Cuma namazı şart mıdır? Cuma namazının şartları nelerdir

1

Cuma namazının farz oluşu İslâm dininde ilk cuma namazı

Cuma Suresi Bu mübarek sure «Essaf Sure»sinden sonra Medine-i Münevvere’de nazil olmuştur. On bir ayet-i kerimeyi havidir, Cum’a namazının farziyetini gösterdiği için kendisine «Sûretül’cum’a» ünvanı verilmiştir. Mündericati itibarile «Süretüssaf> ile aralarında büyük bir merbutiyet vardır.

Başlıca mündericatı şunlardır:

(1) : Allah-ü Teala’yı bütün mükevvenatin tesbih ve takdise devam ettiğini beyan.

(2) : Peygamber Efendimizin ümmetini nasıl tenvir ve tezkiyeye çalıştığını ve onun nasıl bir fazl-i ilahi olduğunu ilan.

(3) : Mü’minlerin cum’a namazına giderek ticaretlerini vesaireyi bırakmalarını, namazı müteakip de yine ticaret vesaire sahasına atılarak fazl-ı ilâhîyi temenni etmelerini ve çokça zikrullah ile meşgul olmalarını emr ve tavsiye.

Rivayete nazaran bir cuma günü Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v), hutbe okurken bir kafilenin Medine-i Münevvere’ye geldiği işidildi. «Dehyetül Kelbi> bir kafile ile şam tarafından gelmiş, meʼkûlata ait şeyleri getirmişti. Medine-i Münevvere’de ise bir kaht ve gala yüz göstermiş bulunuyordu. Bu kafilenin geldiğini haber veren bir davul sesini duyan cemaat, hemen huzur-i Saadetten çıkarak kafilenin yanına koşmuşlar, bir şeyler almak istemişler, bu ayrılışlarında dinen bir mahzur bulunmadığını zannetmişlerdi.

Mescid-i Nebevi’de ise on iki zat kalmış idi ki: Hazret-i Ebubekir ile Hazret-i Ömer ve Hazret-i Cabir İbn-i Abdullah bu kalan zatlardan idi. İşte bu hadise üzerine bu ayet-i kerime nazil olmuş, daha hutbe ve namaz hitama ermeden dağılmanın caiz olmadığına işaret buyrulmuştur. Cuma namazının ilk kılınışı: Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) Hicret-i Seniyeleri esnasında Medine-i Münevvere kurbünde Selim İbn-i Avf yurdunda «Ranuna» denilen vadi içerisinde (Beni Selim) inde ilk cuma hutbesi okumuş, ilk cuma namazını kıldırmıştır.

Cuma namazını edanın şartları şunlardır:

(1) : Cuma namazını veliyyül’emrin veya onun tayin ettiği zatın kıldırması.
(2) : İzn-i Am’dır, yani cuma namazı kılınacak bir camiye her hangi bir müslüman erkeğin gidip o namaza iştirakten memnû bulunmaması.
(3) : Cuma namazı vaktinin devamıdır, o vakit çıktıktan sonra artık cuma namazı kılınamaz, öğle namazı da kılınmamış ise yalnız o namaz kaza edilir.
(4) : Cemaat bulunmalıdır. Şöyle ki: İmamdan başka cemaat namın laakal üç Müslüman bulunursa o cuma namazı sahih olur. İki kişi veya kırk kişi bulunmasına kail olan müctehitlerde vardır.
(5) : Cum’anın farz olan iki rekatından evvel hutbenin okunmasıdır. Bu hutbenin iki kısma ayrılması ve bu iki hutbenin de uzatılmaması sünnettir.
(6) : Cuma namazının bir beldede veya bir belde hükmünde bulunan bir yerde eda edilmesidir. Köylerde de cuma namazının kılınması, izin verilmiş olduğu için sahihdir ve lazımdır. Bir ecnebi memleketinde de bir mani yok ise orada ki Müslümanların toplanarak içlerinden münasip görecekleri bir zat, hutbe okuyarak cuma namazını kıldırabilir.

Cuma namazı ile mükellefiyetin şartları şunlardır:

(1) : Baliğ bir erkek olmaktır. Kadınlara farz değildir.

(2) : Hür olup köle bulunmamalıdır.

(3) : Mukim olup şer’an müsafir sayılacak bir vaziyette bulunmamalıdır.

(4) : Sıhhatte bulunup namaza çıktığı takdirde hastalığının artmasından, uzamasından korkulacak bir halde bulunmamalıdır.

(5) : Gözleri ve ayakları selamette olup ama ve kötürüm bulunmamalıdır.

Cuma namazının vakti ve rekatları ve sünnetleri :

Cuma namazının vakti tam öğle vaktidir. Cuma namazının farz olan rekatları ikidir, imam bunlarda cehren kıraatte bulunur ve bunları hutbeden sonra kıldırır. Hutbeden evvel ise münferiden dört rekat namaz kılınır ki, bu, sünnettir. Tam öğle namazının dört rekat sünneti gibi kılınır. İki rekat namazından sonra münferiden dört rekat namaz daha kılınır ki, bu da öğlenin ilk dört rekatı gibi sünnettir. Bunu müteakip de yine münferiden dört rekat namaz kılınır ki, buna «zahri Ahir» namı verilmiştir. Bu da öğlenin dört rekat sünneti gibi kılınır, evla olan budur. Bazı müctehidlere göre bir beldede müteaddit camilerde cuma namazı kılınırsa ilk evvel kılınan sahih olur. Sonrakiler sahih olmaz. İşte böyle bir ihtilaftan kurtulmak için; «vaktine yetişip henüz üzerimden sakit olmayan son öğle namazını kılmaya niyet ederek bu namazı kılar. Bu bir ihtiyat muktezasıdır. Cuma namazı sahih olmuş ise bu dört rekat, kazaya kalmış bir öğle namazı, yerine geçer, kazaya kalmamış ise nafile namazı olarak sevaba vesile bulunur. Bu dört rekattan sonra da sünnet-i vakit niyet ile iki rekat daha kılınır ki, bu da tam sabah namazının iki rekat sünneti gibidir.

Paylaş

1 Yorum

  1. Pingback: Cuma namazı nasıl kılınır | Kimlere farzdır | Cuma namazı rekat sayısı kaçtır | Dinimizde

Yorumlar