Peygamberimize vahiy nasıl gelirdi

0

Kutsal kitabımız Kur’an-ı azim-üş-şan.Kadir gecesi nazil olmuştur. Yerin göğün, görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen alemlerin sahibi . bu mukaddes kitabı Kadir gecesi inmiştir.

 

 

Câbir ibn-i Abdullah-el-Ensari radıyallahu anhümadan rivayet olunan Hadis-i şerifte şöyle denilmektedir:

Efendimiz Hz. Muhammed (sav), vahyin bidayetinden bahsederken:

– Ben, bir gün yürürken gökyüzünden bir gürültü işittim. Başımı kaldırıp baktım. Hira’da bana gelen Cebrail (as)  sema ile arz arasında bir kürsü üzerinde oturmuştu: Onun heybetinden pek ziyade korktum. Derhal evime dönerek beni örtmelerini söyledim. Örtüp sardıkları sırada Cebrail aleyhisselâm bana geldi ve:

 

(Ey esvabına bürünen Peygamber!. Kalk, kâfirleri azabilâhi ve korkut ve Rabbin celle şaneyi büyüklükle zik. ret, tekbir getir ALLAHU EKBER de..)

 

Evet; Allah Teala, Habibine böyle emre diyordu:

– Ey örtüye bürünen Resûlüm.. Kalk, sana iman etmeyenleri azabım ile korkut.. Onlara, Rabbinin azamet, celal ve Kibriyasından bahset.. Kalb-i seniyyeni, vücudu beserini, zahirini ve båtınını påk ve mutahhar tut.. Bundan sonra, sana vahiy kesilmeyecektir.. Putlara ibadetten insanları men’et. onlara bu kötü hallerini terkettir. Dåvanda daim ol ve sebat eyle..

Gerçekten, bundan sonra vahyin ardı arkası kesilmemiş tir. VED-DUHÁ süre-i celilesinin tefsirinde de beyan olundu qu vechile, yalnız kırk gün kadar talim-i ümmet için ara ve rilmiştir.

Ümmül-mü’miniyn Hz. A’işe radıyallahu anha validemiz den rivayet olunduğuna göre, vahyin evveli rüyayı sadıka ile başlamıştır. Şu kadar ki, görülen rüya sabahın tulù vakti na sil zuhur ediyorsa, aynen çıkmış ve bundan sonra melekle te masa başlamışlardır.

Haris bin Hişam;  Hz. Muhammed (sav) vahyin nasıl nazil olduğu sorulduğunda:

– Ara sıra çınlama ile gelir ki, bana en ağır geleni de bu dur, buyurmuşlardır.

Hz. Aişe annemiz (ra) şöyle buyurmuşlardır ki,

– Hz. Muhammed (sav) vahiy nazil olduğunda, çok şiddetli soğuk günlerde dahi, vahyi müteakip mübarek şakaklarından şıpır şıpır ter akardı.

-Hz. Muhammed (sav) de:

– Bana vahiy geldiği zaman, melek insan şeklinde nåzil olur ve ekseriya Dihye’t-ül-Kelbi namındaki sahabe şeklinde görünürdü. Bazan da, hiç tanınmayan kimseler şeklinde gelirdi, buyurmuşlardır.

Vahyin nüzulünde, en soğuk günde dahi terledikleri birçok kaynaklardan teyit edilmekte ve üzerine bindikleri devesinin bile vahyin inzáline tahammül edemeyerek yere çöktü. ğü, muhtelif zevat tarafından rivayet olunmaktadır. Netekim, Arafat’ta Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), deveye binmiş oldukları halde Ma’ide süresinin nüzulünde, devenin ayakları kırılacak gibi olmuştur.

Paylaş

Yorumlar