İsra Mirac Mücizesi ve 5 Vakit Namazın Farz Kılınışı

0

Peygamber (S.A.V.)’in Mekke’den Beytü’l-Makdis’e gidişide İsra denilir. Bunu öğrendikten sonra onu inkâr eden kimse kâfirdir. Beyta ı-Makdis’ten hitab (konuşma) yerine kadar gidişine de “Mirac” denilir. Bunu öğrendikten sonra onu inkâr eden kimse fasiktir.

 

«Her türlü noksanlıktan beri olan Allah, kulunu bir gece kendisine bâzı âyetlerimizi göstermek için Mescid-i Harâm’dan çevresini mübârek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götürdü» ( İsrâ’ sûresi; âyet: 1).

İsrâ olayı;  Beyt’in yanında uyku ile uyanıklık arasında iken, amcası Hz. Hamza ile amcası oğlu Cafer arasında bulunduğu bir sırada Melekler gelip, O’nu uyandırdılar. Hz. Cebrail gelip göğsünü yarıp kalbini çıkardı ve Zemzem suyu ile yıkadı. Sonra onu iman ve hikmetle doldurduktan sonra tekrar yerine koydu.

Hz. Muhammed (sav)   Peygamberlerle görüşmesi

Eyerli ve gemli olan Burak’a bindirdi ve Mescid-i Aksa’ya varıncaya kadar yola koyuldu. İsrâ’da nice acib şeyler gördü. Bütün Peygamberler orada hazır bulundular. Onlara ve Meleklere namaz kıldırdı. Sonra Mi’râc kendisine kuruldu ve dünya semâsına çıktı. Orada Hz. Adem’i gördü, kendisine selam verdi. Sonra ikinci semâya çıktı. Orada Hz. Yahya ile Hz. İsa’yı gördü, onlara selâm verdi.

Sonra üçüncü semâya çıktı Hz. Yûsuf’u gördü, kendisine selâm verdi. Sonra dördüncü semaya çıkıp Hz. İdris’i gördü, ona selâm verdi. Sonra beşinci semâya çıktı Hz. Harûn’u gördü, kendisine selâm verdi.

 

Sonra altıncı semâya çıktı Hz. Mûsâ’yı gördü kendisine selâm verdi. Sonra yedinciye çıktı İbrâhîm El-Halil’i gördü, kendisine selâm verdi. Beyt-i Ma’muru da gördü. Baktı ki her gün yetmişbin Melek ona girer ve Kıyâmet Günü’ne kadar dönmeyecekler. O Kâ’be’nin hizâsındadır.

Sonra Sidretü’l-Müntehâ’ya gitti, yerden çıkan şey oraya kadar gelir ve teslim alınır. Bir de orada dört nehrin kaynağını gördü. İki nehir bâtini (görünmez bize) ikisi ise bize görünür. Bize görünmeyen nehirler Cennet’tedirler. Bize görünen nehirler ise Fırat ve Dicle’dir. Orada çok acayıp ve garîb şeyler gördü.

Sonra öyle bir yere götürüldü ki orada Kalem’lerin sesini işitti, sonra kendisine bir bulut göründü; çeşit, çeşit renkleri vardı. O zaman Cebrail (A.S.) geriye çekildi ve Allah’ın dilediği yere O’nu yükseltti ve o esnada bütün eksik şeylerden münezzeh olan Allah’ı gördü. Ama yönsuz ve ihtasu gördü. Hadis olan şeylerin sifatlarından uzak, sadece kalbiyle değil, gözüyle de gördü.

Namazın Farz kılınışı

Muhammed’in gözü kaymadı ve kamaşmadı ( Necm süresi; ayet: 17).

Hemen secdeye kapandı ve O’nun Rabbi dilediği şeyleri kendisine söyledi. Orada kendisine, ümmetine gece ve gündüzde elli vakit namaz farz kılındı.

Sonra Mûsâ (A.S.)’ya indi. Hz. Músa kendisine;

Senin Rabbin ümmetine ne farz kıldı? dedi. Peygamber (S.A.V.): – Elli vakit namaz, buyurdu. Mūså (A.S.):

– Rabbine dön, yükü hafifletmek için arzuhalde bulun. Çünkü ümmetinin gücü buna yetmiyecektir, dedi.

Bunun üzerine Rabbine döndü ve dedi ki: – Yâ Rabb! Ümmetimin yükünü hafiflet!

Bunun üzerine beş vakite indirdi. Ve böylece Cenâb-ı Allah ile Hz. Müså arasında gelip gitti ve namazı her def’a beş’er vakit indiriyordu. Neticede şöyle buyurdu:

«Namazlar gece ve gündüzde beş vakittir. Her namaz, on namaz hükmündedir. Bende söz değiştirilmez.

 

 

Paylaş

Yorumlar