Başlıca Meleklerin İsimleri ve Görevleri

0

Başlıca Melekler ve Görevleri
Allah’ın (c.c.) yarattığı meleklerin sayısı hakkında herhangi bir bilgiye sahip değiliz. Çünkü ne Kur’an-ı Kerim’de ne de hadislerde bu konuda bir açıklama yapılmıştır. Bir ayette şöyle buyrulmaktadır: “Biz cehennemin işlerine bakmakla yalnız melekleri görevlendirmişizdir. Onların sayısını da inkâr edenler için sadece bir imtihan vesilesi yaptık…” ( Müddessir suresi, 31. ayet.)

Verilen bilgilerden anlaşıldığı kadarıyla Allah (c.c.) çok fazla sayıda melek yaratmıştır. Bunlardan
bazıları hakkında hem yüce kitabımız hem de Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bazı bilgiler vermiştir. Şimdi meleklerden bazılarının adlarını ve görevlerini görelim. İslam kültüründe “Dört Büyük Melek” olarak bilinen melekler vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

Cebrail (a.s.) : Vahiy meleği olarak bilinir. Çünkü bu meleğin görevi, ilahi vahiyleri peygamberlere ulaştırmaktır. Allah’ın (c.c.) bildirdiği mesajları, emir ve yasakları, haberleri peygamberlere iletmektir.(bk. Buhârî, Menâkıb, 25.)

Mikâil (a.s.) : Tabiat olaylarını ve canlıların rızıklarını idare etmekle görevli melektir.

İsrafil (a.s.): Kıyamet günü sûra üflemekle görevli olan melektir. Kur’an’da belirtildiğine göre İsrafil (a.s.), sûra, biri kıyametin kopması, diğeri de yeniden diriliş sırasında olmak üzere iki kez üfleyecektir.(bk.Yâsîn suresi, 51. ayet; Zümer suresi, 68. ayet; Hakka suresi, 13-15. ayetler.)

Azrail (a.s.): Allah’ın (c.c.) emri ve izniyle eceli gelenlerin canını almakla görevlidir. Kur’an’da ismi açıkça geçmese de “melekü’l-mevt” yani “ölüm meleği” nitelemesiyle Azrail’e (a.s.) dikkat çekilir.(bk. Secde suresi, 11. ayet.)

Kur’an’da adı ve görevleri belirtilen meleklerden biri de Kirâmen Kâtibîn melekleridir. Bunlar,
insanın sağında ve solunda bulunurlar. Herkesin yaptığı iyilik ve kötülükleri kaydetmek üzere Allah
(c.c.) tarafından görevlendirilmişlerdir. Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: “Şunu
iyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır. Onlar, yapmakta olduklarınızı bilir.”(İnfitâr suresi, 10-12. ayetler.)

Kur’an’da koruyucu meleklerden de söz edilmektedir. Bu melekler, Allah’ın (c.c.) izniyle insanları çeşitli kötülüklerden, olumsuzluklardan korurlar. Bu konuyla ilgili olarak Kur’an-ı Kerim’de
yer alan bir ayette şöyle buyrulur: “İnsanı önünden ve ardından takip eden melekler vardır. Allah’ın emriyle onu korurlar…”(Ra’d suresi, 11. ayet.) Rabb’imizin (c.c.) yarattığı meleklerden biri de rahmet melekleridir. Rahmet melekleri; insanları sever, onların iyiliğini ister ve bunun için çalışırlar. Zor
durumda olan insanlara yardım ederler. İnsanlar için dua eder, Allah’tan (c.c.) onların bağışlanmasını dilerler. Bir ayette, “…Melekler ise Rablerini hamd ile tesbih ederler ve yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
(Şûrâ suresi, 5. ayet.) buyrulur.

İnsan ölünce kabirde onu sorguya çekmekle görevli melekler de vardır. Bunlar Münker ve Nekir
melekleridir. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) haber verdiğine göre ölen insan, ilk olarak kabirde Münker
ve Nekir melekleri tarafından sorgulanacaktır.(bk. Tirmizî, Cenâiz, 7.)  Meleklere inanmak, insan için birçok fayda sağlar. Meleklere iman eden ve onların hangi özelliklere sahip olduğunu bilen kişi, kendisini her zaman güvende hisseder. Gereksiz ve anlamsız korkulara kapılmaz. Çünkü koruyucu meleklerin, hep yanında olduğunu bilir. Meleklerin insanların iyiliğini istediğini, onlar için dua ettiğini bilen kişi, mutlu, huzurlu ve moralli olur. Meleklerin duasına uygun şekilde davranmaya, kendisi de Rabb’ine (c.c.) yönelip dua etmeye, istiğfarda bulunmaya yönelir. Peygamberimizin (s.a.v.) haber verdiğine göre insanın içinde her zaman onu iyiye ve kötüye yönelten iki ses bulunur. İnsanı iyiye yönelten ses meleğin, kötüye yönelten ses de şeytanın sesidir.(bk. Tirmizî, Tefsîru’l – Kur’an, 2.) Bu bilinci taşıyan bir mümin, her zaman içindeki iyiliğe çağıran sese kulak verir. Çünkü bu sesin, kendisinin iyiliğini isteyen meleklere ait olduğunu bilir.

Meleklere iman eden kişi, hiç kimsenin olmadığı yerde bile kötülük yapmaz. Çünkü o, herkesi
her yerde takip eden Kirâmen Kâtibîn meleklerinin olduğuna iman eder. Bu meleklerin, yapılan en
küçük bir iyiliği de kötülüğü de kaydettiğini aklından çıkarmaz. Bu bilinçle de her zaman iyi davranışlarda bulunan, kötülüklerden sakınan güzel ahlaklı bir insan olur. Böyle insanlar hem Allah’ın (c.c.) sevgisine ve rızasına erişir hem de toplumda sevilir ve sayılır.

Paylaş

Yorumlar