Dinimizde Ailenin Yeri Ve Önemi

0

İslamda Ailenin Yeri Ve Önemi

Aile toplumun temeli ve huzurun kaynağıdır. Birbirlerine akrabalık bağı ile bağlı bireylerin karşılıklı hak ve görevlerine riayet ederek sağladıkları huzur, aynı zamanda toplumsal huzurun da kaynağını oluşturmaktadır. Bu sebeple dinimiz, evliliği teşvik etmiş, aile yapısının sağlam olmasına büyük önem vermiş, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) de bu hususta bizlere en güzel örnek olmuştur.

Dinimiz, evliliğe büyük önem vermiş ve aile için yapılan her harcamayı, verilen her emeği de sadaka olarak kabul etmiştir. Allah Azze ve celle Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “Kaynaşmanız için size kendi (cinsinizden) eşler yaratıp, aranızda sevgi ve merhamet peyda etmesi de Allah”ın(varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır”.[Rum, 20.] Hz. Muhammed Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Bir kimsenin harcadığı paraların en değerlisi ailesinin ihtiyaçlarına harcadığı paradır”.[Müslim, Zekat, 38.] “Bir kişi Allah’ın rızasını umarak ailesinin geçimini sağlarsa, harcadıkları onun için bir sadaka yerine geçer.”[Buhari, İman, 41.]

 

İnsan sosyal bir varlıktır, yalnız başına yaşama imkanına sahip değildir ve herkesin bir eşe, bir yoldaşa muhakkak ihtiyacı vardır. Hayatın her safhasında bu ihtiyacı herkes mutlaka hissedecektir. Son 50-60 yıldır aileyi önemsemeyen, bundan dolayı da aile hayatından mahrum olan toplumlar, şimdi kaybettikleri aile yuvasını yeniden inşa etmek için çırpınmakta, bunun için büyük yatırımlar yapmaktadırlar. Ancak temeli sevgi ve saygı gibi manevi değerlere dayanan bu mukaddes kurumun, yalnızca maddi imkanlarla ayağa kaldırılması ve yeniden inşası da mümkün olmamaktadır.

 

Aile hayatında insanlar için sayısız nimetler vardır. İnsan aradığı ve ancak hiçbir yerde bulamadığı huzuru ancak aile ortamında bulabilir. Çocuk sahibi olmak ve tarifi imkansız evlat sevgisini tatmak bile başlı başına bir büyük nimettir. Huzur ve mutluluğu ailede değil de meşru olmayan yerlerde arayanlar yanıldıklarını bir süre sonra anlıyorlar. Ailede huzur ve mutluluk, aile bireylerinin hep birlikte üzerlerine düşen görevleri yerine getirmelerine bağlıdır. Bilhassa aile büyükleri, öncelikle kendi davranışları ile çocuklarına örnek olmalıdırlar. Anne-babanın birbirleriyle iyi geçinmeleri, edep, terbiye, sevgi, saygı, ve güzel ahlak kurallarına uymaları, küçük bireyler için örnek olmaları bakımından önem arz etmektedir.

 

Günümüzde evlilik yaşı her geçen gün daha da ilerlemektedir. Kimi yerlerde bu yaş neredeyse kırkı bulmaktadır. Boşanma sayısındaki artış da işin diğer bir yönünü teşkil etmektedir. Ne var ki bu husus toplumsal ahlak ve aile kurumu açısından kaygı verici bir durumdur. Bu gidişatın önüne geçmek fert ve toplum olarak hepimizin görevidir. Bunun için de önce evlenmeleri ve yuva kurmaları konusunda gençlerimize ve dullarımıza yol göstermeli ve yardımcı olmalıyız. Aile ortamında huzursuzluk yaşayan, bundan dolayı da boşanma noktasına gelmiş eşlerin problemleriyle ilgilenmeli, dertlerine çareler bulmalıyız.
Sözlerimi Rasûlullah’ın (s.a.v.) bazı hadisleri ile bitiriyorum: “Evlenmek benim sünnetimdendir. Benim sünnetim ile amel etmeyen benden değildir”[ İbn Mace, Nikah, 1.]“Allah’ın en sevmediği helal, boşanmaktır”.[ Ebu Davud, Talak, 3.]

 

Paylaş

Yorumlar