Amme Okunuşu |Nebe suresi Türkçe Arapça Tefsiri

0

Bir insanın vesile edinerek Cenab-ı Allah Teala’yı bulmaya çalıştığı işlerin en  güzeli Kuran-ı Kerim’dir.  Allah Teala’yı Kuran-ı Kerimde ile arayın. Ebu’L Hasan-ı Hakkani (k.s)

 

Nebe Süresi Okumanın Fazileti

Hz. Muhammed (s.a.v) Nebe süresinin fazileti ile ilgili şöyle buyurdu: He kim  Amme (nebe) süresini okumaya devam ederse, Cenabı Hak  Kıyamet günü (sıcağın en şiddetli olduğu anlarda) ona soğuk cennet  şerbetlerinden içirir” ( Sa’lebi,el-keşf ve’l- Beyan,6/303),

Hz. Muhammed (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Amme sûresini okuyan bir kimseye  Yüce Allah (c.c.) , kıyâmet günü soğuk Cennet şerbeti ikram eder”

Yine Peygamberimiz (sav):“İkindi namazından sonra Nebe süresini okuyan kimseye  Yüce Allah Teala kıyâmet azabını hafifletir.”

 

Nebe Süresi Arapça

nebe süresi

 

 

nebe süresi

 

78-en-NEBE (AMME) SURESİ (Mekke’de inmiştir. 40 ayetten oluşur)

  • Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla…
  • 1) Birbirlerine ne hakkında soruyorlar?
  • 2) O büyük haberden mi?
  • 3) Ki onun hakkında anlaşmazlık içindedirler.
  • 4) Hayır, hayır, yakında bileceklerdir
  • 5)Yine hayır, hayır, yakında bileceklerdir.
  • 6) Biz, yapmadık mı yeryüzünü bir beşik,
  • 7) Dağları da birer kazık?
  • 8)Sizi çift çift yarattık.
  • 9) Uykunuzu bir dinlenme yaptık.
  • 10)Geceyi bir elbise yaptık.
  • 11) Gündüzü de bir geçim vakti kıldık.
  • 12)Üstünüze yedi sapasağlam bina ettik;
  • 13) Parıldadıkça parıldayan bir kandil yaptık.
  • 14)Sıkıştırılanlardan şarıl şarıl bir su indirdik.
  • 15) Onunla tane ve bitki çıkaralım diye.
  • 16)Sarmaş dolaş bahçeler.
  • 17) Şüphesiz ayırdetme günü, belirlenmiş bir vakittir.
  • 18) Sur’a üfürüleceği gün siz bölük bölük geleceksiniz.
  • 19)Gök açılır, kapı kapı olur.
  • 20)Dağlar yürütülür, seraba dönüşür.
  • 21) Şüphesiz ki cehennem bir gözetleme yeridir.
  • 22) Azginlarin dönüş yeridir.
  • 23) Devirler boyunca orada kalacaklardır.
  • 24)Orada bir serinlik de tatmazlar; içilecek bir şey de.
  • 25) Ancak kaynar bir su ve irin.
  • 26) Uygun bir ceza olarak
  • 27) Doğrusu onlar, hiçbir hesab ummuyorlardı.
  • 28) Ayetlerimizi de yalanladıkça yalanlıyorlardı.
  • 29)Biz ise herşeyi yazıp saymışızdır.
  • 30) “Şimdi tadın, size işkenceden başka bir şey artırmayacağız.”
  • 31) Şüphe yok ki muttakiler için bir kurtuluş vardır.
  • 32) Bahçeler ve üzüm bağları da.
  • 33) Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
  • 34) Dolu dolu kadehler de.
  • 35) Orada boş bir söz de işitmezler, yalan bir söz de.
  • 36) Rabbinden bir karşılık, yeterli bir bağış olmak üzere,
  • 37) Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi Rahman’dan. O’na hitabetmeye güç yetiremezler.
  • 38) O gün Ruh ve melekler saflar halinde ayakta duracaklardır. Rahman’ın izin verdiği dışında kimse konuşamaz. O da doğruyu söyleyecektir.
  • 39) işte bu, hak gündür. Şu halde dileyen Rabbine bir yol edinsin.
  • 40) Biz gerçekten sizi yakın bir azap ile uyardık. Kişinin kendi ellerinin önceden yaptıklarına bakacağı gün kafir de: “Ah, keşke toprak oluverseydim.” diyecek.

 

