Hac Ne Demek?

Hac kelimesi, sözlükte, “Allah’a yönelmek, ziyaret etmek, kasdetmek ve gayret sarfetmek” manalarına gelir.
Terim anlamı ise; “ihrama girerek belli günlerde Arafat’ta Vakfe (durmak) ve Kabe’yi tavaf
etmek” demektir.
Hac, hem mal hem de bedenle yapılan bir ibadettir. Şartlarına uyarak hacc ibadetini yerine getirenlere “Hacı” denir.
Hac, hicretin dokuzuncu yılında farz kılınmıştır. Farziyeti; Kitap, Sünnet ve İcma ile sabittir.
Kur’an-ı Kerim’de:

“…Hacc’a gidip gelmeye gücü yetenlerin Beyt-i Şerif’i (Kabe’yi) ziyaret etmeleri Allah’ın
insanlar üzerindeki hakkıdır.”(Âl-i İmrân sûresi, 97.âyet) buyurulmuştur. Peygamberimiz (s.a.v.) de:

“Ey İnsanlar! Allah size haccı farz kıldı, öyleyse haccediniz”(Sahih-i Müslim Terc. Kitabü’l-Hacc – C.7 Sh. 78)  buyurmuştur. Gücü yeten ve şartlarını taşıyan her müslümanın ömründe bir defa haccetmesi farzdır. Hac, hem beden hem mal ile yerine getirilen bir ibadettir. İhrama girerek, dünya elbiselerinden soyunan insan, günahlarından da sıyrılacak, Allah’a dua edecek, günahlarına pişmanlığını gözyaşlarıyla tevbe edecektir. İşte bu hal, olgun bir müslüman halidir. Hac, müslümana bunu sağlayan en güzel ibadettir. Peygamberimiz (s.a.v.) hacceden kimsenin, anasından doğmuş gibi bütün günahlarından temizleneceğini müjdelemiştir. Bir Hadis-i şerifte şöyle buyurulmaktadır:
“Kim hacceder de şehvetleri terkedip günah işlemezse, geçmiş günahları bağışlanır” (Sünen-i Trimizî, Kitabu’l-Hacc, Hadis No: 811)

Bir kimse sıhhatli olur,malı bulunur ve hac yolu için herhangi bir engeli bulunmazsa, bu kişinin haccı terketmesinde büyük günah vardır. Hac ibadeti, İslam’ın temellerindendir. Haccın asıl gayesi, her ibadette olduğu gibi, Allah’ın emrine tutunmak ve O’nun insanlar üzerindeki hakkını yerine getirmektir.
– Hac, mü’minin Allah’a manen yükselmesidir.
– Hac, bir yaratılış, bir birlik gösterisi, bir tarih bir İslami düzen ve bir ümmet gösterisidir.
– Hac, bir kımıldanma, kendine gelme ibadetidir. Allah’tan başka kimseye ibadet ve kulluk etmemeye söz vermek ve O’na yönelmektir. Hac ibadetinin birçok faydası vardır. Bu faydaları fert ve toplum açısından ele almak
mümkündür.

a- Haccın fert açısından faydaları:

1. Hac, Tevhid inancını kuvvetlendirir. Mü’min için psikolojik bir eğitimdir.
2. Hac, insanda sabır ve şükür duygularını geliştirir.

3. Hac,insana cömert olmayı, Allah yolunda karşılıksız mal harcamayı öğretir.
4. Hac, insanı olgunlaştırır, kötü huyları terketmesini sağlar,
5. Hac, insana ömrünün muhasebesini yapmasını sağlar,
6. Hac, insana merhameti ve yumuşak olmayı öğretir, kulluk şuurunu artırır,
7. Hac, insana Peygamber (s.a.v.) ve ashabının yaşantısını örnek almayı öğretir.
b- Haccın Toplum Acısından Faydaları:
1. Hac, insanların birbirlerine üstünlüğünün olmadığını, hiçbir ırk, cinsiyet ve sosyal statü
ayırımı yapılamayacağını öğretir.
2. Hac, bir cihad provasıdır.
3. Hac, Bütün müslüman milletlerin kendilerini tanıtmalarını sağlar.
4. Hac, yıllık bir İslam kongresidir. İlmi kongrelerin yapılmasını sağlar,
5. Hac, müslümanların ticari bağlarını artırır, ticari anlaşmalar yapmalarını sağlar.
6. Hac, dünya müslümanlarının dertlerini, ve hal çarelerini dile getirme imkanı sağlar.
7. Hac, siyasi ve iktisadi bağımsızlık çalışmalarının yapılmasını sağlar.
8. Hac, dünyadaki müslümanların birlik ve beraberliğini kuvvetlendirir.

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmaktadır:
“Biz Kabe’yi insanlar için bir toplantı ve emniyet yeri yaptık.”(Bakara Sûresi – 125. âyet)

Hacda her amelin temsil ettiği bir mana vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
a- İhram:Nefsani arzulardan sıyrılmayı, Allah’ın yüceliğini düşünerek, O’nun dışında ne varsa
hepsini bir kenara itmeyi temsil eder.
b- Telbiye:Nefse karşı meydan okumanın ilanı ve Allah’ın her emrine uymayı temsil
eder.

Telbiye:

“Allah’ım! Senin emrine her zaman uyarım. Senin ortağın yoktur. Davetine daima uyarım. Şüphesiz ki, hamd ve nimet senindir. Mülk de senindir. Senin ortağın da yoktur.”
Lebbeyk kelimesi telbiyede 4 yerde geçtiği için dört ayrı mana verilmiştir:
1- Allah’ım! Ben senin emrine her zaman itaat ederim.
2- Her emrini yerine getirmek için buraya geldim. Gayretim ve yönelmem sanadır.
3- Senin her davetine uymak borcumdur.
4- Senin saltanatında eşin ve ortağın yoktur. (Buhârî, Tecrîd-i Sarîh Terc. C.6 , sh.78)
c- Tavaf: Nefsani arzulardan sıyrılarak Allah muhabbeti etrafında, kalbin dönmesini ifade eder.
d- Sa’y: Tavaftan sonra rahmet işareti olan iki tepe arasında Allah’ın af ve rızası niçin koşmayı temsil eder.
e- Vakfe:Heyecan ile dolan kalpler, bağışlanma ümidiyle semaya uzanan eller ve dua ile
kıpırdayan dillerle yüce Allah’a yapılan yakarışı ifade eder.
f- Şeytan taşlama:İnsanda mevcut olan kötü huyları, şeytanı ve onun yeryüzündeki
yardımcılarını fiilen kovmayı ifade eder.
g- Kurban kesme: Salih amellerle kuvvet kazanan mü’minin, kendisini muvaffak kılan Allah’a
şükürünü ifade eder.