Anne sütünün önemi ve faydaları

0

Anne sütü, gelişimini anne karnında tamamlayan ve sağlıklı doğan her bebeğin gelişimi ve büyümesi için ihtiyaç duyduğu besindir. Anne sütünde koruyucu etmenler bulunmaktadır. Bunlar; hormonlar, sindirime yardımcı enzimler, enfeksiyonu önleyici ajanlar, büyüme faktörü…gibi etmenlerdir. Anne sütündeki proteinler, bebeğin büyümesi açısından oldukça önemlidir. İnek sütünde bulunan ve bir çeşit protein olan B-laktoglobilin anne sütünde bulunmaz. Bulunmaması anne sütünü farklı kılar. Çünkü bu protein, bebekte alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Ayrıca inek sütündeki proteinler, bebeğin sindirimi açısından anne sütüne göre daha zordur. Anne sütünün büyük bölümü yağlardan oluşur. Ancak ilk emzirmede gelen süt, yağ bakımından fakirdir, karbonhidrat açısından zengindir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yeni doğan bebeklerin, ilk 6 ay boyunca sadece anne sütü kullanmasını ve 2 yaşına kadar anne sütü verilmesini önermektedir. 2 yaş sınırının konulması ise bebeklerin hızlı gelişim ve büyüme evresi bu zaman aralığı olduğu içindir. Ayrıca yine Dünya Sağlık Örgütüne göre anne sütü ile beslenmeyen çocuklardaki ölüm oranı, beslenenlere göre 5 kat daha fazladır. Anne sütünün önemine vurgulayan WHO, emziren kadın oranı yüksek olsaydı 1.5 milyon bebeğin yaşayacağını söylemiştir. Yeni doğan bebeklerde refleks olarak ortaya çıkan emme duygusu, anne ile bebek arasındaki duygusal bağı güçlendirirken aynı zamanda ikili arasında sağlıklı bir ilişkinin olmasını sağlar. Biyolojik değeri yüksek olan anne sütü, bebek ve anne sağlığı açısından birçok faydalar sağlamaktadır. Bugün sizlere bu faydaların ne kadar önemli olduğu konusunda bilgiler paylaşmak istiyorum. Lütfen yazının sonuna kadar okuyunuz.

ANNE SÜTÜNÜN BEBEĞE FAYDALARI

Anne sütü, mikrop üretmez. Bu sebeple anne sütü ile beslenen bebekte enfeksiyon hastalıkları daha az görülmektedir.

İlk 9 ayda görülen kızamık ve suçiçeğine karşı koruyucudur. Sindirim ve solunum yolu hastalıkları daha az görülür. Alerjiye karşı koruyucudur.

Dişler kolay kolay çürümez.

Çene ve diş sağlığı açısından önemlidir.

Anne sütünde bolca bulunan A vitamini sayesinde, gözde oluşabilecek problemler en aza indirilir.

Bebeğin pişik olmasını engeller.

Bebeklerde karın ağrısı sık görülen bir problemdir.

Bebeklerde karın ağrısını önler.

Böbrekleri korumaktadır. Böylelikle dışkı çıkışını kolaylaştırır.

Bebeklerde ishal, kabızlık problemini engeller. İlerleyen yaşlarda bağırsak problemleri ile karşılaşma riskini düşürür.

Anne sütünde bol miktarda demir minerali bulunmaktadır. Bu sebeple bebeklerde kansızlığı önlemektedir.

Bebeğin zihinsel ve bilişsel gelişimine yardımcı olur. Anne sütü ile beslenen bebekler, sosyal gelişim gösterirler. 12. ayını tamamlayan bebeklerin, mama ile beslenenlere göre daha iyi gelişim gösterdiği yapılan incelemeler ile ortaya çıkarılmıştır.

Anne sütü I.Q seviyesini yükseltmektedir.

İlerleyen yaşlarda şeker hastalığına, kalp hastalığına ve kansere karşı yakalanma riskini azaltır.

