Fıtır Zekatı (Fitre Sadakası) kimlere ne zaman verilir?

0

Sadaka-i Fıtır   yediden yetmişe, kadın, erkek, hür ve köle her müslümana farzdır. Miktarı bir sa’dır. Bu da o belde halkının en çok kullandığı gıda türünden olmalıdır. Mükellefiyet şartı ise, bir günlük yiyeceğinden fazla bir yiyeceğe sahip olmasıdır. önemi, ihtiyaç sahiplerine daha çok yararlı olanı vermektedir.

 

Fıtır  Sadakası Tanımı ve Önemi

Sadaka kavramının aslı, doğruluk, doğru söz söylemek, doğrulamak anlamına gelir.  Müslümanın  Yüce Mevlanın emrine uymada gösterdiği doğruluğu (sadâkatı) ifade ettiği için ‘sadaka’ denilmiştir.
“Sadaka”, kişinin malından sırf Allah Teala’nın hakkı olarak ayırdığı vergidir. Bir açıdan Allah’a sadâkatla bağlı olmayı ifade etmektedir.
Sadaka, en geniş manasıyla bakarsak; Allah Teala rızası için yapılan her iyilik, verilen ve harcanan her şeydir. Müslümanın zekât vermesi sadaka olduğu gibi, müslüman kardeşinin yüzüne gülümsemesi bile bir sadaka yerine geçer. Diğer bir adı fitre denilen sadaka-i fıtır, Ramazan ayının sonuna yetişen ve aslı ihtiyaçlarından başka en az nisap miktarı mala sâhip bulunan her Müslüman’ın vermesi vâcip olan malla yapılan bir ibadettir. Fıtır sadakası, ramazan orucunun farz kılındığı hicri 2. yılın Şa’ban ayında, zekattan önce meşru kılınmıştır.

 

Fıtır Zekâtı (Fitre Sadakası) ne zaman verilir?

Bunun vakti, bayram namazından önce ödenir. Bayram gününden bir iki gün önce vermek de mümkündür.

Fitre Sadakası bayram gününden sonraya bırakılması caiz değildir.

Sadaka-i fıtır, Ramazan Bayramı’nın birinci günü tan yerinin ağarmasıyla vacip olmakla birlikte, Ramazan ayı içinde de verilebilir. Özellikle ihtiyaç sahiplerine bayramda ihtiyaçlarını karşılamaları için, bayramdan önce
verilmesi daha uygun olur. Fakat Bayram sabahına kadar sadaka-i fıtır verilmemiş ise, Bayram günlerinde ödenmesi gerekmektedir. Vaktinde ödenmeyen sonraya kalan fitreler ise, mümkün olan ilk fırsatta ödenmesi gerekiyor.

 

Fıtır Zekâtı (Fitre Sadakası) miktarı ne kadardır?

Hadis-i şeriflerde sadaka-i fıtrın miktarı, buğday, arpa, hurma veya üzümden bir sâ’ (yaklaşık 2,917 gram) olarak belirtilmiştir. Sadaka-i fıtrın bu sayılan maddelerden belirlenmesi, o günkü toplumun ekonomik şartları ve
beslenme alışkanlıklarından kaynaklanmaktadır.  Resül Ekrem (sav)  ve sahabe dönemindeki uygulamalar dikkate alındığında, sadaka-i fıtır miktarı ile, bir fakirin, içinde yaşadığı toplumdaki orta halli bir ailenin hayat standardına
göre bir günlük yiyeceğinin karşılanmasının hedeflendiği belirtilmiştir.
Bundan dolayı günümüzde sadaka-i fıtır, bir kişinin bir günlük normal gıda ihtiyacını karşılayacak miktar, ayni gıda yardımı olarak verilebileceği gibi, bunun değerinde nakit de verilebilir. Ama fakirin yararına olanı tercih etmek daha iyidir.

Ramazan ayın faziletinden mahrum kalmamak için neler yapmalıyız?

