Kelime-i Şehadet | Şehadet Kelimesi Okunuşu Anlamı

0

 Şehadet  Nedir? Şehadet bir haberin veya bir olayın doğruluğunu gözümüzle görmüş  kulağımızla işitmişçesine inanmak ve kabul etmek demektir.

KELİME-İ ŞAHADET OKUNUŞU VE ANLAMI

Kelime-i Şahadet (şahadet kelimesi)  Okunuşu Şudur:

Kelime-i Şahadet (şahadet kelimesi) şudur:

“Eşhedü ellâ ilâhe illallah. Ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Resûlüh.”

Kelime-i Şahadet (şahadet kelimesi) Anlamı: Ben, Allah’dan başka ilâh olmadığına şahadet ederim. Ve yine ben Hz. Muhammed’in Allah’ın kulu ve Resulü olduğuna şahadet ederim.

Kelime-i Tevhid  Okunuşu

Bir de Kelime-i Tevhid (Tevhid kelimesi) vardır. O da şöyledir: “Lâ ilâhe illallah, Muhammeün Resûlullah.”

Kelime-i Tevhid  Anlamı

Kelime-i Tevhid  Anlamı da şöyledir: Allah’dan başka ilâh yoktur. Hz. Muhammed Allah’ın Peygamberidir.

İslâm dini iki ana temel üzerine kurulmuştur:

  1. a) Allah’dan başka ibâdet edilecek hiçbir ilâh olmadığına inanmak.
  2. b) Hz. Muhammed’in Allah’ın kulu ve Peygamberi olduğuna inanmaktır.

Bir insanın şahadet kelimesini inanarak söylemesi, o insanın İslâm’a girmesine yeterlidir. Allah’m varlığına ve birliğine inanmak demek. Allah’ın birliğine de inanmak demektir. Allah’a inanan, Allan’ın Meleklerine, Kitaplarına, Peygamberlerine, Ahiret Gününe, Kaza ve Kadere de inanır.

Hz. Muhammed’in Peygamberliğini kabul etmek, O’nun haber verdiklerini de kabul etmek demektir.

Şahadet ve Tevhid kelimeleri inanılması gereken esasların çok kısa bir özetidir.

Peygamber Efendimiz şöyle buyururlar: “İslâm beş temel üzerine kurulmuştur:

İslamın Şartı

  • Allah’dan başka ilâh olmadığına ve Hz. Muhammed’in O’nun kulu ve Peygamberi olduğuna Şahadet etmek,
  • Namaz kılmak,
  • Zekât vermek,
  • Hac etmek,
  • Ramazan orucunu tutmak.

Dikkat edilirse, namaz, oruç, hac ve zekât gibi diğer İslâm kuralları, Kelime-i Şahadet’den sonra gelmektedir. Bu demektir ki, İslâm’da Allah’ın birliğine ve Hz. Muhammed’in O’nun kulu ve Peygamberi olduğuna tanıklık etmek, bütün ibâdetlerden önce gelmektedir.

Çünkü, Allah’a ve Peygambere inanmayan kisinin. oruç, namaz, hac, zekât gibi ibâdetleri yerine getirmesi beklenemez.

Allah’a ve Peygambere inanmayan kimsenin, imânın diğer esaslarına da inanması, düşünülemez.

Bu bakımdan iman bir bütündür, parçalanamaz diyoruz. Allah’a ve Peygambere inanan, Onların  verdikleri haberlerinede inanır

Paylaş

Yorumlar