Hz. Yakup ve Hz. Yusuf (a.s) Kıssaları Kısaca

0

Hz. Yakup (a.s) Kısaca Hayatı

Yusuf Peygamber Hazreti Yakup, İshak peygamberin oğludur. Hazreti Yusuf’un da babasıdır. Babası ölünce, Kenan ilinde kalmış ve peygamberlik vazifesini yürütmüştür. İbrânilere, yani Yahudilere peygamberlik etmiştir. Yakup peygamberin lakabı İsrâil’ dir. O yüzden onun oğul ve torunlarına Benî İsrâil, yani İsrâiloğulları adı verilmiştir.

Yakub peygamberin on iki oğlu olmuştu. İçlerinden en çok Yusuf’u severdi. Kardeşleri bu sevgiyi kıskanıp onu kuyuya atınca, Hazreti Yakub çok üzüldü ve ağlamaktan gözleri kör oldu. Kıtlık yıllarında Mısır’a zahire almaya giden oğulları, orada kuyuya attıkları kardeşleri Yusuf’ la karşılaştılar. Hazreti Yusuf onlara gömleğini verdi ve bu gömlek babalarının gözüne sürülünce, Yakub peygamber tekrar görmeye başladı.
Daha sonra Mısır’a göç eden Hazreti Yakub, ömrünün son senelerini orada tamamlamıştır.

 

Yusuf Peygamberin Kısaca Hayatı

Hazreti Yusuf, Yakub peygamberin on iki oğlundan biridir. O da babası gibi İbranilere peygamberlik etmiştir. Yusuf peygamberin hayatı, Kur’an’ın 12. sûresi olan Yusuf Sûresi’nde ayrıntılarıyla anlatılır:
Kücük Yusuf bir gün bir rüya görür. Babasına güneşin, evin ve on bir yıldızın kendisine rüyasında secde ettiklerini söyler. Babası, Allah’ın kendisini seçtiğini ve üstün bir mevki verdiğini belirterek, bu rüyayı kardeşlerine anlatmamasını öğütler. Babalarının Yusuf’a olan sevgisini kıskanan kardeşleri, babalarından izin alıp onu kıra gezmeye götürür, kuyuya atar ve geriye, “Yusuf’u kurtlar yedi” diye kanlı bir gömlek getirirler. Bir kervan kuyudan su çekmeye gelince, Yusuf (a.s) oradan kurtarılır, Mısır diyarına götürülür ve orada Mısır’ın Maliye Bakanı Kıtfîr’e köle olarak satılır.
Bir gün, efendisinin karısı Yusuf’u doğru yoldan saptır. maya çalışır. Bunda başarı sağlayamaz, ama iftira ederek onu zindana attırır. Yusuf (a.s.) zindanda herkesi Allah’ın birliğine, O’na ibâdet etmeye davet eder. Mahkumları doğru yola çağırırken, onların rüyalarını da yorumlar ve onun yorumu hep doğru çıkar.

Mısır hükümdarı (Firavunu) da bir gün bir rüya görür. Firavun’un rüyası şöyledir: “Yedi cılız inek semiz ineği, yedi kuru başak da yedi yeşil başağı yutar.”

Firavun, kahinlerinden bu rüyanın yorumunu iste ama, hiçbiri akla yatkın bir şey söyleyemez.
Firavun’un sarayında, çalışan ve daha evvel zindanda Yusuf’a rüyasını tabir ettiren memurlardan biri, hükümdara, rüyasını ancak Yusuf’un yorumlayabileceğini söyler. Bunun üzerine Firavun Yusuf’u çağırtır ve Yusuf onun rüyasını şöyle yorumlar: “Yedi yıl bolluk, yedi yıl da kıtlık olacaktır. Hükümdar Yusuf’u Maliye Bakanı tayin eder. Yusuf, bolluk yıllarında ülkenin ekonomisine yön verip, darlık yolları için hazırlık yapar.
Darlık yılları hüküm sürerken, Yusuf’un kardeşleri, Kenan ilinden Mısır’a zahire almaya gelirler. Yusuf kardeşlerini tanır. Ama önce kendisini tanıtmaz. Daha sonra kardeşlerine kimliğini açıklar ve durumunu anlatır. Üzüntüden, ağlamaktan kör olan babasına gömleğini göndererek gözlerine sürmesini söyler.
Bundan sonra gözleri açılan Hz. Yakub, ailesi ile birlikte Mısır’a gelip yerleşir.
Babasını, annesini baş köşeye oturtup kardeşlerini yanına alan Hazreti Yusuf, babasına ilk gördüğü rüyanın şimdi gerçekleşmiş olduğunu söyler. Hazreti Yakub bize bir babanın sabrının, metanetinin ve çocuk sevgisinin örneğini vermektedir. Hazreti Yusuf ise, ileri görüşlülüğün, geleceği düşünmenin, halkın refah ve huzuru için çalışmanın ne demek olduğunu ispatlamaktadır. Hazreti Yusuf için, “ilk büyük iktisatçı, ilk planlayıcı” dersek, yanılmış olmayız. Bütün bunların yanında onun bir başka insani yönünü de unut
alim: o da, kendine kötülük edenleri dahi bağışlamasıdır.

Paylaş

Yorumlar