Dinimizde Malın Korunması

0

Dinimizde Malın Korunması

Malın korunması; mülkiyet, ekonomik haklar, üretmek, sahip olmak, satmak ve
tüketmek ile ilgili hakları kapsar. İslam’a göre herkes kendi imkân ve ölçüsünde
mülk edinme hakkına sahiptir. Her bireyin çalışıp emek sarf ederek meşru yollardan elde ettiği mallarına sahip çıkma ve kazandığı malı harcama hakkı vardır. Kişi
haram ve gayri meşru yollar olmamak kaydıyla kazandığı malı biriktirir, satar, gelirinden faydalanır. İslam dini, çalışmayı teşvik eder. Kişinin kendi elinin emeğiyle geçinmesine ve üretmesine özendirir. Bu konuda Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
“İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” Hz. Muhammed (s.a.v.) de “Hiç kimse kendi el emeğiyle kazandığından daha hayırlı bir lokma yememiştir…” buyurarak insanları üretmeye ve geçimini sağlamak için çalışmaya teşvik etmiştir.

Helal yollardan elde edilen mülkiyeti korumak, emeğe saygının bir ifadesi olarak yorumlanmıştır. İnsanın kazandığı malı onun izni olmadan almak ve kullanmak büyük günahlardan sayılmış ve yasaklamıştır. Kur’an-ı Kerim’de, “Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret dışında mallarınızı haksızlıkla yemeyin…” buyrularak insanların mallarının hile, rüşvet, kumar gibi haksız kazanç yollarıyla
ellerinden alınması yasaklanmıştır. Kur’an-ı Kerim’de, tartıda hile yaparak haksız
kazanç elde edenler kınanmıştır.29 Ayrıca insanların emeklerinin karşılığını vermek
emredilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de “İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin.
Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”30 buyrularak hak edilen emeğin noksan ödenmemesi istenmiştir. Emeğin korunması ve gözetilmesi konusunda Hz. Muhammed (s.a.v.) de şöyle buyurmuştur: “Çalışana ücretini teri kurumadan veriniz.”Haksız kazanç elde edilen yollardan biri de rüşvettir. İslam dininde rüşvet olarak
alınan ve verilen her şey haramdır. Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadisinde rüşvet alan
ve veren için şöyle buyurmuştur. “Allah’ın lâneti, rüşvet verenin ve rüşvet alanın üzerinedir.” Bir başka hadisinde de “Rüşvet alan da veren de Cehennemdedir.”  buyurarak rüşvetten kaçınılması gerektiğini vurgulamıştır. Rüşvet insanlar arası ilişkileri bozmakla kalmayıp, toplumsal birlikteliğe de zarar verir.

Haram kazanç elde etmeyi yasaklayan İslam dini, faizi de haramlar kapsamında saymaktadır. Malın korunması ve bereketlenmesine engel olan faiz, ”Ey iman edenler! Allah’tan korkun. Eğer gerçekten inanıyorsanız mevcut faiz alacaklarınızı terkedin.” ayetiyle  yasaklanmıştır.

Malı koruma yollarından biri de israftan kaçınmaktır. İnsanları ve toplumları yoksullaştıran kötü davranışlardan biri de israftır. İslam dini, yeme içme gibi temel ihtiyaçların karşılanmasında dengeli davranılmasını istemektedir. Kur’an-ı Kerim’de
şöyle buyrulmaktadır: “…Yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.”

Paylaş

Yorumlar