Kafirun Suresinin anlamı, okunuşu, anlamı ve tefsiri

0

Kafirun Suresinin Okunuşu, Anlamı ve Tefsiri

Kafirun suresi, Mekke döneminde nüzul olmuştur. Kafirun suresi, 6 âyettir. Kafirun, inkârcılar demektir.

Kafirun suresinin arapça okunuşu

Kafirun suresi

Kafirun suresi

Kafirun Suresinin Türkçe Yazılışı ve Okunuşu

Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm.

1- Gul yâ eyyuhe’l-kâfirûn.

2- Lâ a’budu mâ ta’budûn.

3- Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud.

4- Velâ ene âbidun mâ abettum.

5- Velâ entum âbidûne mâ a’bud.

6- Lekum dînukum veliye dîn.

Kafirun Suresi Meali:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
1- (Ey Muhammed!) De ki: Ey Kafirler !

2-Ben sizin taptıklarınıza tapmam,

3-Siz de benim
taptığıma tapacak değilsiniz.

4-Ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim,

5-Siz debenim taptığıma tapacak değilsiniz.

6-Sizin dininiz size, benim dinim banadır.

Kafirun Suresinin Özellikleri

Kafirun suresi, Mekke döneminde nazil olmuştur. Altı ayettir. Bu sureye „Mukaşkışe“ suresi de denilir. „Mukaşkışe“, uyuz ve çiçek hastalığı gibi hastalıklardan iyileştirmek anlamına gelen „Kaşkaşe“ kelimesinden türetilmiştir. Şirk ve nifak hastalıklarından kurtaran demektir. „Kaşkaşe“ kelimesi, Türkçemizdeki „Kışkışlamak“ (Kovalamak) demektir. Kafirun suresine, şirk ve sapıklıktan alıkoyduğu için „Tevhid suresi“ ve „Berat suresi“ de denmiştir. Ayrıca bu sureye „İbadet suresi“, „İhlas suresi“ denir. İhlas suresiyle beraber ikisine „İhlaseyn“ denmiştir.

Kafirun suresinin iniş sebebi

Mekke müşriklerinin ileri gelenlerinden Velid b. Muğire, As b. Vail, Umeyye b.Halef gibi kişiler,
Hz. Peygamber (s.a.v.)’e gelerek:
a- „Ey Muhammed ! Bu davadan vazgeç, sana istediğin kadar mal verelim.
b- Kızlarımızdan istediğinle seni evlendirelim.
c- Seni kendimize başkan yapalım.
d- Bir yıl biz senin dinine girelim, bir yıl da sen bizim dinimize gir.
e- Eğer bunları kabul etmezsen, biz senin ilahına tapalım. Sen de bizim ilahlarımıza tap.
Böylece hayır hangisinde ise ona ulaşırız“ teklifinde bulundular.

İşte bu sure, bunun üzerine nazil oldu ve müşriklerin bu arzularını kursaklarında bıraktı. Müslümanlarla müşriklerin arasındaki çekişmeyi kesin bir şekilde halletti. Resulullah da bu sureyi, Mescid-i Haram’da insanlara okudu. Böylece kafirler ümitlerini kestiler. Bu sure, ne şimdi ne de gelecekte müslümanların
müşriklerle din hususunda bir anlaşmaya girişmeyeceklerini belirtmiş ve müşrikleri acıklı bir durum
içinde bırakmıştır. Böylece hak din ile batıl inanç ve düşünceler birbirinden tamamen ayrılmıştır.

Kafirun suresinin tefsiri

1-(Ey Muhammed!) De ki: Ey Kafirler !
Yani, ey Peygamber ! Seni put ve taşlara ibadet etmeye çağıran o kafirlere de ki… Buradaki “ey kafirler” şeklindeki hitap bütün kafirler için değil, ebediyyen iman etmeyeceklerini yüce Allah’ın bildiği bir takım kimselere mahsustur. Çünkü kafirler içinde daha sonra imana gelip, ibadet edenler ve edecekler de bulunduğu için bu hitap, bütün kafirlere değil, kalbi mühürlenmiş, kesinlikle iman etmeyecekler içindir.

