Fatiha Suresi Okunuşu ve Anlamı: Türkçe Tefsiri, Arapça Okunuşu

0

Fatiha suresinin Arapça, Türkçe okunuşu, anlamı, fazileti ve tefsiri. Fatiha suresi nerede inmiştir? Fatiha süresi kaç ayettir? Kısaca Fatiha suresinin fazileti ve önemi..

Fatiha Ne Demektir ?

Fatiha kelimesi, sözlükte “bir şeyin evveli, ilk açılan yeri” demektir. Fatiha’nın karşıtı (hatime)
dir. Fatiha, Kuranın ilk suresi olduğu için; açış yapan, açan anlamını (Fatiha) denilmiştir. Fatiha Suresi
Mekke´de tam olarak nazil olan ilk suredir. Yedi ayettir.

Fatiha Suresinin Türkçe Okunuşu

 

Fatiha Suresinin Türkçe Okunuşu

1- Bismillahirrahmânirrahîm.
2- Elhamdü lillâhi rabbil’alemin
3- Errahmânir’rahim
4- Mâliki yevmiddin
5- İyyâke na’budü ve iyyâke neste’în
6- İhdinessırâtel müstakîm
7- Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn

Fatiha Suresinin Anlamı

1- Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle.
2,3,4- Hamd, Âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah’a mahsustur.
5- (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.
6,7- Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

Fatiha Suresinin İsimleri

Fatiha Suresi’nin birçok ismi mevcuttur “Fatihatül-Kitab” (Kitabı açan) diye adlandırılmıştır. Bu
surenin dilimizde en çok bilindik adı “el-Hamd”dır. Fatiha Suresi, Kur’an-ı Kerim’in getirmiş olduğu
esasların bir özeti olduğundan “Ümmü´l-Kitab” (Kitabın Anası), el-Esas, el-Kenz (Hazine), es-Salat,
eş-Şifa gibi isimler verilmiştir. 1 Surenin baş kısmı Rahmet, ortası Hidayet, sonu da Nimet’tir. ( Hak Dini Kur’an Dili, Elmalılı M.Hamdi Yazır, C. 1, sh. 35-36)

Fatiha Suresinin Tefsiri

1- Rahman ve Rahim olan Allah´ın adıyla,

2- Hamd alemlerin Rabbi Allah´a mahsustur.
Bu surede; Allah, Rab ve Rahman isimleri el-Esmaü’l-Hüsna’nın kökleridir.
Allah ismi: Uluhiyetine dair sıfatları içerir.
Rab ismi: Rububiyetine dair sıfatları içerir.
Rahman ismi: İhsanına, cömertliğine ve iyiliğine dair sıfatları içerir. 2
Hamd; sena, övmek, şükür gibi anlamlara gelir. Hamd üç çeşittir:

1) Kavli Hamd:
Dilin, Allah’ı hamd ve sena etmesidir.

2) Fiili Hamd:
Allah´ın rızasını umarak, bedeni ibadetlere ve hayırlara devam etmektir
Resulullah (s.a.v): “Her bir hal için Allah’a hamdolsun” buyurmuştur.

3) Hali Hamd:
Ruh yönüyle yapılan hamd’dır. Bu da ancak:
• İlim ve amelde olgunluk,
• İlahi ahlakla ahlaklanmakla mümkündür.3 Kulun hamdi, Allah’ı bildiği ölçüdedir.
RABB : Terbiye ve ıslah eden, yetiştiren demektir.
Yüce Allah:
– alemleri terbiye eden, yönlendiren, ıslah edendir..
– İnsanları terbiye edendir.

