Dinimizde Komşuluk Hakları

0

Dinler arasında inceleme ve karşılaştırma yapanlar, şu hakları konusunda en titiz davranan dinin İslâm olduğunu tesbit etmişlerdir. Onun için bu konuyu doğrudan doğruya Peygamberimizin hadisleri ışığında ele alıp görelim. Biz burada konuyla ilgili bütün hadisleri değil, sadece birkaçını inceleyeceğiz.

Komşuluk nedir? Komşuluk hakkı neden önemlidir?

Müslüman olmanın bir şartı: “Civarında bulunan komşu ile iyi geçin ki, Müslüman olasın..”

“Kötülüklerinden komşusunun emin olmadığı kişi Cennet’e giremez.” (Buhari, Edeb, 29; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 1/387)

Mü’min olmanın bir şartı: “Allah’a ve âhiret gününe imanı olan, komşusuna ikram etsin.”

“Komşusu kötülüğünden emin olmadıkça, kişinin imanı, olgunlaşmış olmaz.”

“Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa, komşusuna iyilikte bulunsun. Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa, komşusuna ikram etsin.” (Buhari, Edeb, 29; Müslim, İman 18; Beyhaki, Şuabü’l-İman, 4/235)

KOMŞU HAKKI İLE İLGİLİ ÂYET-İ KERÎME

وَاعْبُدُوا اللّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـٔاً وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَاناً وَبِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبٰى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالاً فَخُوراًۙ

“Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.” (Nisa Sûresi, 36)

Gündüzleri oruç tutan, gecelerini namaz kılmakla geçiren, fakat komşularını hep rahatsız eden bir kadından bahsettiklerinde, Peygamberimiz: “O Cehennemdedir” buyurmuştur. İşte toplumda yoksulluğu ortadan kaldırmaya fakirzengin farkını azaltmaya ve huzurlu insanlar meydana getirmeye yönelik bir emir:
“Komşusu açken, kendisi tok olan bizden değildir.”
Ayrıca şöyle denilmiştir: “Kıyamet günü yoksullar, zengin komşularının yakalarından yapışarak, onları Allah’ın huzuruna getirir ve “Ya Rab! buna sor, neden bana yardım etmedi?” der.”
Kimler mi komşumuz? Peygamberimiz cevap veriyor:
“Bilmiş olun ki, kırk ev komşudur. Kırk ev sağdan, kırk ev soldan, kırk ev önden, kırk ev arkadan.” Şayet bizler komşularımıza iyi davranmiyorsak, imanımız olgun bir iman değil, Müslümanlığımız da tam Müslümanlık değildir.

Üst katta oturup alt kattakini rahatsız eden geç vakitlere kadar gürültü yapan, oyun  oynayan, pencerelerden yükselen seslerle çevreyi rahatsız eden, balkonlardan eşya silkeleyip herkesi inciten ve buna benzer “Kendisine yapılmasını istemediği şeyleri başkasına yapan” kimse  Allah’ın sevdiği, Peygamberin hoşlandığı bir Müslüman olamaz. Yaptıkları ibadetler kendisini kurtaramaz ve ahirette ceza görür.

Komşusunun kapısını, konuşmasını dinlemek, penceresini, görüntüsünü kapatmak gibi komşuyu rahatsız edici bütün davranışlar, İslam’da kesinlikle yasaktır. Komşu hakkı meselesini, Peygamberimizin bir hadisi ile kısaca toplamış olalım:

“Yardım dilerse, yardımına koşmak, ödünç isterse, vermek, ihtiyacını gidermek; hastalanırsa, geçmiş olsuna gitmek; ölürse, cenazesinde bulunmak; sevinçli günlerinde, gözaydınlığına gitmek ve felâketli günlerinde geçmiş olsuna koşmaktır. İznini almadan, havasını kesecek şekilde, evini onun evinden daha yüksek yapma! Komşuna eziyet etme! Satın aldığın meyveden ona da ver; vermeyeceksen gösterme! Çocuğun, onun çocuklarına karşı, bu meyveleri sokak ortasında yemesin! Tencerede pişen yemeğin kokusu ile onu incitme!”

İslam’ın güzel bir emri de, Müslüman olmayan komşuya da, aynı Müslüman komşuya iyi davranıldığı gibi davranılmasını emretmiş olmasıdır.

Paylaş

Yorumlar