2-Ben sizin taptıklarınıza tapmam.
Ben faydası ve zararı olmayan ve kendilerine ibadet edenlerden hiçbir şeyi savamayan ilahlarınıza tapmaktan uzağım. Ma’bud yerine koyup ibadet ettiğiniz ve benim de tapmamı istediğiniz o şeylere ben ibadet etmem, kulluk da yapmam.

3-Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.
Benim taptığıma tapmazsınız. Siz buna layık değilsiniz, çünkü:
İbadetin şartı ihlastır.
Allah’ın birliğine iman etmeyen O’na ibadet edemez.
Allah’a ibadet eden de O‘ndan başka Ma’bud tanımaz.
Onun için, müşrikler, Allah’a ibadet ettiklerini zannetseler bile, ibadet etmiş sayılmazlar. Ancak kendi hayal ve arzularına taparlar. Rahman’a ibadet nerde, heva ve hevese, putlara ibadet nerde !…

4-Ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim.
Ne şimdi, ne de gelecekte bu putlara tapmam. Ben yaşadığım müddetçe taptığınız şeylere asla
tapmam. Ne şimdi putlarınıza taparım, ne de gelecekte taparım. Yani, sizin benden istediğiniz şirk
ibadetinizi, geçmişte bile yapmadım ve hiçbir zaman da yapacak değilim.

5-Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.
Siz de benim ibadet ettiğim hak ilaha gelecekte tapacak değilsiniz. Ne geçmişte, ne şimdi, ne de
gelecekte ibadet edecek değilsiniz. Buradaki tekrarlar, pekiştirmede ve kuvvetlendirmek içindir.

6-Sizin dininiz size, benim dinim bana.

Sizin müşrikliğiniz size, benim Tevhid inancım banadır. adet edindiğiniz küfür, şirk inancı ve
buna göre yaptığınız ibadet bana gerekli değildir.
Benim dinim, Tevhid ve ihlas, Allah’a ibadet ve itaattan ibarettir.
O bana kafidir. Sizin ilahınız putlar, benim ilahım ise ortağı, eşi ve benzeri olmayan Allah’tır.
Benim dinim İslam’dır. O’nun sevabı ve mükafatı, bana aittir. Sizin ondan nasibiniz yoktur.

 

Yani:
a- Sizin Allah’ı inkarınız sizin olsun; O’na iman, tevhid ve ihlas benim olsun.
b- Sizin hesabınız size, benim hesabım banadır.
c- Sizin dininizin cezası (azabı-sevabı) sizin; benim dinimin cezası da benimdir.
d- Benim Rabbimden gelecek olan cezanız (azap) size, sizin putlarınızdan gelecek olan ceza da
benim olsun. Çünkü putlarınız bir şey yapamaz.
e- Sizin putlara duanız, yalvarmanız size; benim Allah’a duam ve yalvarmam banadır.
f- Sizin şirk ve küfre dayanan adetleriniz, yaşantınız size; benim vahye dayanan adetim ve
yaşantım da banadır.
Siz cehenneme kavuşuncaya kadar adetinizde; ben de cennete kavuşuncaya kadar adetimde
durayım.

Alınacak Dersler:
1- Kafirun suresi, insanı şirk ve nifak hastalıklarından kurtarır.
2- Müslüman, ne mal, ne mülk, ne mevki, ne de makam karşılığında asla inandığı
değerlerinden vazgeçmemelidir.
3- Allah’ın birliğine iman etmeyenin hiçbir ameli geçerli değildir.
4- Allah’tan başkasına kulluk yapılmaz, dua edilmez. O’ndan başkasından yardım istenmez.
5- Hak ayrı, batıl ayrıdır. Hak batıla, batıl Hakk’a karıştırılamaz.
6- Gerçek din olan İslam, Tevhid, İhlas, Allah’a itaat ve ibadettir. Bu da müslümana yeter.
7- Müslüman, müşriklerin, şirk ve küfre dayanan adet ve yaşantılarını benimsemez, taklit
etmez.

Paylaş

Yorumlar