Şişmanlık, obezite gibi problemleri engelleyicidir.

Üst solunum yolu (zatürre, astım) hastalıklarına karşı bebeği korur.

Anne sütüyle beslenen kız çocuklarında ileriki yaşlarda meme kanserine yakalanma riski %25 daha düşüktür.

Annenin bebeğini emzirmesi anne sağlığı açısındanda faydalar sağlamaktadır.

ANNENİN BEBEĞİNİ EMZİRMESİNİN FAYDALARI

Annenin psikolojik olarak kendine güveni artar.

Annelik duygusunu geliştirir.

Annenin stresle başa çıkma gücü artar.

Memelerde şişme ve iltihaplanmaları engeller.

Meme kanseri olma riskini azaltır.

Yumurtalık kanseri olma riski daha azdır.

Rahmin daha çabuk toparlanmasını sağlar. Doğum sonrası kanamaların geçisini hızlandırır. Anneyi idrar yolu enfeksiyonlarına karşı korur.

Doğal doğum kontrol olanağı sağlamaktadır.

Osteoporoz (kemik erimesi) olma riskini azaltır.

Kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Kansızlık daha az görülür.

ANNE SÜTÜNÜ BEBEĞİNİZE VERMEDEN ÖNCE YAPILMASI GEREKENLER

Eller yıkanmalıdır. Temiz havlu ile kurulanmalıdır.

Meme ucu, kaynatılmış ve ardından ılıtılmış su ile günde 2 defa yumuşak bir bezle silinmelidir.

Emzirmenin etkili olabilmesi için annenin en uygun pozisyonu alması gereklidir.

Emzirme pozisyonunda bebek burundan rahatlıkla nefes alabilecek pozisyonda yatırılmalıdır. Bebeğin ağzı da memeye doğru bir şekilde yerleştirilmiş olmalıdır.

Beyin olarak anne, bebeğini emzirmeye odaklanmalıdır. Ani gelişebilecek durumlarda kaygı durumunda olmaması için gerekli önlemleri öncesinde alabilmelidir. Örneğin telefonun çalması ihtimaline karşı anne telefonu yanına almalıdır.

Annenin tuvalet ihtiyacı var ise emzirmeden önce öncelikle bu ihtiyacını gidermelidir. Çünkü emzirme esnasında, yarım emzirme durumu olabilir. Bu da bebeğin doymamasına, dolasıyla bebeğin huysuzlanmasına yol açar.

Bebeğinizin kıyafeti emzirme durumuna hazır olmaldıır. Kalın kıyafetler var ise bebeğin terlemesine yol açacaktır.

ANNE SÜTÜ İLE BEBEĞİNİZİ BESLEDİĞİNİZ ZAMANLARDA YAPILMASI GEREKENLER

Yeni doğum yapanlar , anne sütünü doğumdan sonraki ilk 30 dakika ile 60 dakika arasında yapmalıdır.

Süt gelmeyecek stresine kesinlikle girmemelidir. Çünkü bu stres, sütün kesilmesine neden olmaktadır. Özellikle prematüre bebek doğumu gerçekleştirmiş bir annede sütün gelmesi gecikebilir. Bu normal bir durumdur. Bebeğinizi düşünerek emzirme ile problemleri çözmeye odaklanılmalıdır.

Anne memesinden doğum sonrasında hemen çıkan süt “kolostrum” adını almaktadır. Bu süt, daha sonraki gelecek sütlerden farklıdır. Normal sütten daha koyu renkli ve yoğundur. A vitamini ve çinko minerali açısından çok zengin bir özellik içermektedir. Halk arasında ağız sütü olarakta bilinen bu ilk süt, bebeğinizin ilk aşısıdır. Doğumdan sonraki ilk 5-6 gün boyunca bebeğe bu süt mümkün olduğunca verilmeye çalışılmalıdır. Bir damlasını bile ziyan edilmemelidir. Bebek açısından büyük önem taşır. Çünkü yeni doğan bebeklerin sarılık olma riski fazladır. Bu önsüt (ağız sütü) bebeği sarılık olmaktan kurtarır.

