Devlet, siyaset, İslam ve Müslüman

0

Müslümana Düşen Görev

Milli birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyenler karşısında çok uyanık olmak zorundayız.
Düşmanlarımızın bizim devlet-millet bütünleşmesini önlemek için kullandıkları taktikleri çok iyi bilmeli ve ona göre davranmalıyız. Beraberliğimizi, bütünlüğümüzü bozmak isteyenler, kendilerini bozguncu değil, düzeltici olarak göstermeye çalışırlar. Bozguncuların eskiden beri kullana geldikleri taktiktir bu. Nitekim Kur’ân’da böylelerinin iddiaları çok güzel dile getirilmiştir:

“Onlara: Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın! denildiği zaman, onlar: Biz ancak ıslah edicileriz (düzelticileriz). derler.” (Bakara, 2/11)

O yüzden öylelerinin sözlerine değil, sözlerinin ve tutumlarının doğurabilecekleri sonuçlara bakmalıyız.
En önemlisi Allah’ın şu apaçık uyarısına candan kulak verip, bu uyarıya uygun olarak hareket etmeliyiz:
Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Birbirinizle çekişmeyin. Yoksa başarısızlığa düşersiniz de, devletiniz (kuvveti. niz) elden gider.” (Enfâl, 8/46)

Yukarıdaki âyet, apacık bir tesbittir. Birbirine düşen ulletler yıkılıp gitmiştir. Allah bütün bunları bildiği için,
bizleri uyarmaktadır. Ayrıca Allah’ın şu emrine uygun olarak hareket edersek, düşmanlarımızın kurdukları bütün tuzaklar, sinsice uygulamaya koydukları bütün taktikler aleyhlerine dönecek ve bizim milli birlik ve bütünlüğümüz, devlet ve millet âhengimiz dimdik ayakta kalacaktır:
“Ey iman edenler! Allah’dan, O’na yaraşır biçimde korkun. Ve ancak Müslümanlar olarak ölün. Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın. Ve sakın ayrılığa düşmeyin.” (Al-i İmran, 3/102-103).

Paylaş

Yorumlar