ALEMLER:
a) İnsanlar alemi
b) Hayvanlar alemi
c) Bitkiler alemi
d) Cinler alemi
e) Melekler alemi
f) Ruhlar alemi

3- O; Rahman ve Rahimdir.
4- O, din gününün maliki (sahibi) dir.
İtaat eden ile isyan edenin, zalim ile mazlumun ayrılması için hazırlanan ceza gününün malik ve
hakimi Allah’tır. Din kelimesi, Arapçada ceza, hesap, kaza, siyaset, itaat ve şeriat manalarınadır..
Din, Allah tarafından ortaya konmuş bir nizamdır. Dinin meyvesi, hayırlı amellerdir. Ancak bu
ameller kişinin kendi arzu ve isteğine, aklına mantığına ve zannına göre değil, Hakkın emrettiği ölçülere
uygun olan hayırlı ve faydalı işlerdir.
Asıl dindarlık, dinin sahibi olan Allah´ın emrettiği hayırlı amelleri, Allah´ın istediği ve kabul
edeceği şekilde yapmaktır. Bunun da, hem beden hem de ruh ile yerine getirilmesi gerekir.
Sonuç olarak, ahirette insanlar Allah´ın huzurunda bu dünyada yaptıklarından hesaba
çekileceklerdir. İyiler mükafatını, kötüler de cezalarını bulacaklar.
İşte iyilerle kötülerin ayrılacağı bu güne “Din Günü” veya “Hesap Günü” denmiştir. Bu günün tek
sahibi yüce Allah´tır. O halde, O´na yönelmek, O´na kulluk yapmak, O´nun emir ve yasaklarına uymak
en akıllı ve en kazançlı yoldur. (Hak Dini Kur’an Dili, Elmalılı M. Hamdi Yazır, C.1, sh.93-100)

5- Ancak sana kulluk (ibadet) eder, ve yalnız senden yardım dileriz.
Abdiyyet (Kulluk): İtaat etmek, tevazu göstermek, isyan etmeksizin, yüz çevirmeksizin boyun
eğmektir.
İbadet: Yüce Allah´ın razı olduğu her söz ve fiile ibadet denir. Müslümanın her olumlu ve güzel
davranışı ibadettir.
Ubudiyet: Allah´ın yaptığına (takdirine) razı olmak ve isyan etmemektir.
İbadeti riyasız, kibirsiz ve sum’asız (amelleri duyurmak) olarak yapmak esastır.
İmam-ı Gazali, ibadeti genel olarak on kısma ayırmaktadır. Bunlar:
1- Namaz,
2- Oruç,
3- Hacc,
4- Zekat,
5- Kur´an okumak,
6- Her halinde Allah´ı zikretmek,
7- Müslümanların haklarının teminine çalışmak,
8- Kardeşlik hukukuna riayet etmek,
9- İyiliği emredip kötülüğü yasaklamak,
10- Peygamberin sünnetine uymak…

Bu ayette, Allah ile kullar arasında kapalı bir anlaşma, bir sözleşme yapılmaktadır. Nerede bir
canlı varsa orada mutlaka bu kanunun hükmü vardır. İbadet ve kulluk Allah´ın hukuku (hakkı), bizim ise görevimizdir. ahirette de bunların karşılığını almak bizim hukukumuz (hakkımız) dır. Burada insan, “Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım bekleriz” demek suretiyle, Allah’a kesin söz vermiş oluyor. “Senden başka ibadet edilecek ve senden başka yardım istenecek ilah yoktur.
Çünkü her şeyi yaratan ve yaşatan sensin, her şey sana muhtaçtır. Sen ise hiçbir şeye muhtaç değilsin”
diyerek kulluğunu açıklar ve teslimiyetini gösterir. Ayrıca burada; kulluk, ibadet ve yardım istemek “Biz” (Cemaat) ifadesiyle gelmiştir. Bu yardımın istenebilmesi için, bu cemaatin oluşması gerekmektedir. Cemaat ise kuru bir kalabalık değil, tek bir ruhla hareket edebilen topluluk demektir. Bu cemaatin oluşması, bir ruh ve bir sosyal sözleşmeye bağlıdır. İslam cemaatinin oluşması da, Fatiha Suresi’nin inişinden sonradır. Fatiha Suresi’nin her namazda okunmasının hikmeti de budur. Cemaatteki kardeşlik duygusu, önce kişinin ruhunda yerleşir ve olgunlaşır. Daha sonra, cemaat duygusu ruhlarında olgunlaşan fertler bir araya gelerek cemaati oluştururlar. Bu ruhu devam ettirebilmek ancak cemaatle (teşkilatla) mümkündür. Onun için bir kimse namazda:
“Ancak sana kulluk eder, ancak senden yardım dilerim” diyerek tekil siga (kip) okursa,
namazı fasit olur. Çünkü Allah, her namazda cemaat sözleşmesini istemekte ve kişiye de bunu
söyletmektedir.

