Miraç Gecesi 12 rekat namaz nasıl kılınır?

0

Miraç Gecesi 12 rekat namaz

İsra ve miraç olayının Müslümanlar için en önemli hediyelerinden birisi, hiç şüphesiz namazdır. Mü’min, namazda aracısız ve vasıtasız olarak, manen Rabbiyle buluşur.  Allah Azze ve celle Kur’ân’da namazın önemi ile ilgili; “Namazı kıl! Muhakkak ki namaz, (insanları) hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür.”[Ankebût, 29/45.] buyurmuştur.

Bu mübarek geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, Cenab-ı Allah’a karşı şükran borçlarımızı ödemeliyiz. Namaz kılmalı, Kur’an okumalı ve Allah Azze ve celle den af ve bağış dilemeliyiz. Aile fertlerimize bu gecenin anlam ve önemini anlatmalıyız. Çevremizdeki yoksul ve kimsesizlere yardım elimizi uzatmalıyız. Annemizi, babamızı ve büyüklerimizi ziyaret edip ellerini öpmeli ve bu mümkün olmuyorsa telefonla veya uygun araçlarla arayarak dualarını almalıyız. Ahirete intikal etmiş olanlarımızı rahmetle anarak, ruhlarını şad etmeliyiz. Herkesle tebrikleşmeli, sevgi ve saygı duygularımızı tazelemeliyiz.

 

Miraç gecesi namazı nasıl kılınır?

Receb-i Şerîf’in 27. gecesine rastlayan mübarek Leyle-i Miraç’ta 12 rekat nafile namaz kılınması makbul görülmüştür. Fakat kaza namazı olanların kazaya kalmış namazkarını kılmaları daha eftaldir.

MİRAÇ GECESİ NAMAZI NASIL KILINIR?

 

12 rekat olan bu namaz 2 rekatta bir selam verilerek kılınır. Namazın her rekatında Fatiha ve Kuran-ı Kerim’den bir sure okunarak kılınır. Her 2 rekatta bir selam verildikten sonra 100 kere ‘Sübhanallahi ve’l hamdu lillahi ve lâ ilâhe illallahü vallahu ekber’ denilir. 12 rekat namazın tamamı bittikten sonra 100’er defa tövbe istiğfar ve salavatlar getirilir.

“Allah’ı tesbih ederim/bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim, hamd Allah’a mahsustur, Allah’tan başka ilâh yoktur, Allah en büyüktür.” zikrini okumalı. Sonra yüz defa istiğfar etmeli ve yüz kere de Resul-i Ekrem Efendimiz’e salât ve selâm göndermelidir. Bunlardan sonra da kendisi için istediği şekilde dua eder.

Gündüzünde de oruçlu bulunmalıdır. Ma’sıyete dâir olmaksızın yapılacak her duânın kabulü inâyet-i ilâhiyyeden umulur. (İbn-i Asâkir, Fadlu Receb, no: 12)

Paylaş

Yorumlar