NEBE SURESİ Tefsiri

  • 1) Müşrik ve inkarcılar birbirlerine bu kadar sık hangi şeyi soruyorlar ve gereksiz yere neyi konuşuyorlar onu size haber vereyim mi?
  • 2) Onlar hiçbir delile dayanmaksızın Muhammed’in getirdiği ve ilan ettiği büyük bir haber olan Allah Teala inanma, sadece O’na ibadet etme, putların terkedilmesi gerektiği, helaller ve haramlar, öldükten sonra dirilme, cennet ve cehennem hakkında tartışıyorlar.
  • 3) Esasen onlar bu konuda ihtilaf içerisindedirler. Kimisi tamamen inkâr ederken, kimisi bunların doğru olabileceğini iddia etmektedirler.
  • 4) Onlar bu görüşlerinden vazgeçsinler. Kıyameti ve azabı gözleriyle gördükleri zaman bunun gerçek olduğunu anlayacaklardır.
  • 5) Onlar takındıkları bu tavırdan vazgeçsinler. Yoksa başlarına gelecek azabı ve cezayı yakında öğrenecekler. Ama ne faydası olacak? Ahirette gerçekleri bilmiş olmalarının, cehennemde azaplarını artırmaktan başka bir faydası olmaz. Mü’minler de bileceklerdir.
  • 6) Biz üzerinde yerleşmeniz ve çeşit çeşit ürünlerinden faydalanmanız için yeryüzünü size bir döşek ve yaygı haline getirmedik mi?
  • 7) Yeryüzünün dengesinin muhafaza edilmesi, sabit tutulması ve sarsılmamanız için dağları da adeta birer kazık yapmadık mı?
  • 8) Birbirinizi teskin edip huzura kavuşmanız ve üreme yoluyla hayatın devam etmesi için sizi erkekli dişili, güzel çirkin olarak yarattık.
  • 9) Uykuyu, yorucu çalışmalardan uzaklaşma vesilesi kılarak bedenleriniz için bir dinlenme vasıtası kıldık. Uyku adeta ölüm gibidir.
  • 10) Geceyi karanlığıyla sizi örten, düşmanlarınızdan gizleyen, huzur ve sükunet bulmanız için dinlendiren adeta bir elbise kıldık.
  • 11) Gündüzü de geçiminizi sağlamanız ve rahat bir şekilde yolculuk yapmanız için bir vesile kıldık, geçim sağlama zamanı yaptık.
  • 12) Üzerinizde sağlam ve eşsiz yaratılmış, geniş olup direksiz duran, yıldız ve gezegenlerle süslü yedi kat, yedi tabaka gök bina ettik.
  • 13) Gökyüzünde parıldayan, her tarafa aydınlık veren, ısı yayan ve adeta bir kandil gibi olan güneşi sizin menfaatiniz için yarattık.
  • 14) Yoğunlaştırılmış bir haldeki bulutlardan yeryüzüne sizin için bardaktan boşalırcasına şiddetli ve bol bol akıp dökülen yağmur indirdik.
  • 15) Bu yağmurla insan ve hayvanlara gıda olması için çeşit çeşit taneler, bitkiler ve ekinler çıkaralım diye onu rahmetimizle indirdik.
  • 16) Ağaçlarının birbirine yakınlığı ve dallarının çokluğundan dolayı birbirine girmiş bağ ve bahçeleri yetiştirelim diye yağmuru indirdik. Bütün bunları yoktan var eden Allah elbetteki insanı öldükten sonra da diriltebilir. O’nun herşeye gücü yeter. Kur’an’a iman edin!
  • 17) Şüphe yok ki Allah’ın mahlukatı hakkında hüküm verip suçlularla suçsuzları ayırdedeceği gün önceden belirlenmiş bir vakittir.
  • 18) İsrafil tarafından Sur’un üfürüleceği o günde, siz de hemen kabirlerinizden bölük bölük çıkarılır mahşer meydanına gelirsiniz.
  • 19) Meleklerin inmesiyle Allah korkusundan gökler, hiçbir kusuru olmadığı halde her taraftan yarılır, kapılar gibi delikler, yollar ve boşluklar açılır.
  • 20) Dağlar toz duman haline gelip yerlerinden savrulduktan sonra bakanın gözünde bir serap gibi olurlar. İnsanlar onu uzaktan su gibi görürler.
  • 21) Şüphesiz cehennem içinde ebedi kalacak müşrikleri ve oradan geçip cennete gidecek olan mü’minleri sabırsızlıkla bekleyip gözetlemektedir.
  • 22) Cehennem azgın suçluların, müşrik, kâfir, münafık ve mürtedlerin dönüp girecekleri ve ebedi bir şekilde kalacakları barınaklarıdır.
  • 23) Müşrik ve kâfirler, cehennemde asırlar ve kesintisi olmayan sonsuz devirler boyunca ebedi olarak azap içerisinde kalacaklardır.
  • 24) Müşrik ve kâfirler, orada ateşin sıcaklığını onlardan hafifletecek bir soğukluk ve susuzluklarını giderecek bir içecek tatmazlar.
  • 25) Ancak boğazlarını ve karınlarını kavuran son derece kaynar bir su ve cehennem ehlinin derilerinden akan irin ve cerahatleri tadarlar.
  • 26) Dünyada iken yaptıkları amellerine, inkâr ve isyanlarına uygun bir ceza olarak biz onları bununla cezalandırırız.
  • 27) Çünkü onlar dünyada iken yaptıklarından dolayı hesaba çekileceklerini ve cehennemde azap göreceklerini ummuyorlardı.
  • 28) Nebi ve rasulleri vasıtasıyla kendilerine indirdiğimiz apaçık ayetleri yalanladıkça yalanlıyor, küfürlerinde bile bile ısrar ediyorlardı.
  • 29) Biz ise herşeyi, onların işledikleri bütün suçları Levh-i Mahfuz’da zaptettik ve yanımızda muhafaza ettik. Ondan hiçbir şey kaybolmaz.
  • 30) Onlar azaptan kurtulmak için Allah’tan yardım isterler. Allah onlara şöyle cevap verir: “Ey kafirler topluluğu! Şimdi tadın şu azabı! Biz, sizin yardım talebinize karşılık suçlarınızdan dolayı size azabımızı kat kat artırmaktan başka bir şey yapmayız.”
Paylaş

Yorumlar