Dinimizde Adalet Ve Önemi

0

Dinimizde Adalet Ve Önemi

Adalet, birey ve toplum açısından çok önemli bir değerdir. Adalet; doğruluk, eşitlik, hak ve hukuka uygunluk, herkese hak ettiğini vermek, hakkı olmayana el uzatmamak, kanunları herkese eşit uygulamak gibi anlamları içerir.

Adalet, hayatın her alanında önem verilmesi gereken bir değerdir. Ailede anne ve babanın, çocukları arasında kız-erkek, büyük- küçük ayrımı yapmaması adaletin gereğidir. İşverenin, işçiye hakkını tam ve zamanında vermesi adaletin gerektirdiği bir davranıştır. Memurun işine zamanında gelmesi, insanları bekletmeden işini hızlıca yapması ve herkese eşit davranması adaletin gereğidir. Mahkemelerde kanunlar uygulanırken insanlara eşit davranılması, suçluların hak ettiği cezayı alması adaletin gereğidir. Öğrencinin, okul kantininde sırasını beklemesi de adaletin gereğidir. Satıcının müşterilerine dürüst davranması adaletin gereğidir. Bütün bu gibi güzel davranışların toplumda yaygınlaşması için bireylere adaletin temel bir değer olarak benimsetilmesi gerekmektedir. Çünkü adalet, birçok güzel ahlaki davranışın temelini oluşturur.

Adalet toplumun huzuru ve mutluluğunu, insanların güven içinde yaşamasını sağlar. Adalete önem verilmeyen toplumlarda insanlara eşit davranılmaz. Bu durumda bazı insanlar kendisine haksızlık yapıldığı kanaatine varır. Bu da onları mutsuz eder. Adaletin gerçekleşmediği toplumlarda, işlenen suçlar cezasız kalır. Bu da suçluları cesaretlendirir, masum insanların ise kendisini güvende hissetmemesine sebep olur. Adaletin olmadığı toplumlarda insanlar, haklarını aramak için yasal olmayan yollara başvurular. Bu da insanlar arasında çatışmalara, kavgalara yol açar ve toplumun düzenini bozar. Böylece devletin otoritesi bozulur ve gücü zayıflar. Bütün bu sebeplerle herkesin adalete önem vermesi ve hayatının her alanında adil davranması gerekir.

İslamiyet, adaleti temel bir değer olarak benimser ve insanlara da adil olmalarını emreder. Rabb’imiz (c.c.) adildir ve kullarına adaleti emreder. Kur’an-ı Kerim’de yer alan bir ayette şöyle buyurur: “Şüphesiz Allah; adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder. Hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”

Allah (c.c.), her durumda ve şartta adaletli olmamızı buyurmaktadır. Bir insana ya da topluma öfkelendiğimiz zaman bile adaletten ayrılmamamızı istemekte ve bize şöyle öğüt vermektedir: “Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”

Bizler için en güzel örnek olan Hz. Peygamber (s.a.v.), hayatının her alanında adalete önem vermiştir. İnsanları bir göreve getirirken ya da kanunları uygularken her zaman adil davranmıştır. Müslümanların işini yürütecek görevlileri seçerken, hukuku uygularken insanların kendisine yakınlığına, zengin ya da fakir olmasına, toplumsal konumuna bakmamıştır. İşinin ehli kim ise ona görev vermiş, kanunları herkese eşit uygulamıştır. Çünkü o, insanların eşit olduğunu biliyordu. Bir hadisinde, “Ey insanlar! Şunu iyi biliniz ki Rabb’iniz birdir, babanız da birdir. Arap’ın Arap olmayana, Arap olmayanın Arap’a, beyaz tenlinin siyaha, siyah tenlinin de beyaza bir üstünlüğü yoktur.” buyurmuştur.

Bir keresinde Mahzumoğulları kabilesinden Fâtıma isminde bir kadın hırsızlık yapmış ve onun bu suçu işlediği kesinleşmişti. Ailesi ve yakınları, kadının cezalandırılmaması için girişimde bulundular. Hz. Peygamber’e (s.a.v.), Üsâme b. Zeyd’i (r.a.) bu konuda ricacı olmak üzere gönderdiler. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.v.) Üsame’yi (r.a.) çok seviyordu ve onu kırmazdı. Üsâme (r.a.), kadının yakınlarının isteklerini Hz. Peygamber’e (s.a.v.) iletti. Hz. Peygamber (s.a.v.), Üsâme’nin (r.a.) bu yaptığına çok kızdı. Geçmiş toplumların, kanunları uygularken insanlar arasında ayrım yapmaları sebebiyle helak olduklarını belirtti. Kızı Fatıma bile suç işlese ona da gereken cezayı vermekten çekinmeyeceğini söyledi. Böylece Peygamberimiz (s.a.v.) kanunların herkese eşit uygulanması gerektiğini, bu konuda hiç kimseye ayrıcalık tanınmayacağını açıkça ifade etti.

 

 

Paylaş

Yorumlar