6- Bizi Hak yola ilet…
Kul, önündeki mesafeleri Allah´a ibadet ve ubudiyet ile aşmaya çalışırken, karşılaştığı engelleri
aşmak için yardım isteğinden sonra, bir de “Sırat-ı Müstakim”i ister. Bu da Allah’ın hidayeti ile
gerçekleşir. Allah yardım etmese, kul Allah’a ibadet edemez. Onu hidayete iletmese, istikamet bulamaz.
Hidayet:
Yol göstermek, ilerlemek, delalet etmek demektir. Hidayet, Hakk´a ve Hak olana götürmektir.
Onun içindir ki, mesela hırsıza yol göstermeye hidayet denmez.

Hidayet üç çeşittir.
1. Hidayet-i ‘Amme (Genel Hidayet):
Bütün canlıları içine alan hidayettir. Her canlı, kendisine fayda ve zarar verecek şeyi bilir. Faydalı
olanı arar, zararlı olan şeylerden de kaçar.
2. Hidayet-i Hassa (Özel Hidayet):
Mü´minleri içine alan hidayettir. Allah´ın iman edenlere cennet yolunu göstermesidir..
3. Hidayet-i Ehass (Hakiki Hidayet):
Bu hakiki hidayettir. Hakikatte buradan yol bulunur. Allah´ın; kulunu, kitabıyla hidayete
ulaştırmasıdır.  ( a.g.e. M. Sami Ramazanoğlu, sh.45-46. 7 Tefsir-i Kebir, C.1, sh. 358)

Sırat-ı Müstakim:
Hiçbir yerinde meyil ve eğrilik bulunmayan, dümdüz ve dosdoğru yol demektir.
Sırat-ı Müstakim:
İslam’dır. Resulullah (s.a.v)’ın ahlakıdır, Allah´ın ve Resulünün yoludur.
Allahu Teala, alemlerin Rabbi olduğundan, alemlerin hepsinde O´nun kanunları geçerlidir. Her
hak kanunu, Allah´ın koyduğu bir kanun olduğundan müstakimdir. Yani kendilerinde hiç bir yanlışlık ve
eğrilik yoktur.
Sırat-ı Müstakim, en yakın ve en kısa yoldur. Dosdoğru olan yol bir tektir. Dosdoğru yol, maksada
götürür. Eğri yollar ise hedefe götürmez. 7

7- “Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba uğrayanların ve dalalete düşenlerin
değil.’’

Nimetler genel olarak iki kısma ayrılır.
1. Dünya Nimetleri
2. ahiret Nimetleri

Dünya Nimetleri İki kısma ayrılır:
a- Vehbi (Allah Vergisi) Nimetler:
Bu nimetler maddi ve manevi nimetlerdir.
b- Kesbi Olan (Çalışarak elde edilen) Nimetler:
Bu nimetler de nefsi rezil şeylerden arındırmak, ilim ve marifet, güzel ahlak, bedeni hoş şekiller ve
güzel huylarla süslemek, mevki, makam, itibar ve servet kazanmak gibi şeylerdir.
Ahiret Nimetleri:
İki kısma ayrılır.
a- Vehbi (Allah Vergisi) Nimetler:
Bunlar ruhani ve cismani nimetlerdir. Allah´ın affı, mağfireti, sonsuz huzur ve güveni bahşetmesi,
şefaat, Resulullah (s.a.v) ile beraber olmak, Cemalullah gibi nimetlerdir.
b- Kesbi Nimetler:
Dünyada yapılan kulluğun, ibadetlerin karşılığında kazanılan nimetlerdir. Cennet, Arşın gölgesi,
Havz-ı Kevser, ahiretteki neşe, sevinç gibi ruhani ve cismani nimetlerdir.
Nimet Verilenler:
a) Peygamberler,
b) Şehidler,
c) Sıddıklar,
d) Salih ve Muslihler,
e) Yukarıdaki kimselere arkadaş olan mü´minler

