DİNİMİZDE AİLENİN ÖNEMİ NEDİR?

0

Dinimizde ailenin önemi nedir? Ailemizi nasıl koruruz? 

Ebu Mes’ud (r.a) Resul-i Ekrem Efendimiz’in  (s.a.v) şöyle buyurduklarını nakleder:

“Bir kimse, ailesine li-vechillah (yani ecrini yalnız Allah’tan umarak) infak etse bu nafakası kendisi için sadaka olur.” (Buhari, iman, 41)

BU HADİSTEN NE ANLAMALIYIZ?

Ameller niyetlere ve ihlasa göre değer kazanır ve Mü’min yaptığı her işi Allah Azze ve celle  için yapmalı, sevabını sadece O’ndan beklemelidir.

Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır:

“Şüphesiz sen, Allah rızasını arayarak yaptığın bütün infak ve harcamalar sebebiyle ecre nail olursun. Hatta hanımının ağzına verdiğin lokmaya varıncaya kadar!” (Buhari, iman, 41)

Muhtaç durumda olmayan zevceye verilen bir lokmacık nedeniyle ecir lütfedilir ise, muhtaçlara verilen lokmalara ve daha meşakkatli ibadet ve hasenata acaba ne tür ecirler ihsan edilir?!

“Lokma” burada en basit ve en küçük şeyi ifade etmektedir.

Hayır ve iyilik yapmanın çok çeşitli yolları bulunduğuna işaret eden Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v), buna bir misal vermek istemişler, misali de üzerinde her zaman ısrarla durdukları bir husustan seçmişlerdir: “İnsanın hayat arkadaşı olan hanımıyla hoşca geçinmesi…” Eşiyle iyi geçinmeye çalışan kimse hem hayat arkadaşını mes’ud eder, hem de kendisi bahtiyar olur.

Aile saadetini temin etmek için yapılan benzeri davranışlar, bazılarına ne kadar basit ve ehemmiyetsiz gelirse gelsin, Allah rızasını kazanmak niyetiyle yapıldığı takdirde nafile bir ibadet sayılır ve insana sevap kazandırır. Böylece niyet ve ihlasın ehemmiyeti bir kere daha ortaya çıkmaktadır. aile efradını geçindirmek için uğraşıp didinen kimse mühim bir vazife yapmış, bir mes’uliyetten kurtulmuş olur. Bu işi yaparken aynı zamanda Allah Teala’nın rızasını kazanmayı düşünürse, hem vazifesini yapmış hem de sevap kazanmış olur.

Hadis-i şeriflerde şöyle buyrulur:

“Kişinin, geçimini sağlamakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, ona günah olarak yeter.” (Müslim, Zekat, 40; Ebu Davud, Zekat, 45)

“Sizin en hayırlınız, aile fertlerine karşı hayırlı olandır. ailesine en hayırlı olanınız ise benim…” (Tirmizi, Menakıb, 63/3895; İbn-i Mace, Nikah, 50)

“Bir mü’min, hanımına buğzetmesin. Onun bir ahlakını beğenmezse, başka bir ahlakını beğenir.” (Müslim, Rada’, 61)

Aile fertleri, nefsin, şeytanın ve hariçteki kötü niyetli kimselerin hile ve desiselerine karşı Cenab-ı Allah’a sığınarak müteyakkız olmalıdırlar. Çünkü bunlar, en mukaddes bir müessese olan aile yuvasını yıkmak için ellerinden geleni yaparlar. aileyi yıktıklarında umumi ahlakı ve dini de yıkabileceklerini çok iyi bilirler.

AİLEYİ YIKAN ŞEYTANIN ALDIĞI ÖVGÜ

Bu hususun ehemmiyetini gösteren şu hadis-i şerif ne kadar calib-i dikkattir:

“İblis tahtını suyun üzerine koyar. Sonra bölüklerini, insanlar arasında fitne çıkarmak üzere gönderir. Onların makam olarak kendine en yakın olanı, en büyük fitneleri çıkarandır. Onlardan biri gelip:

–Şöyle şöyle yaptım. der.

İblis:

–Hiçbir şey yapmamışsın! der.

Sonra diğer biri gelip:

–Bir kişinin peşine takıldım, hanımıyla arasını ayırıncaya kadar onu bırakmadım! der.

Buna çok sevinen iblis onu kendine yaklaştırır, yanından hiç ayırmaz ve ona:

–Sen ne güzelsin! diye iltifat eder.” (Müslim, Sıfatü’l-Münafıkin, 67, 66)

Paylaş

Yorumlar