Bebeğin sık sık emzirilmesine özen gösterilmelidir. Böylelikle anne sütü üretimi artarmış olur. Emzirme sıklığı ilk 6 ayda, bebeğin isteğine göre ayarlanmalıdır. Örneğin ağlayan bebek ya acıkmıştır, ya da altına yapmıştır. Altı temizse bebeğin, anne, acıktığını anlayabilir ve bebeğin emzirilmesi gerektiğini düşünebilir. Ya da anne, bebeğin tok olduğunu düşünüyorsa ağlamasının altında başka sebepler aramalıdır. Çünkü bebek herhangi bir rahatsızlıktan dolayı ağlayarak kendisini ifade edebilir. Bebeği emzirirme zamanlarında herhangi bir saatli bir program uygulamak doğru bir tercih değildir. Bebek, memeden kesilene kadar 1-2 yıl boyunca emzirilmelidir.

Anne sütünü verirken memenin tamamen boşalmasına izin verilmelidir. Çünkü bebek, anne sütünü tamamen boşaltırsa, doygunluk hissini alır ve rahatlar. Bebek için derin uykular kaçınılmaz olur. Bu da bebeğin en ihtiyaç duyduğu şeydir. Çünkü gelişmini en iyi şekilde etkiler.

Her öğünde bebek, iki memeden emzirilmelidir.

Sütün kalitesi, annenin beslenmesi ile doğru orantılıdır. Sağlıklı bir anne, günde ortalama 800 ml süt üretir. Bu yüzden annenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi gereklidir. Bu dönemde zayıflama diyeti uygulanmamalıdır. Çünkü bu diyetler ile anne sağlıklı beslense bile vücuttan atımı başlayan toksin maddeler, süte geçebilir. Buda bebeğinizin beslenmesi açısından zararlıdır. Ayrıca halk arasında yanlış bilinen lokum, tatlı, şerbetli tatlı veya baklava.. gibi tatlıların süt artırıcı özelliğinin söylenmesidir. Bunlar sadece kilo almaya neden olur. Zayıflamak isteyen annelerin, kendilerini sürekli olarak tatlı ile meşgul etmemeleri gereklidir.

Emziren anneler, günlük olarak 3 litre (8-10 bardak) su içmeleri gereklidir. Bunun yanında bolca sıvı gıda tüketmeleri de gerekmektedir. Çünkü sıvı tüketmek, anne sütünün artmasını sağlamaktadır.

Taze meyve ve sebzeleri tüketmeye özen gösterilmelidir. Hazır ve paketlenmiş gıdalardan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.

Bebeklerde gaz oluşumu sıklıkla görülmektedir. Çünkü emzirme ile bir miktar havayı da içlerine çekmektedirler. Bebekteki bu gazı (havayı) gidermek adına bitki çaylarından faydalanabilirsiniz. Ancak bebeğe bitki çayı verilmesi uygun değildir. Bitki çayını annenin tüketmesi gerekir. Özellikle emziren anne; ıhlamur, rezene…gibi gaz giderici bitki çayları tüketebilir. Bunları da tüketirken de aşırıya kaçılmaması gereklidir.

Çalışan anneler, bebeğini anne sütü ile besleme konusunda sıkıntıya düşebilirler. Ayrıca emzirme yapmayarak sütün azalması söz konusudur. Bu sebeple hem bebeği sütten alıkoymamak hem de anne sütünün azalmasına engel olmak amaçlı iş yerinde 3 saatlik periyotlarla anne sütünün sağılması gerekir. Bunun içinde süt sağma makineleri ve süt saklama kapları mevcuttur. Sağılan anne sütü, oda sıcaklığında, buzdolabında ya da derin dondurucuda saklanabilir. Oda sıcaklığında (25 C) bekleyecek anne sütü için geçerli süre 3 saattir. Buzdolabında (0-4 C) saklama için uygun süre 3 gündür. Derin dondurucuda (-18 C) ise anne sütü, 3 ay boyunca saklanabilir. Ancak anne sütünü buzdolabından çıktıktan 1 saat sonra bebeğe verelebilir. Ayrıca derin dondurucudan çıkarılan anne sütü ise, bir daha derin dondurucuya koymamanız gereklidir.

