Hz. Muhammed (s.a.v)in Taif yolculuğu

0

Mekkeli müşrikler, Haşimoğullarına yaklaşık üç sene boyunca ambargo uygulamıştır. Bu esnada Resullah’ı daha küçüklüğünden beri koruyan ve gözeten amcası Ebû Tâlib vefat etmişti. Aynı dönemde can ve mal güvenliğinden endişe eden Müslümanlar Habeşistana hicret etmeye başladıklar. Ve sonuç itibariyle yaşanan zor durumlar Mekke’de Müslümanlara yardım edecek kimselerin de kalmaması Peygamber Efendimizi Mekke dışında bir siyasi ittifak aramaya mecbur bırakmıştır.

 Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)in Taif yolculuğu

Bu doğrultuda Mekke’ye konum itibariyle en yakın yer olan Taife doğru yola çıktı. Burada idare ve alınan kararlar Amr b. Umeyrin üç oğlu Abdüyâlil, Mesud ve Habîb tarafından alındığı için öncelikle bu üç kardeş ile görüşmeler yapıldı, daha sonra şehir içinde sözü geçen önemli kişilerle görüşmeler yapıldı ve onları islamiyete davet dikerek hem İslamiyeti yaymak hemde Mekkeli müşriklere karşı da savunulmak amacıyla görüşmeler yapıldı.

Ancak Taifliler o dönemde Mekkeli müşrikler ile çok sıkı bir ticari faaliyet içerisindeydi ve onlara karşı gelmek istemedikleri için bu teklifi reddediler. Bununla da yetinmeyen Taifliler Peygamber Efendimizin yapılan bu görüşmenin Mekkeliler tarafından duyulmamasını istemesine rağmen bu talebi dinlemeyip direk Mekkeli müşriklere haber verdiler. Ve şehirde bazı kişileri harekete geçirerek Peygamber Efendimizin üzerine saldırmaya teşvik ettiler.

Bu olay üzerinde Peygamber Efendimizin dua ettiği kaynaklarda geçer ibn Hişamın anlattığına göre Resullah;

Allah’ım, kuvvetimin yetersizliğini, çarelerimin olmayışını, insanlar tarafından dışlanmamı sana havale ediyorum. Ey acıyanların en merhametli olanı. Sen beni kime bırakacaksın ? Üstüme saldıranlara mı yoksa herhangi bir düşmana mı? Eğer bana bir kırgınlığın varsa aldırmıyorum. Bana azabının inmesinden, kızgınlığına düşmekten sana sığınırım. Sadece senin rızanı istiyorum, yeter ki sen benden razı ol, çare de güçte sendedir diye dua ettiği söylenir.

Taiften istediğini alamayan Peygamber Efendimiz, bu sefer de Mekke’de aradığını bildiği için oraya dönmek için bir kureyşli aramaya başladı. Yoksa Mekke’de can güvenliği yoktu. Üstelik Taifliler ile yapılan görüşmenin Mekkeli müşriklere haberdar edildiğini biliyordu ve bu durum kendisine karşı daha da fazla nefret duyulmasını sağlayacaktı. O yüzden çok kez girişimde bulunsa da netice alamadı. En son uzun uğraşlar sonucu Nevfelekoğullari reisi Mut’im b. Abdî tarafından korunarak Mekke’ye güvenlik içinde girmeyi başardı.

 

Peygamber Efendimiz İçerisinde bulunan durumun zorluğunu çok iyi biliyordu. Hem Mekkeli müşriklerin ambargo ve boykotlari hemde amcası ve eşinin vefatı onu başarısızlığa uğrayacağı düşüncesine itmişti, neredeyse ümitsiz bir duruma düşen Resullaha tam bu esnada Rabbimiz tarafından bir vahiy geldi ve tebliğ faaliyetlerine yeni bir heyecanla başlandı. Rabbimizin gönderdiği vahiy İsra suresinde de yazmaktadır.

 

Kendisine ayetlerimizden bir kısmını göstermek için kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haramdan Mescidi Aksaya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphe yoktur ki Allah hakkıyla bilendir hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir (isra süresi 17/1)

 

Miraç olayı, aynı zamanda müslümanlar için de binevi sınav olmuştur. Bu olay müslümanların büyük bir çoğunluğunun daha da fazla imana sevk etmiş, aralarında imanı kuvvetli olmayanı da tasfiye etmiştir. Rabbimiz inanıp da daha sonra inkar edenler için;

Kalbi imanla çarptığı halde zorlananlar dışında , inandıktan sonra Allah’ı inkar etmeye başlayanlara Allah’ın azabı vardır ve onlar bundan kaçamazlar. Bu, onların dünya hayatını ahiret hayatına tercih etmelerinden dolayı ve Allah’ın kâfirler topluluğunu asla doğru yola iletmeyeceginden dolayıdır. Onlar Allah’ın kalplerini, kulaklarını,ve gözlerini mühürledigi kimselerdir. hiç şüphesiz onlar ahirette ziyana uğrayacaktır buyurur.

Paylaş

Yorumlar