Dinimizde Kurban İbadeti Ve Önemi

0

İslam dininde emredilen ibadetlerden biri kurbandır. Kurban kavramı sözlükte, yaklaşmak, yakınlaşmak anlamlarına gelir. İslami bir terim olarak ise belirli şartları taşıyan hayvanı, usulüne uygun olarak ibadet maksadıyla kesmeye ve bu amaçla kesilen hayvana kurban denir. Kurban, mali bir ibadettir. Çünkü bu ibadeti yerine getirmek, belirli bir maliyet gerektirir. Dinimizde kurban ibadetine önem verilir. Kur’an-ı Kerim’de yer alan bir ayette Rabb’imiz (c.c.), Peygamberimize (s.a.v.) hitaben şöyle buyurmuştur: “O hâlde Rabb’in için namaz kıl ve kurban kes.” buyurmuştur. Bazı İslam âlimleri, bu ayetin tüm Müslümanlara yönelik olduğu görüşündedirler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de birçok hadisinde, kurban ibadetinin önemi üzerinde durmuştur. Örneğin bir hadisinde, “Kim gücü yettiği, imkânı olduğu hâlde kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın.” buyurmuştur. Günümüzdeki şekliyle kurban ibadetinin geçmişi, İbrahim Peygamber’e (a.s.) dayanmaktadır. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.), kurban hakkında kendisine soru soranlara, “Kurban, babanız İbrahim’in sünnetidir.” buyurarak cevap vermiştir.

Adak Kurbanı Nedir: Kurban Bayramı dışında da çeşitli sebeplerle kurban kesilir. Adak (nezir) kurbanı bunlardan biridir. Bir kişi bir dilekte bulunursa bu dilediğinin gerçekleşmesi hâlinde kurban kesmesi gerekir. Buna adak kurbanı denir. Adak kurbanının etinden, kurbanı kesen kişi ile aile fertleri yiyemez.

Akika Kurbanı Nedir: Kurban çeşitlerinden biri de akika kurbanıdır. Akika kurbanı, yeni çocuğu dünyaya gelen bir Müslüman’ın, çocuğunun doğumunun ilk günlerinde Allah’a (c.c.) şükür amacıyla kestiği kurbana denir. Akika kurbanının etinden hem kurban sahibi hem de onun aile fertleri yiyebilir.

Kurban ibadetinin çeşitli hikmetleri vardır. Bu ibadet, Allah’ın (c.c.) bir emridir. Kurban kesen kişi, Allah’ın (c.c.) emrine uymuş olur. Onun her emrini yerine getirmeye, Rabb’inin (c.c.) yolunda ve onun rızasını kazanmak uğruna her fedakârlığı yapmaya hazır olduğunu ifade eder. Bu anlayış, kurbanın kelime anlamına uygun olarak insanı Allah’a (c.c.) yakınlaştırır. Kurban ibadeti, insanın yaratıcısına olan sevgisinin, bağlılığının ve aynı zamanda takvasının göstergesidir. Nitekim bir ayette, “Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat ona sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır…” buyrulmuştur.

Kurban, insanı cimrilikten kurtarır ve onu cömertliğe, paylaşımcılığa alıştırır. Maddi imkânlarını seferber edip sadece ibadet maksadıyla kurban kesen kişi, malını Allah (c.c.) yolunda harcama bilincine sahip olur. Bu bilinçle de hayır yapmaya yönelir. Kesilen kurbanın etinden eve gelen misafirlere, komşu ve akrabalara ikram edilir. Ayrıca kurban kesemeyen fakirlere de et dağıtılır. Böylece et alacak maddi imkânı olmayanların da bayram vesilesiyle et yemesi sağlanmış olur. Günümüzde özellikle Diyanet İşleri Başkanlığı ve Kızılay gibi kurumlar, kesilen kurbanların, dünyanın birçok bölgesinde yoksullara ulaştırılmasına aracılık etmektedir. Böylece kesilen kurbanlar hem Müslümanlar arasında yakınlaşmayı sağlamakta hem de hiç tanımadığımız insanların da et yemesine vesile olmaktadır. Kurban sayesinde toplumda hayvancılık gelişmekte, ticari hayat canlanmaktadır. Böylece kurban ibadeti, toplumda ekonomik canlanmaya ve fakirliğin azalmasına katkıda bulunmaktadır.

Bir kimsenin kurban kesmekle yükümlü olması için bazı şartların gerçekleşmesi gerekir. Buna göre akıl sağlığı yerinde olan, ergenlik çağına ulaşmış, hür, mukim (dinen yolcu olmayan) ve maddi durumu iyi olan Müslümanların kurban kesmesi vaciptir. Zenginliğin ölçüsü de temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra en az 80,18 g altın ya da bunun karşılığı mala sahip olmaktır.

Vacip olan kurbanın, Kurban Bayramı’nın ilk üç günü kesilmesi gerekir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bir Kurban Bayramı günü şöyle buyurmuştur: “Bugün ilk işimiz (bayram) namazı kılmak, sonra dönüp kurban kesmektir. Kim böyle yaparsa bizim sünnetimize uymuş olur.” Kurban kesilirken Allah’ın (c.c.) adının anılıp besmele çekilmesi şarttır. Peygamberimiz (s.a.v.), kurban keserken “Bismillâhi Allahü ekber.” diyerek Allah’ın (c.c.) adını zikretmiştir.

Kurban olarak kesilecek hayvanların belli özellikleri taşıması gerekir. Dinimize göre sadece büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar kurban edilebilir. Dolayısıyla yalnızca koyun, keçi, sığır , manda ve deve kurban edilebilir. Küçükbaş hayvanları sadece bir kişi kurban olarak kesebilir. Büyükbaş hayvanları ise yedi Müslüman, ortaklaşa kurban edebilir. Tavuk, horoz, kaz, ördek gibi hayvanların kurban olarak kesilmesi caiz değildir. Kurban edilecek hayvanda bir veya iki gözü kör olmak, kesim yerine yürüyemeyecek kadar topal olmak, doğuştan kulağı bulunmamak, dişlerinin yarısından fazlası dökülmüş olmak gibi kusurlar olmamalıdır. Bunun yanında kurban edilecek koyun veya keçinin bir, sığır ve mandanın ise iki yaşını doldurmuş olması gerekir. Ancak altı ayını tamamlayıp da bir yaşında gibi besili görünen koyunun kurban edilmesi caizdir

 

Paylaş

Yorumlar