Çok kıymetli bir dua

0

 

اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ التَّثْبِيتَ فِي الْأُمُورِ، وَعَزِيمَةَ الرُّشْدِ، وَأَسْأَلُكَ شُكْرَ نِعْمَتِكَ، وَحُسْنَ عِبَادَتِكَ، وَأَسْأَلُكَ قَلْبًا سَلِيمًا، وَلِسَانًا صَادِقًا، وَخُلُقًا مُسْتَقِيمًا، وَأَسْتَغْفِرُكَ لِمَا تَعْلَمُ، وَأَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ مَا تَعْلَمُ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا تَعْلَمُ، إِنَّكَ أَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ

“Allah’ım! Senden işte sebat, doğru yolda kararlılık talep ediyorum. Senden nimetine şükretmemi ve sana ibadetin güzeline beni muvaffak kılmanı talep ediyorum. Senden selim bir kalp, doğru bir dil, istikamet üzere bir ahlak istiyorum. Bildiğin şeylerden hayırlı olanı senden talep ediyorum. Bildiğin şerden sana sığınıyorum. Bildiğin şeylerden dolayı senden beni affetmeni niyaz ediyorum. Şüphesiz ki, sen gaybları (her şeyin iç yüzünü) en iyi bilensin!”[1]

 

Şeddad b. Evs

 

Bu duayı bize Şeddad b. Evs (r.anha) rivayet etmektedir. Şeddad b. Evs, ensardan Hazrec kabilesindendir. Künyesi Ebu Ya’la veya Ebu Abdurrahman’dır, babasının adı Evs b. Sabit, annesinin adı Sarime ya da Sırma’dır. Şeddad aynı zamanda Efendimiz’in (s.a.v) şairlerinden olan Hassan b. Sabit’in (ra) de yeğenidir. Şeddad b. Evs, Bedir Savaşı’na katılamamış ancak ondan sonra Uhud, Hendek ve diğer savaşlarda cihada katılmıştır. Hz. Ömer (r.anha) döneminde Humus valiliği yapmış daha sonra idarecilikten uzak durmuştur. Hz. Muaviye döneminde bir süre Dımaşk kadılığı yapmıştır. Kendisi 58/678 yılında 75 yaşındayken vefat etmiş ve Beytü’l-Makdis’e defnedilmiştir. Peygamberimizden 50 kadar hadis rivayeti vardır. Ubade b. Samit (ra) Şeddad b. Evs hakkında “Şeddad b. Evs kendisine ilim ve hilim verilen kimselerdendir, kimi insanlara bunlardan sadece biri verilir.” demiş; EbuHureyre (r.anha) de “Şeddad b. Evs iki hasletle üstün olmuştur: Konuştuğu zaman güzel konuşmakla, kızdığında öfkesine hakim olmakla.” diyerek onun güzel hasletlerine işaret etmişlerdir.[2] Şeddad b. Evs alim, zahid bir kişiliğe sahipti; boş konuşmayı sevmezdi.

 

Hazineden Daha Değerli Sözler

 

Bir yolculuk sırasında Şeddad b. Evs arkadaşına “Şu soframızı getir de biraz oyalanalım.” dedi. Kendisi ve etrafındakiler onun bu sözüne şaşırdı. Çünkü o boş konuşmayı sevmezdi, özellikle Müslüman olduktan sonra hiç boş konuşmamıştı. Bu sözünden sonra etrafındakilere “Benim bu söylediğimi unutun. Şimdi söyleyeceklerimi ise ezberleyin. İnsanlar altın ve gümüş biriktirdikleri zaman siz de bu sözleri saklayın.” dedi. Sonrasında da arkadaşlarına yukarıdaki duayı rivayet etmiş, onlara bu güzel duayı emanet etmiştir.

Resulullah (s.a.v), bu duada bir Müslümanın Allah’tan isteyebileceği en güzel haslet ve nimetleri sıralamıştır. Müslümanın yaptığı işte devamlı olması, yaptığı amel kadar değerlidir. Devam olması ise sebat ve kararlılığa bağlıdır. Bir hadisinde Hz. Peygamber “Allah’a ibadetlerin en makbulü az da olsa devamlı olanıdır.”[3] buyurmuşlardır. Öyleyse önemli olan yapılan amelin çokluğu değil, devamlı surette olmasıdır, bunun için de sebat ve kararlılık olmazsa olmazdır. Verilen nimete şükretmek de Müslümanın Allah’a karşı en önemli görevlerinden; kulun rabbine gösterdiği saygı ve minnetin ifadesidir. Şükür ise sadece dil ile yapılmaz; verilen nimeti Allah’ın istediği doğrultuda kullanmak da şükrün kapsamına girer.İbadet de bütün bir yaşantıyı kapsayan kulluktur. Yapılan ibadetin/kulluğun en güzeline ulaşmak ise mümin için ulaşılabilecek en yüce gayedir. Ayrıca duada “selim bir kalp, doğru bir dil, istikamet üzere bir ahlak”da istenilmektedir ki bu üç şey yukarıda sayılanların hem temeli hem de sonucudur. Son olarak da Allah’tan hayırlı olan talep edilmektedir. Allah her şeyi bilir; bizim için iyi gözüken aslında kötü, kötü gözüken de aslında iyi olabilir. Biz bunu bilemeyiz ancak Rabbimiz bilir. O yüzden de Allah’tan hayırlı olanın talep edilmesi gerekir.Dua sadece talep içermemektedir, bazı şeylerden de Allah’a sığınılmaktadır. Allah alimdir yani her şeyi bilir; bizim işlediğimiz veya işleyeceğimiz iyilik ve kötülükler O’na gizli değildir. Bu yüzden işlediğimiz kötülüklerden Allah’a sığınmalı; O’ndan af ve mağfiret talep etmeliyiz. Unutulmamalı ki Allah gaybı bilir, O’na hiçbir şey gizli kalmaz.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki bize Şeddad b. Evs’in rivayet ettiği Resulullah’ın bu güzel duası biz Müslümanlar için çok önemli mesajlar içermektedir:

Doğru yolda olmak kadar, bu yolda devam etmek de önemlidir.
Müslümanın ibadetin güzeline erişmek için çabalaması gerekir. Verilen nimete şükür ise kulluğun en önemli göstergesidir.
İyi hasletler için ise selim bir kalp, doğru bir dil ve güzel bir ahlak gerekir.
Allah her şeyi bilir; O’na gizli kalan bir şey olamaz. Bundan dolayı günahlarımız için af dilemeli, O’ndan hayırlı olanı talep etmeliyiz.
Cenab-ı Allah bize bu güzel duayı anlamayı ve sonrasında hayatımızda uygulamayı bizlere nasip etsin.

[1] Hakim, “Müstedrek”, 1872; İbnHibban, Sahih, “Ed’ıye”, 935.

[2]İbnSa‘d, Tabakat, V, 337; İbn Hacer el-Askalani, el-İsabe fi Temyizi’s-Sahabe, ter. Naim Erdoğan, İz Yayıncılık, İstanbul, 2010, II, 502-503.

[3] Buhari, “İman”, 32; Müslim, “Salatu’l-Musafirin”, 215-218.

Paylaş

Yorumlar