Anne sütü, bebekler için sakinleştirici özellik taşır. Sabah verilen anne sütü, bebeğe enerji verirken akşam rahatlatıcı bir besine dönüşür. Çünkü annedeki uyku durumunu tetikleyen (akşam sütü) ve bir hormon olan kortizol seviyesi, sabah sütünden yaklaşık olarak 3 kat daha fazladır. Bu da bebeğe geçer ve bebeklerde anne sütü, sağlıklı bir şekilde uykuya yardımcı eleman olarak görev yapar. Bu sebeple anne sütü, akşam ve sabah sütü olarak farklılık göstermektedir. Bu yüzden sütlerini sağan annelerin, bu konuda daha dikkatli olmaları gerekir. Bunun için sağılan sütlerinizi, tarih ve zaman olarak (sabah, öğle, akşam) belirtmenizde fayda vardır. Yine sağılan sütlerde bilinmesi gereken en önemli noktalardan bir tanesi de anne sütünün direk ateş üstünde (cezve veya mikrodalga) ısıtılmamasıdır. Sıcak su dolu bir kap içine sütün konulduğu kap konulmalıdır.

Emzirme döneminde bebeğe yapay meme, biberon veya emzik verilmemelidir. Çünkü beslenmesine engel olabilir. Memenizi almayabilir. İlk 6 ay boyunca anne sütü haricinde bebeğe su ve bitkisel çay vermeyiniz. Her türlü ihtiyacı anne sütünden bebek zaten karşılamaktadır.

Her memeli canlının sütü, yavrusunun gelişimine göre özelleşmiştir. Bu sebeple ilk 6 boyunca bebeğe inek sütü ya da keçi sütü vermeyiniz. Çünkü inek ve keçi sütü, anne sütünden daha fazla protein içerir. Bu protein, yeni doğmuş bebeklerde böbreklerin daha fazla çalışmasına yani böbreklerin yorulmasına neden olmaktadır.

Geceleri süt yapıcı hormon daha fazla salgılanır. Bu sebepten dolayı bebeğinizi gece emzirmeyi ihmal etmeyiniz. Sigara, alkol gibi zararlı alışkanlıklar var ise derhal bırakılmalıdır.

Vücut şekliniz doğumdan sonra değişmiş olabilir. Psikolojik olarak kendinizi kötü hissetmeyin. Çünkü siz doğanın en mucizevi olayına tanıklık edensiniz. ANNESİNİZ!! Eski halinize dönmek için aceleci davranmaya gerek yok. Aksine bebeğinizi emzirerek enerji kayıplarını zaten yaşarsınız. Vücudunuz süt üretmek için enerji harcayacaktır. Böylelikle eski formunuza dönmek sizin için daha kolay olacaktır.

Herşeyin doğalı en güzel olandır. Allah(c.c)’ın bizlere verdiği en büyük mucizelerden bir tanesi anne sütüdür. Bu yüzden doğumdan sonra bebeğinize sağlayacağınız en güzel şey de ANNE SÜTÜdür. Özellikle prematüre doğan bebekler için mükemmel bir besin kaynağıdır. Portein, yağ, vitamin ve mineral açısından oldukça zengin olan bu besin öğesini bebeğinizden mahrum bırakmayınız.

Sağlıklı, ponçik yanaklı, yumuk gözlü, fındık burunlu, uysal ve minicik ellere sahip olan, Allah’ın sizlere emanet ettiği bu güzelliklerle mutlu ve uzun yıllar yaşamanız dileğiyle! SEVGİYLE KALIN….

Paylaş

Yorumlar