Beş Vakit Namazın Farz Oluşu

0

Beş Vakit Namazın Farz Oluşu

 

Namazın günde beş vakitten aşağı inmemesi, Allah Azze ve celle tarafından muh­kem bir kaza olduğu için “Benim nezdimde hüküm değiştirilmez!” buyrulmuştur. 50 namaz farz kılındıktan sonra bu mikdarın beşe indirilmesi ise bunun, “Allah dilediğini siler, (dilediğini de) sabit bırakır. Ana kitap O’nun yanındadır.” (er-Raʻd, 39) ayetinde ifade edilen muallak kaza nev’ine dahil olması sebebiyledir. Elli namaz farz idi; fa­kat Resul-i Ekrem Efendimizin (s.a.v) ihtiyarına mevkufen farz idi.

Namazlar fiil itibariyle sayıca 5, sevab itibariyle 50 dir.

Miraç gecesinde beş vakit namazın farz olmasından evvel de namaz kılınıyordu. İsra ve Miʻrâc’dan evvel Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) ve ashabının na­maz kıldıkları katʻidir. Ama bu namazların farz olup olmadığı hususunda ihtilaf edilmiştir.

İSRÂ VE MİʻRÂC’DA NAMAZ NASIL FARZ KILINDI?

ثُمَّ فُرِضَ عَلَيَّ خَمْسُونَ صًَلةا كُلَّ يَوْمٍ

(Sümme furida aleyye hamsune salaten külle yevm) “ Allah Azze ve celle elli vakit namaz
kılmayı Efendimiz’e emreyledi”. Bu beş vakit namaz kılmak Mi’rac gecesinin yadigarıdır, o zaman Allah’ın Peygamberine emri ve farzıdır. Bildiğiniz muamele ki, bu huzura kabul olunduktan sonra Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) dönerken, altıncı semada Musa (a.s)’a uğradı.

فَرَجَعْتُ، فَمَرَرْتُ عَلٰى مُوسٰ ى، فَقالَ ؛ بِمَ أُمرْتَ؟ قلْتُ: أُمِرْتُ
بِخَمْسِينَ صًَلَةا كلَّ يَوْم ٍ. قالَ: إنَّ أُمَّتَكَ الَ تَسْتَطِيعُ خَمْسِينَ

صًَلَةا كُلَّ يَوْمٍ . وإِنِّي وَاهللِ قَدْ جَرَّبْتُ النَّاسَ قَبْلَكَ . وعالَجْتُ
بَنِي إِسْرائِيلَ أشَدَّ المُعالَجَةِ . فارْجِعْ إلى رَبِّكَ فَسَلْهُ التَّخْ فِيفَ
ْلُمَّتِكَ .
(Fereca’tü, femerartü ala musa) “Sonra döndüm, gelirken Musa (a.s)’a uğradım.”
(Fekàle: Bime ümirte?) Musa (a.s) dedi ki: “Ne emrolundu sana ya Muhammed? Huzura girdin, çıktın; ne emretti sana Allah?” diye sordu.
(Kultü: Ümirtü bi-hamsine salaten külle yevmin) “Her gün elli vakit namaz kılmakla emrolundum ya Musa!” diye cevap verdim.
(Kàle) Musa (a.s) dedi ki: (İnne ümmeteke la testatiu hamsine salaten külle yevmin) “Senin ümmetin günde elli vakit namaz kılmağa güç yetiremez ya Muhammed!
(Ve inni va’llàhi kad cerrabtü’n-nase kableke) Vallàhi ben senden önce aralarında yaşadım, denedim; biliyorum ben bu insanların halini, huyunu… (Ve àlectü beni israile eşedde’lmuàleceh) Ve beni İsrail’i yola getirmek için senden daha fazla çareler, ilaçlar aradım.” Has müslüman olsunlar diye onlar için
çok çalıştım çareler yaptım, yani çok yollardan onları islah etmeye çalıştım, ben bu insanları tanıyorum. Mümkün değil, yapamazlar bu elli vakit namazı…
(Ferci’ ila rabbike fes’elhü’t-tahfife li-ümmetike) “Rabbine geri dön ve bu ibadetin miktarını hafifletmesini söyle!” dedi.
فَرَجَعْتُ، فَوَضَعَ عَنِّي عَشْراا، فَرَجَعْتُ إلى مُوسَى، فَ قالَ : مِثْلَهُ ،
فَرَجَعْتُ، فَوَضَعَ عَنِّي عَشْراا، فَرَجِعْتُ إلٰى مُوسى، فَقَالَ: مِثْلَهُ،
فَرَجعتُ، فَوَضَعَ عَنِّي عَشْراا، فَرَجَعْتُ إِلى مُوسَى، فقالَ : مِثْلَهُ ،

