; yani Ebu Süfyan ve arkadaşları sizinle muharebe etmek için adam ve silah toplamışlar, hazırlık yapmışlar. Onlara mukabele edecek derecede kudretiniz yoktur. Onlardan sakınınız” diye korkutmak istediklerinde, bu söz müminlerin yakini imanlarını ve cesaretlerini artırıp, Nebiyy-i Ekrem –sallallahu aleyhi ve sellem– Efendimiz de:

“Allah bize kafidir, o ne güzel vekildir!” buyurdu. Mü’minler de böyle söylediler. (Buhari, Tefsir, 3/13; Vahidi, Esbabu Nüzul, s. 135)

Enes bin Malik –radıyallahu anh-’dan rivayete göre: Rasul-i Ekrem –sallallahu aleyhi ve sellem– Efendimiz çoğu zaman şöyle dua ederdi:

“Allah’ım! Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ve güzellik ver, ahirette de iyilik ve güzellik ver ve bizi cehennem azabından koru!” (Buhari, Tefsir 38, Deavat 55; Müslim, Zikr 23, 26, 27; el-Bakara, 201)

Ebu Musa el-Eş’ari’den rivayete göre Rasul-i Ekrem –sallallahu aleyhi ve sellem– Efendimiz şöyle dua ederlerdi:

“Allah’ım! Benim hatalarımı, cehaletle yaptıklarımı, işlerimde haddi aşmamı ve benden daha iyi bildiğin kusurlarımı mağfiret eyle! Allah’ım benim latifelerimi, ciddiyetimi, hataen yaptıklarımı ve kasten yaptıklarımı mağfiret eyle! Bütün bu kusurların bende bulunduğunu itiraf ederim.” (Buhari, Deavat, 60; Müslim, 70)

Ebu Hüreyre –radıyallahu anh-’dan rivayete göre Rasul-i Ekrem –sallallahu aleyhi ve sellem– Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

“Her kim günde yüz kere:

“Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur, sadece O vardır. O tektir ve şeriki (ortağı) yoktur. Mülk O’nundur, hamd de O’na mahsustur. O, her şeye kadirdir/her şeye gücü yeter.” derse o kimse için on köle azad etmiş sevabı verilir, yüz hasene yazılır, yüz günahı silinir, o gün akşam oluncaya kadar bu ona şeytana karşı siper olur. Hiç bir kimse ecir bakımından onu geçemez, ancak bunu ondan fazla söyleyen kimse müstesna.” (Buhari, Ezan, 155; Tecrid-i Sarih Terc. 2/910-915)

“Allah’ım! Gaybı bilmen ve mahlukat üzerinde sahip olduğun kudret hakkı için, hayat benim için hayırlı olduğu müddetçe beni yaşat, vefat etmek benim için hayırlı olduğunda da beni vefat ettir.

Allah’ım! Gizlide de açıkta da Sen’den korkmayı istiyorum, rıza ve gadap halinde de hak sözden ayrılmamayı istiyorum, fakirlik ve zenginlikte de iktisatlı ve itidal üzere olmayı istiyorum.

Sen’den tükenmeyen bir nimet (ahiret nimetlerini) istiyorum. Sen’den sona ermeyen bir göz nuru (neslimin benden sonra güzel bir şekilde devam etmesini, namazlarımı en güzel şekilde kılabilmeyi, muhabbeti, huzur ve saadeti) istiyorum.

Sen’den, tayin ettiğin kadere rıza gösterebilmeyi istiyorum. Sen’den, öldükten sonra huzur ve sükun içinde bir hayat istiyorum. Sen’den cemaline bakmanın lezzetini ve Sana kavuşma şevki istiyorum. Bütün bunları sabredilemeyecek bir zarar ve dalalete düşürücü bir fitneden uzak olarak vermeni istiyorum.

Allah’ım! Bizi iman zinetiyle süsle ve bizi doğru yolda giden hidayet rehberleri kıl!” (Nesai, Sehv, 62; İbn-i Hanbel, IV, 264; Hakim, I, 705)

“Ey Ebu Bekr’in kızı! Sana diğer duaları da içinde toplayan bir dua öğreteyim mi? Şöyle dua et:

“Allah’ım! Ben hayrın her çeşidini; acil olanını ve geç olanını, bildiğim ve bilmediğim her türlü iyiliği Sen’den istiyorum. Her türlü şerden; acil olanından ve geç olanından, bildiğim ve bilmediğim bütün kötülüklerden de Sana sığınıyorum.

Allah’ım! Ben Sen’den, kulun ve Peygamberinin istediği hayrı istiyorum. Kulun ve Peygamberinin sığındığı şerden de Sana sığınıyorum.

Allah’ım! Ben Sen’den cenneti ve cennete yaklaştıran söz veya ameli diliyorum. Cehennem ateşinden ve cehenneme yaklaştıran söz veya amelden de Sana sığınıyorum. Benim için hükmettiğin her kaza (ve kaderi) de hayırlı kılmanı niyaz ediyorum.” (Bkz. İbn-i Mace, Dua, 4; İbn-i Hanbel, VI, 134; Suyuti, el-Camiu’s-sağir, no: 5506)

“Sana bir kısım sözler öğreteyim mi ki, Allah Azze ve celle kimin hayrını murad ederse onları ona öğretir, sonra ebediyyen unutturmaz. De ki:

“Allah’ım! Ben zayıfım, zaafımı Sen’in rıza-yı şerifini kazanma hususunda kuvvetlendir. Nasiyemden tutarak beni hayra sevkeyle! İslam’ı rızamın en son noktası kıl!

Allah’ım! Ben zayıfım, beni kuvvetlendir; insanlar arasında küçük görülüyorum, beni izzet sahibi kıl! Ben muhtacım, beni rızıklandır.” (Suyuti, el-Camiu’s-sağir, no: 2882; Hakim, el-Müstedrek, I, 708/1931)

“Allah’ım! acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, yaşlılığın getirdiği takatsizlik ve bunaklıktan, kasvetten (katı kalplilikten), gafletten, yokluktan, zilletten, mal ve hayır azlığından, meskenetten (kötü halden) Sana sığınırım. Nefsin doymak bilmeyen ihtiyaç hissinden, küfürden, fasıklıktan, hakka muhalefetten ve ayrılıktan, nifaktan, süm’adan (amelleri insanların duyması için yapmaktan), riyadan Sana sığınırım. Sağırlıktan, dilsizlikten, delilikten, cüzzamdan, barastan ve her türlü kötü ve müzmin hastalıklardan Sana sığınırım.” (Buhari, Tefsir, 16/1; Suyuti, el-Camiu’s-sağir, no: 1489; Hakim, el-Müstedrek, I, 712/1944)

Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) duasında şöyle buyururdu:

“Allah’ım! Beni, iyilik yaptığında sevinen, kötülük yaptığında ise hemen hatasını anlayıp istiğfar eden kullarından eyle!” (İbn-i Mace, Edeb, 57; Suyuti, el-Camiu’s-sağir, no: 1462)

Ekseri duaları:

“Ey kalbleri çekip çeviren Rabbim! Kalbimi dinin üzere sabit kıl.” idi. (Tirmizi, Deavat, 85)

Paylaş

Yorumlar