Mescidi Nebevi kim inşa etti?

0

MESCİD-İ NEBİ

Medine’ye yapılan ilk mescid. Hz. Peygamber Medine’ye Hicret ettiği zaman Ebû Eyyub el-Ensari’nin evinde misafir olmuş ve oraya komsu olan mahalde Sehl ve Süheyl adlarındaki yetimlere ait olan arsayı satın alarak burada bir mescid yapılmasını emretmiştir. Medine’de yapılan bu ilk mescidin duvarları kerpiçten, sütunları hurma ağacından. Tavanı ise hurma yapraklarıyla örtülmüştü. Mescid’i Nebevi Hz. Ömer zamanında H. 17/638 yılında kargir olarak yapılıp, bir derece daha genişletilmiş ve H. 29/649 Hz. Osman tarafından mermer sütunlarla mükemmel bir surette tesis olunmuştu. Emevi halifesi Velid b. Abdülmelik zamanında ve Ömer b. Abdülaziz’in Medine valiliği sırasında Mısır’dan getirilen mimarlar ve sanatkarlar tarafından Salih b. Keysan’ın nezaretinde yeniden bina edildi. Abbasi halifelerinden Mehdi ve Me’mün zamanında bir kat daha genişletildi. Eyyubi ve Memlüklu hükümdarları da Mescid-i Nebevi – ye büyük ilgi gösterip tezyin etmişlerdir. 1517’den sonra Osmanlı hükümdarları da Haremeyn-i Serifeyn in imarına büyük gayret sarf etmişlerdir

Sultan Abdülmecid Han, o günün parasıyla 1 milyon lira sarf edip Mescid-i Nebevi’yi ve Ravza-i Mutahhara’yı yenilemiştir.

İslam fütuhatıyla genişleyen İslam hareketi, ulaştığı her yerde, kurulan ordugahlarda yeni mescitler ve camilerin inşasına ihtiyaç hissettirmiş, zamanla cemaatin oranına göre değişik büyüklükte mescid ve camiler yapılmıştır. Bunlarla beraber, fethedilen şehirlerde, daha önceden mevcud olan kilise ve havralar, şehrin teslim şartlarına göre ya olduğu gibi bırakılmış veya camiye çevrilmiştir. Olduğu gibi bırakılan gayr-i müslim mabedlerin ise karşılarına aynı ihtişamda camiler yapılmıştır. Başlangıçta oldukça sade olan mescid ve camiler, sonradan diğer toplumların mimarisinden de istifade edilerek oldukça muhteşem yapılmıştır. Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlılarda, padişahların han, hamam, imaret medrese gibi müesseselerinin yanında en çok rağbet ettikleri cami yaptırmaktı. Bu camilerin yanına bir de öldüklerinde defnedilecekleri türbeler inşa ettirirlerdi.

Zamanla mescid kelimesi daha hususi bir terim olma yoluna girmiş ve küçük camiler için kullanılmaya baş. lanmıştır. Osmanlı mimarisinde bu, iyice belirginleşmiştir, Selatini camiler genellikler hakim noktalarda, büyük meydanlarda veya saray yakınında inşa ettirilirlerdi. Mescidler ise daha çok mahalle aralarında ve çoğu kere ahşap olarak inşa edilirlerdi. Mescidlerin camilerden ayrı bir mimari tarzları vardır. Bunlar daha çok sivil mimari tarzında inşa olunurlardı.

Paylaş

Yorumlar