Kul, nimetten aldığı haz kadar hidayetten de o ölçüde haz alır. Hidayetten aldığı haz kadar da
rahmetten haz alır.
İşlerin hepsi O’nun nimetine ve rahmetine döner. Nimet de, Rahmet de, O’nun
Rububiyet’indendir. O’nun, rahmet eden ve nimet bahşeden olduğunda şüphe yoktur. Bu, aynı
zamanda O’nun ilah olduğunun da göstergesidir. İnkarcılar, inkar etse de, müşrikler ortak koşsa da, O,
hak olan tek ilah’tır.
Gazap : Rızanın zıddıdır. İntikam ve ceza manasınadır.
Dalalet : Dalal ve dalalet hak yoldan bilerek veya yanlışlıkla sapmaktır ki “Hüda” kelimesinin
zıddıdır.

Burada gazaba uğrayanlardan maksat, ilahi kitabın hükümlerini tahrif edenler, peygamberleri
öldürenler, ‘’ Allah fakirdir, biz zenginiz’’ deyip Hz. Üzeyr’e Allah´ın oğlu isnadında bulunanlardır.
Dalalete sapanlar ise, hak inancı kaybedip, teslis inancına sapanlar, meleklere Allah´ın kızları, Hz.
İsa´ya Allah´ın oğlu isnadında ve iftirasında bulunanlardır.
Gazaba uğrayanlar, gayelerini ve amellerini fesada uğratmışlar, sapıklığa düşenler ise, inanç ve
ilmi fesada uğratmışlardır.

Sonuç olarak: Fatiha Suresi’ni anlayarak okuyan bir müslüman:
a- ‘’Elhamdülillah’’ derse, Allah’a şükretmiş ve elindekiyle yetinmiş olur.
b- Kim, Allah’ın alemlerin Rabbi olduğunu bilirse, bulamadığı ve elde edemediği şeylere ait hırsı,
elde ettiği şeylerle ilgili cimriliği ortadan kalkar.
c- Kim, Allah’ın ‘’Rahman ve Rahim olduğunu bilip, O’nun ‘’Din Gününün Sahibi’’ de olduğunu
bilirse gazabı ve öfkesi gider.
d- Kim, ‘’İyyake na’budu’’ derse; kibri, ‘’Ve iyyake neste’in’’ derse, kendisini beğenmesi yok
olur.
e- ‘’İhdinassırata’l-Müstakim’’ deyince de ondan heva şeytanı uzaklaşmış olur.
f- ‘’Sıratallezine en’amte ‘aleyhim’’ deyince de, kendisinden küfür ve şüphe gitmiş olur.
g- ‘’Ğayril Mağdubi ‘aleyhim veleddallin’’ dediği zaman da, ondaki bid’atler savuşmuş olur.
Böylece Fatiha Suresi’nin yedi ayeti, bu yedi kötü ahlakı defetmiş olur.

Fatiha Suresinden Alınacak Dersler

1. Allah´tan başkasına hamd (dua, şükür, sena) edilmez.
2. Allah, alemlerin Rabbidir. Yani canlı ve cansız bütün varlıkları yaratan, yaşatan, terbiye
ve ıslah edendir.
3. Allah, Rahman ve Rahimdir. Dünyada herkese merhamet eder, ahirette ise mü´minlere
merhamet edecektir.
4. Hesap sormak, ceza veya mükafat vermek sadece Allah´a aittir.
5. Cemaatleşmek, teşkilat halinde çalışmak emredilmektedir.
6. Devamlı hak yolda bulunmayı istediğimizi hatırlatır. Bu nedenle günde kırk defa
namazda okuruz.
7. Nimet verilenlerin yolunu, yani peygamberlerin, şehidlerin yolunu istediğimizi hatırlatır.
Gazaba uğrayanların ve dalalete sapanların yolunu istemediğimizi ve uzak durmamızı
bildirir

Fatiha Suresi Ve İçeriği hakkında Bilgi

Fatiha Suresi Ve İçeriği hakkında Bilgi

Paylaş

Yorumlar