Dua ederken ısrarcı olmalı mıyız?

0

Duada Israr Etmek

Müminler olarak her birimiz hem dua etmeye hem de bize dua edilmesine ihtiyaç duymaktayız. Çünkü dua, kulluk bilinci içerisindeki kişinin tüm istek ve arzularını Rabbinden talep etmesi demektir. Yeryüzünden Allah Azze ve celle’e doğru yükselen dualarımız, Allah ile kurduğumuz en kuvvetli bağdır ve bizimle Allah arasındaki ilişkinin canlı tutulmasını sağlar. En sevinçli halden, en kederli hale, maddi ve manevi en üst seviyeden, en alt seviyeye, her ne hal ve durumda olursak olalım, Allah Azze ve celle ile olan bağımızın canlılığını sürdürebilmesi ancak dua ile olur.

Her gün namazlarımızda defalarca Fatiha suresindeki “(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız”1 ayetini okuduğumuz gibi, hiç şüphesiz dua edilecek tek merci, gücü her şeye yeten Yüce Allah’tır. Allah Resulü صلى الله عليه وسلم de bir hadisinde “Dua ibadetin özüdür”2 buyurmuştur. “Bana dua
edin, kabul edeyim”3 ayetiyle ise Yüce Rabbimiz, biz kullarını adeta kendisine çağırmaktadır. Zira kulluğumuzun ana ekseni duadan oluşur. Bu yüzden de bizim dua ile Allah’a yönelmemiz aslında O’nu hakkıyla tanımaya çalıştığımız ve tazim ettiğimiz anlamına gelir. İşte yüce Allah’ın da biz kullarından istemiş olduğu tam da
budur.

Dualarımızı içten ve inanarak yapmalıyız. Zira şundan emin olmayız ki, dualardaki talepleri yerine getirmede Allah için hiçbir zorluk yoktur. Peygamber Efendimiz صلى الله عليه وسلم’in ifadesiyle:

“Allah’a, kabul edileceğine gerçekten inanarak dua ediniz. Biliniz ki Allah, gafil ve umursamaz bir kalp ile yapılan duaları kabul etmez.”4 Ayrıca sahabeden, Resul-i Ekrem صلى الله عليه وسلم dualarını genelde üç kere tekrarladığını öğreniyoruz.5 Peygamberimiz صلى الله عليه وسلم‘in bizi bu anlamda uyardığı husus ise, isteklerimizi farkında olarak, bilinçli bir şekilde istememiz gerektiği ile ilgilidir. Zira Rabbimizden, O’nun emir ve yasaklarına aykırı olan bir şey istemek kullar olarak düşünülmez bir husustur. Bu şekilde yaptığımız dualarımızda ısrar etmemiz ise çok büyük önem taşır. Nitekim yüce Mevlamız “Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulsunlar”6 ayetiyle kendisine yönelen kulun duasını kabul edeceğini vaad eder. Resulullah صلى الله عليه وسلم da, Allah’ın kendisine kalkan elleri boş çevirmekten haya edeceğini ifade edip
“Sizden biriniz, ‘Dua ettim de duam karşılık görmedi’ deyip acele etmediği müddetçe duası karşılık
bulur”7 buyurmuştur. Sahabe, “Yahhnm  Resulallah! Acele etmek nedir?” diye sorunca da “Dua ettim de kabul edildiğini görmedim, deyip ve o anda vazgeçerek duayı bırakmaktır”8 cevabını vermiştir.

Dua ibadeti belli bir mekana ve zamana bağlı değildir.  Allah Azze ve celle bizi O’na her koşul ve her şartta yalvarıp yakaran, daima O’na sığınan kullarından eylesin ve kabul olmayan duadan da bizleri korusun. amin

Paylaş

Yorumlar