Kevser Suresi Türkçe, Arapça Anlamı Ve Okunuşu Ve Tefsiri

0

Kevser Suresi Türkçe, Arapça Anlamı Ve Okunuşu Ve Tefsiri

Kevser Suresi Türkçe Okunuşu

Bismillahirrahmânirrahîm.
1- İnnâ a’taynâkel kevser
2- Fesalli lirabbike venhar
3- İnne şânieke hüvel’ebter

Kevser Suresi Arapça Okunuşu

Kevser Suresinin Anlamı

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle.
1- Şüphesiz biz sana Kevser i verdik.
2- O Halde, Rabbin için namaz kıl, kurban kes.
3- Doğrusu sana buğzeden, soyu kesik olanın ta kendisidir.

Surenin Nüzul Sebebi:

Kevser sûresi, Mekke döneminde nâzil olmuştur. 3 âyettir. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in oğlu Kâsım vefat edince müşriklerden As b. Vâil ve Velid b. Muğire: -“Bırakın onu, onun soyu kesiktir. Ölürse adı unutulur gider…“ demişlerdi. Onu çeşitli yönlerden ayıplamışlardı. Peygamber (s.a.v.)’e soyu kesik diyen bu müşriklerin
soyları kısa zamanda kesildi.1

Kevser Sûrenin Tefsîri:

1-(Ey Muhammed!) Biz sana kevseri verdik.
Burada hitap Resûlullah (s.a.v.)’edir. Kevser kelimesi, bol nimet, şeref, ihsân, ilim, Peygamberlik şerefi, cennette bir nehrin ismi, Resûlullah (s.a.v.)’in ümmetinin âlimleri ve Kur’ân anlamlarına gelmektedir.
Kevser, Allah Teala’nın Resulullah (s.a.v)‘e vereceğini vaad ettiği cenneteki bir nehirdir. Hayrı çok anlamına gelen kevser nehri, Peygamberimiz (s.a.v.)‘e tahsis edilen bir havuza dökülmektedir. Resûlullah (s.a.v.)‘in ümmeti kıyamet gününde bu havuzun etrafına gelecektir. Havuzun etrafını, ortası boş incilerden yapılmış, kubbeler çevirmiş, oraya yıldızlar kadar çok bardak dizilmiştir. Suyunun rengi sütten beyaz, kokusu
miskten daha hoş, tadı da baldan tatlıdır. Bir baştan öteki başa ancak bir ayda gidilebilecek kadar uzundur. (Buhârî Rikak 53, Müslim, Salât 53)

Hz. Peygamber (s.a.v.)’in ümmeti bu havuzun başına gelip ondan içecektir.
Resûlullah (s.a.v.) Kevser havuzu ile ilgili olarak şöyle buyurmuştur:
‘’Ben âhirete sizden önce gideceğim ve sizin için hazırlık yapacağım; sizin Allah yolundaki hizmetlerinize şâhitlik edeceğim. Buluşma yerimiz Kevser havuzunun yanıdır. Ben şu bulunduğum yerden kevser havuzunu görmekteyim. Ben sizin Allah’a şirk koşmanızdan korkmuyorum. Ama dünya hırsıyla birbirinizle didişip çekişmenizden korkuyorum.’’ (Buhârî, Megâzî, 17)