Özetle şunları söyleyebiliriz;Ramazan ayı Yüce  Allah’ın kullarına inam ettiği gerçekten büyük bir nimettir. Bu bereket, rahmet ve Kur’ân ayını gafletle geçirmek; günahlardan dolayı samimi bir kalp ile  Yüce Mevlamıza yönelmemek ve dahası haramlarla iştigal etmek kabul edilesi bir durum değildir. Halis bir kalp ile  Cenab-ı Hakkın huzuruna çıkanın mutlu olacağı gün gelmezden, bir an evvel nedâmetle  Yüce Mevlamıza yönelmeli; bu ayın bereketiyle kalplerimizi  Cenab-ı Hakkın sevgisi ve O’na itaatle nurlandırmalıyız. Buna yardımcı olması açısından ağızların tadını kaçıran ölümü,  Sevgili Peygamberimiz (sav) tavsiyesini her zaman hatırlamalıyız..

 

Fıtır Zekâtı (Fitre Sadakası) kimlere verilmez

Anne, baba, büyükanne ve büyük babalarına,

Oğul, oğlun çocukları, kız, kızın çocukları ve bunlardan doğan çocuklara verilmez

Müslüman olmayanlara da verilmez.

Eşler  birbirlerine, fitrelerini veremezler.

 

Fıtır Zekâtı (Fitre Sadakası) kimlere verilir

İhtiyaç sahipleri düşkünler, esaretten kurtulacaklar, borçlu olanlar, Allâh yolunda cihada katılanlar, yolda kalanlar, zekat toplamakla görevlendirilen memurlar ve müellefe-i kulüb adı verilen, kalpleri İslam’a ısındırılmak istenen yeni Müslüman olmuş kişilerdir. (Bkz. Tevbe, 9/60)

Aldıkları zekat ve fitreleri bir fonda toplayıp bunu sadece Tevbe suresinin 60. ayetinde belirtilen yerlere sarf ettikleri bilinen ve kendilerine her bakımdan güvenilen kimseler eliyle yönetilen dernek, kurum ve yardımlaşma fonlarına zekat ve fitre de verilebilir.

İslâm Dininde zekat ve fitrenin, kişilerin sınıf ve meslek gruplarına ayırmaksızın, kimlere verilip verilemeyeceği açıkça belirtilmiştir. Bundan dolayı, belli bir geliri olduğu halde, bu geliriyle asgari temel ihtiyaçlarını
karşılayamayan ve başka bir mal varlığı da olmayan kişilere zekat verilebilir.

 

 

Konu İşlişkin Bazı Hadisler şöyledir

Sadaka-i Fıtır, İbni Ömer (ra.anha) şöyle nakledilmiştir:  “Hz. Muhammd (sav), Ramazanda sadaka-i fitri insanlara farz kıldı” hadisine göre farzdır. ( Buhari, Müslim. )

Resül Ekrem (sav) devrinde fıtır sadakası uygulaması vardı. Abdullah b. Ömer’in (ra) şöyle naklediliyor:  Allah Resülü (sav)  fıtır sadakasını  1 Sa’ (ölçek) hurma, ve 1 sa’ arpa olmak üzere köle, erkek, kadın, küçük ve büyüklere vermekle yükümlü kılmış ve insanlar (bayram) namazına
çıkmadan önce verilmesini emretmiştir.”(Buhari, Sahih, Zekat, 24/77.(П.139.); Müslim, Sahih, Zekat, 12/12.(I.677.)
ِ
Ebu Said el-Hudri (ra) şöyle rivayet edilmiştir: “ Biz Allah Resülü (sav) devrinde fitreyi yiyecek maddelerinden 1 sa’ olarak verirdik. O zaman bizim yiyeceğimiz arpa, kuru üzüm, hurma ve keş (yağı alınmış peynir)
idi.”(Buhari, Sahih, Zekat,24/75.(П.139.)

 

Muaviye Zamanına kadar böyle devam etti ancak Muaviye halifeliği döneminde hacca gelerek, minbere çıkarak: “Ben 2 (iki) müd (1/2 sa’) Şam buğdayının, 1 sa’ hurmaya eşit olduğunu görüyorum.” Bundan böyle insanlar onun görüşünü kabul ederek buğdaydan fıtır sadakasını ½ sa’ olarak vermeye başladılar. (Buhari, Sahih, Zekat, 24/76. (П.139.)

 

Abdullah b. Abbas (ra) şöyle naklediliyor: “Fıtır sadakasının, oruçluları gereksiz ve çirkin sözlerinden (günahlarından) arındırmak ve yoksullara gıda temini için gerekli bir ibadet olduğu”(Ebu Davud, Sünen, Zekat,9/17.(П.262)

 

Paylaş

Yorumlar