Miraç gecesi peygamberimize verilen 3 hediye nedir?

0

Miraç gecesi peygamberimize verilen 3 hediye, Miraç’ta peygamberimize hangi müjdeler verildi

Miraç gecesi peygamberimize verilen 3 hediye: Allah Azze ve Celle buyuruyor:

“Allah o anda kuluna vahyini bildirdi.” (en-Necm, 10)

Bu vahyin mahiyetinin ne olduğu şu şekilde açıklanmıştır:

1- Namaz: İsra ve Mi’rac gecesinde Rasulullah’a verilen hediyelerin başında namaz gelmektedir. Mi’rac’ta Allah Teala müminler için elli vakit namazı farz kılar. Hz. Peygamber’le görüşen Hz. Musa bunun ümmeti için ağır geleceğini ve çok fazla olduğunu söyler. Dolayısıyla Hz. Peygamber, Hz. Musa ile Allah Teala arasında namazlar beş vakte ininceye kadar gider gelir. Allah (c.c.), bu beş vakit namazın her birinin sevabının on sevap olduğunu beyan eder. Bu beş vakit namaz yine elli vakit namaz hükmündedir. Namazlar beş vakte indikten sonra Hz. Musa, Hz. Peygambere tekrar Rabbine dönmesini istemiş. Hz. Peygamber ise, “Rabbim’den utanır oldum” demiştir.  Bununla birlikte Cenab-ı Hak, bire on vererek, beş vakti kılana elli vaktin ecrini ihsan edeceğini bildirmiştir.

2. Allah Resulü’ne -sallallahu aleyhi ve sellem- hitaben:

“Peygamberlerden hiçbiri Sen’den evvel, ümmetlerden hiçbiri de Sen’in ümmetinden evvel cennete girmeyecektir!” diye buyrulmuştur. (Razi, XXVIII, 248)

3. Bakara suresinin son iki ayet-i kerimesi vahyedilmiştir.

Müslim’de rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle buyrulur: “Resulullah’a  (s.a.v) Miraç’ta” üç şey verildi: Beş vakit namaz, Bakara suresi’nin sonu ve ümmetinden şirke düşmeyenlere büyük günahlarının affedildiği haberi… ” (Müslim, iman, 279) Bununla birlikte Miraç’taki vahyin tafsilat ve keyfiyetini ancak Allah ve Peygamberi bilir.

Müslim’de rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle buyrulur: “Resulullah’a -sallallahu aleyhi ve sellem- (Miraç’ta) üç şey verildi: Beş vakit na­maz, Bakara suresinin sonu ve ümmetinden şirke düşmeyenlere büyük günahlarının affedildiği haberi…” (Müslim, iman, 279)

Miraç gecesi

Hz. Peygamber’e Cennet – Cehennemin Gösterilmesi ve Mekke’ye Dönüş

Hz. Peygamber’e Allah (c.c.) vahyedeceğini vahyettikten sonra Peygamber’in Cebrail (a.s.) tarafından cennete götürüldüğü rivayet edilmektedir. Ancak, yedinci kat semada Hz. İbrahim ile karşılaştıktan sonra cennete götürüldüğü daha sonra Sidretü’lMünteha’ya götürüldüğü de rivayetler arasındadır. Peygamber (s.a.v.) cenneti tasvir etmiştir. Cennetin eni gökler kadar olup, orada inciden, yakuttan köşkler bulunmakta210 ve toprağı misk gibi kokmaktadır. Yine Rasulullah inci, yakut ve miskin üzerinde akmakta olduğu bir ırmak ve ırmağın iki yanında dizili inciden yapılmış içi boş kubbeli evler görmüştür. Bu ırmağın ne olduğunu Cebrail’e sormu ş, O d a k endisine verilen Kevser ırmağı olduğunu söylemiştir. Kevser ırmağının suyu baldan tatlı ve sütten daha akdı.  Kevser ırmağının cennette bulunduğuna dair birçok rivayet de mevcuttur.

Daha sonra Peygamber (s.a.v.) Malik ve Deccal’ı görmüş ve ona cehennem de gösterilmiştir. İbn Abbas Rasulullah’ın Deccal’ı esas kılığında gördüğünü rivayet etmektedir.215 Rasulullah, cehennem meleğini gördüğü zaman Cebrail (a.s.)’a bu meleğin neden diğer melekler gibi gülmediğini sormuş, Cebrail (a.s.) ise “Ne senden önce güldü ne de senden sonra gülecek” cevabını vermiştir.  Rasullulah susuzluk azaplarını, azap zincirlerini, azap haşeratlarını, oradaki azapları da görmüştür.
Yine yetim malı yiyenlerin, faiz yiyenlerin, zina yapanların ve tesettürsüz kadınların uğrayacakları ceza da Rasulullah’a gösterilmiştir. Peygamber (s.a.v.) cennet ve cehennem hallerini gördükten sonra, Cebrail (a.s.)’la Beytü’l-Makdis’e tekrar gelip Burak’ı bağladığı yerden almış ve Mekke’ye geri dönmüştür.

İbn Kesir’de şöyle bir ifade yer almaktadır: “alimler, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in diğer peygamberlerle cemaat olup onlara namaz kıldırdığı hususunda farklı görüşler beyan etmişlerdir. Kimine göre semadan indikten sonra onlara imamlık edip namaz kıldırmıştır. Nitekim bazı ifadeler de buna delalet etmektedir ki uygun olan da budur.”

Yine İbn Kesir konuyla ilgili olarak şunları ifade etmektedir: “Kuvvetli rivayetlere göre peygamberler kendisini tazim etmek ve ikramda bulunmak için, Allah’ın yüce makamından inerken onunla birlikte Mescid-i Aksa’ya indiler. Tıpkı misafir uğurlar gibi,
onu uğurladılar. Demek ki daha önce kendisiyle bir araya gelip toplanmamışlardı. Bu sebepledir ki Peygamber (s.a.v.) semaya çıktığında, her peygamberle görüşürken kendisinden önce Cebrail, o peygambere selam veriyor, sonra Hz. Peygamber’e: “Bu falan zattır. Kendisine selam ver.” diyordu. Eğer semaya çıkmadan önce peygamberlerle toplanıp görüşmüş olsaydı, Cebrail’in ikinci kez onları kendisine tanıtmasına ihtiyaç duyulmazdı.

Şöyle demiş olması da bunu ispatlıyor: “Namaz vakti geldiğinde, onlara imamlık yaptım.” O zaman sabah namazının vakti olmuştu. Cebrail’in teklifi üzerine imam olarak önlerine geçti. Aslında Cebrail, yüce Rabbinin emrine dayanarak ona böyle bir teklifi yapmıştı. Bazıları buna dayanarak demişler ki: Büyük imam namaz kıldırma hususunda ev sahibinin önüne geçme hakkına sahiptir. Çünkü Mescid-i Aksa, o peygamberlerin mahalleri ve ikamet yerleri olduğu halde Rasulullah (s.a.v.), önlerine geçip onlara imamlık etmiş ve namaz kıldırmıştı. Sonra orad an çıkıp Bu rak’a bindi ve Mekke’ye döndü. Gayet sebatlı, sükunetli ve vakarlı bir şekilde sabahladı.” (İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n- Nihâye, III, 113.)

 

 

Paylaş

Yorumlar