Diğer bir rivayette ise:
‘’İçinizde Kevser havuzuna ilk ulaşan ben olacağım ve sizin Allah yolundaki hizmetlerinize şâhitlik edeceğim. Vallahi şu anda havuzum gözlerimin önündedir. Yeryüzü hazinelerinin anahtarları bana verildi. Vallahi sizin benden sonra tekrar şirke dönmenizden hiç korkum yok. Ben asıl sizin dünyayı elde etmek için birbirinizle kapışıp kavga etmenizden korkuyorum’’ buyurmuştur. (Buhârî, Cenâiz 71)
‘’Kevser, Rabbimin bana va’dettiği bir nehirdir. Onun üzerinde pek çok hayır vardır. O bir havuzdur. Kıyamet gününde ümmetim ona gelecektir. O havuzun bardakları yıldızların sayısı kadardır…’’ buyurdu. (Müslim, Salât 14)
Bu âyette Allah, Peygamber (s.a.v.)’in yüce makamına değer vermek ve onun şerefinin yüceliğini göstermek için Peygamber’e böyle hitap etmektedir.
2-Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes.
Yani, öyleyse sana bu kadar nimeti veren Rabbin için namaz kıl, şükür olsun diye kurban kes. Müşrikler, ıslık çalıp, el çırparak ibâdet ediyor ve putlar için deve kesiyorlardı. Bu âyetle bunların yanlışlığı ortaya konmaktadır. Ayrıca Mâûn sûresinde dini yalanlayan kimselerin dört kötü özelliği bildirilmişti.
Bunlar:
a- Yalancılığa karşı: İsbât (Peygamberliğin isbâtı)
b- İnsafsızlık ve cimriliğe karşı : İhsan (Nimetlerin verilmesi-Kevser)
c- Gâfletli namaza ve riyâya karşı: İhlâs (Allah için namaz)
d- En ufak yardımı esirgemeye karşı: İnfak‘tır.(Kurban keserek fedakârlıkta
bulunmak.)
3-Asıl sonu kesik olan, şüphesiz seni kötüleyendir.
Yani, „Ey Muhammed ! Senin neslin hayırla çoğalacak, dinin, kitabın, güzel ismin, üstünlüğün, şerefin bâkî kalacaktır. Âhirette de kesilmez ve tükenmez mükâfata ereceksin. Ama, sana verilen bu nimetlere, kevsere buğzedenler, seni sevmeyenler hayırsız olacak, nesilleri kesilecek, ebter olacaklardır..“ demektir. Peygamber (s.a.v.)’e soyu kesik diyen bu müşriklerin çocukları kısa bir müddet sonra Müslüman oldular. Müslüman
olmayanlar da savaşlarda öldürüldü. Böylece nesli kesik oldular. Kıyamete kadar da lânetle anılacak duruma düştüler. Rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) ile Ebû Cehil’in oğlu İkrime bir suyun
kenarında bulunuyorlardı. İkrime, Allah’ın Resûlüne :
‘‘Eğer davanda sâdık isen, öteki taraftaki şu taşı çağır, batmadan yüzerek buraya
gelsin‘‘ dedi. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) taşa işarette bulundu. Taş yerinden ayrıldı, yüzerek Hz.

Peygamber (s.a.v.)‘in önüne geldi ve onun peygamber olduğuna şehâdette bulundu. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.), İkrime’ye :
-‘‘Bu sana yeter mi?‘‘ deyince; İkrime, taşın yerine gitmesini de istedi. Resûlullah
(s.a.v.), taşa emretti, taş eski yerine döndü.7 İkrime, Mekke’nin fethinden sonra
müslüman oldu.

Kevser Suresinden Alınacak Dersler:

1- Kevser sûresi, dini yalanlayan, Peygamber (s.a.v.)’e dil uzatanlara ilâhi bir tokattır.
2- Dini yalanlayanlar, inkârcı, insafsız ve cimridir. Müslüman ise, imânlı, merhametli ve cömerttir. Şuurlu müslüman; Allah için namaz kılar, Allah’a şükür niyetiyle kurban keser. Hiç bir şeyi gösteriş için yapmaz.
3- Allah’ın dinine ve O’nun Peygamberine dil uzatanlar, devamlı perişan ve rezil olacaklar, kıyamete kadar lânetle anılacaklardır.
4- Müslümanların Kevser havuzundan içebilmeleri için, Peygamber (s.a.v.)’e tabi
olmaları, onu örnek ve önder olarak kabul etmeleri gerekir.
5- Müslüman temel esaslara dayalı ve ihtiyaclara binaen gündemini belirler.
Başkalarının etkisi ve yönlendirmesine göre hareket etmez.

Paylaş

Yorumlar