فَرَجَعْتُ، فَوَضَعَ عَنِّي عَشْراا، فأُمِرْت بِعَشْرِ صَلَوَاتٍ كُلَّ يَوْمٍ،
فَقَالَ مِثْلَهُ . فَرَجَعْتُ .

(Feraca’tü fevedaa anni aşren) Ben de Rabbime döndüm, ‘Ya Rabbi, böyle söylüyor Musa (a.s), azalt elli vakti…” dedim. O indirdi, kırk vakit oldu. (Feraca’tü ila musa fekàle mislehu) Tekrar geri dönmeğe giriştim ama, Musa (a.s.) yine: “—Buna da güç yetiremezler, git daha azaltmasını iste!” dedi. (Feraca’tü fevedaa anni aşren) Yine Rabbime geri dönüp, müracaat ettim; on daha indirdi, yani otuz vakit oldu. (Feraca’tü ila musa fekàle mislehu) Dönüşte Musa AS ile tekrar karşılaşınca, yine yapamazlar dedi, eski sözleri gibi tekrar etti.
(Feraca’tü fevedaa anni aşren) Tekrar döndüm Rabbime, tekrar on daha indirdi, kaldı yirmi… (Feraca’tü ila musa fekàle mislehu)
Dönüşte Musa AS ile tekrar karşılaşınca, yine yapamazlar dedi, eski sözleri gibi tekrar etti.
(Feraca’tü feümirtü bi-aşri salevatin külle yevmin) Tekrar döndüm Rabbime, nihayet on salat kaldı. (Feraca’tü fekàle mislehu) Musa (a.s) ona da itiraz edip, “Git azaltmasını iste!” deyince; (feraca’tü) tekrar döndüm Rabbime, dilek diledim, istedim ki azaltsın.

فأُمِرْتُ بِخَمْسِ صَلَوَاتٍ كُلَّ يَوْمٍ،فَرَجَعْتُ إِلٰى مُوسٰى، فَقالَ: بِمَ
أُمرْتَ؟ قلْتُ: أُمِرْتُ بِخَمْسِ صَلَوَاتٍ كُلَّ يَوْمٍ، قالَ: إِنَّ أُمَّتَكَ الَ
تَسْتَطِيعُ خَمْسَ صَلَوَاتٍ كُلَّ يَوْمٍ، فَ ارْجِعْ إِلٰى رَبِّكَ، فَسَلْهُ
التَّخْفِيفَ ْلُمَّتِكَ!

(Feümirtü bi-hamsi salevatin külle yevmin) Allah Azze ve celle her gün beş vakit namazı emretti. (Feraca’tü ila musa) Musa (a.s)’a tekrar geri dönünce, (Fekàle: Bime ümirte?) Musa AS sordu: “Ne oldu sonuç, ne emretti Rabbin?” deyince;
(Kultü: Ümirtü bi-hamsi salevatin külle yevmin) “Günde beş vakit namaz kılmakla emrolundum ya Musa” dedim.
(Kàle) O zaman Musa (a.s) yine: (İnne ümmeteke la testatiu hamse salevatin külle yevmin) “Senin ümmetin günde beş vakit namaz kılmaya da güç yetiremez. (Ferci’ ila rabbike fes’elhü’ttahfife li-ümmetik.) Dön de Allah daha hafifletsin, bu beşi de indirsin ümmetin için.” dedi.

قُلْتُ سَأَلْتُ رَبِّي حَتَّى اسْتَحْيَيْتُ مِنْهُ وَ لَكِنْ أَرْضَى وَأُسَلِّمُ .

(Kultü) O zaman Peygamber Efendimiz o zaman buyurmuş ki:
(Seeltü rabbi hattestahyeytü minhü) “Ben Rabbimden çok istedim ki, şimdi utandım artık… Tekrar gidip de daha da azalt demeğe utanıyorum. (Velakin erdà ve üsellim) Bu beş vakte razıyım, yani bunu kabul ediyorum.” dedi Peygamber Efendimiz.

فَلَمَّا جَاوَزْتُ، نادَانِي مُنادٍ: أمْضَيْتُ فَرِيضَتِي، وَ خَفَّفْتُ عَنْ
عِبادِي! )خ. م. عن مالك بن صعصعة(

(Felemma caveztü) Musa AS’ı da geçip artık dönüşe geçtiğim sırada, geçince; (nadani münadin) arkamdan bir ses işittim, bir nida geldi ki:
(Emdaytü faridati, ve haffeftü an ibadi) “Farzımı yerine getirttim, emrimi tutturdum, kullarımdan da yükün fazlalığını kaldırdım!” diye bir ses duydum.” buyuruyor Resul-i Ekrem Efendimiz.
Yani, Allah Azze ve celle ye buyuruyor ki:
“—Emrim emirdir; elli vakit emretmiştim, elli vakit tamamdır.

Kullarımdan yükü hafiflete hafiflete beş vakte indirdim ama, elli vaktin sevabını vereceğim!”

“Kim beş vakit namazı ihlas ile kılarsa, Allah ona elli vaktin sevabını verir, ihsan eder.” diyor. Bu hadis-i şerife de uyuyor. Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde buyurmuş ki, aziz ve
muhterem ve sevgili kardeşlerim::

اَلْحَسَنَةُ بِعَشْرِ أَمْثَالِهَا )خ. د. ه. حم. عن أبي هريرة؛ خ. م. ن.

حب. عن ابن عمرو(

(El-hasenetü bi-aşri emsaliha) “Yapılan iyiliğin mükafatı en aşağı on mislidir.” Beş vakit kılıyorsun, bire on verirse beşe ne oluyor, elli ediyor. İşte oradan da anlaşılıyor ki, nerden baksak iş ortaya çıkıyor ki,
Allah-u Teàla Hazretleri’nin üzerimizdeki lütfu çok… Ve bu namaz, muhterem kardeşlerim, bizim için çok şerefli bir ibadet…

الصَّلٰوةُ مِعْرَاجُ الْمُؤْمِنِ

(Es-salatü mi’racü’l-mü’min) “Namaz mü’minin Mi’racıdır.” Heves ediyoruz, zevkle dinliyoruz. Gözümüzün önüne ne sahneler geliyor, ne nurlu haller düşünüyoruz ki, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) yedi kat semayı geçip, Arş’ı, Kürsü’yü geçip, meleklerin “Daha öteye gitsem yanardım!” deyip durakladıkları yerlerden ötelere varıp, yetmiş bin hicab ref olup, Allah Azze ve celle nin huzuruna kabul ediliyor; konuşuyor, nida ediyor,
ümmetini diliyor, dualar ediyor. Allah bize günde beş defa bu Mi’rac’ı nasib etmiş ve kendisi
davet ediyor. Minarelerden:
“—Hayye ale’s-salah! Hayye ale’l-felah!.. Allah’ın bu davetine gelin!” diye nida oluyor.
Bu beş vakit namazın kıymetini müslümanların bilmesi lazım!
Aşk ile, şevk ile davete icabet etmesi lazım! Huzur-u Rabbi’lİzzet’e namazla çıkması lazım, divana durup dua etmesi lazım!
İnsana senede bir defa Mi’rac kandili nasip oluyor amma, günde beş defa mü’minin Mi’racının namaz olduğunu hiç unutmayın! Namazı bundan sonra, böyle aşk ile şevk ile kılmaya gayret edin! Bu hadis-i şerif Buhari ve Müslim’de, Malik ibn-i Sa’saa’dan rivayet edilmiştir. Çok rivayetler var, çok detayları var, sabaha
kadar anlatabiliriz. Müşteri olursa biz de satarız, metaımız var.

Bezirganım metaım çok,
Alana satmağa geldim!

Hepsi sahihtir ve hepsinin nice nice sırları vardır. Allah namazın kadrini, kıymetini anlamayı, onun Mi’rac
olduğunu sezmeyi, o Mi’racı her gün o zevk ile, şevk ile kılmayı cümlemize nasip eylesin…

Miraç  Gecesi Beş Vakit Namaz ve Peygambere Verilen Diğer Hediyeler

Miraç  Gecesi Beş Vakit Namaz ve Peygambere Verilen Diğer Hediyeler

Paylaş

Yorumlar