Allah’ın razı olduğu ve sevdiği kullar | Allah’ın rızasını nasıl kazanmak

0

Sözlükte  rıza kelimesi ; “memnun olma, hoşnut olma, kabul etme ve seçme” demektir.
Genel olarak rıza;  Cenab-ı Allah’ın hüküm ve kazasına teslim olmayı, itiraz etmemeyi ifade eder.
Bâtıl bir şeye rıza gösterilmez. Çünkü zulme rıza zulüm, küfre rıza küfürdür. “Rıdvân” kelimesi
ise, çok olan rıza manasını taşır. En büyük rıza, Allah’ın rızası olduğu için, Kur’an’da “Rıdvan”
kelimesi Cenab-ı  Allah’tan olan rızaya tahsis edilmiştir.

Ayetlere baktığımız zaman Cenab-ı Allah şöyle buyuruyor;

( Fetih, 48/29 )“…Allah‘tan lütuf ve rıza isterler…”

(Tevbe, 9/21 )“Rableri onlara, tarafından bir rahmet ve hoşnutluk ile, kendileri için, içinde tükenmez
nimetler bulunan cennetler müjdeler.”

 

İki türlü rıza vardır.  Cenab-ı Allah’ın kulundan razı olması ve kulun Allah’tan razı olması.

 

  1. ) ALLAH’IN KULUNDAN RAZI OLMASI NEDİR:

Cenab-ı Allah’ın kulundan razı olması; kulunun inanç, amel, söz, fiil ve hareketlerinden razı olması, onu
affedip, cennet ve nimetleriyle mükâfatlandırması demektir. Allah’ın mü’min kulundan razı olması; o kul için dünya ve ahirette en büyük  kazançtır.

 

Hz. Süleyman (a.s.) şöyle dua etmişti:
5(Neml, 27/19) “Ey Rabbim! Beni, gerek bana gerekse ana babama verdiğin nimete şükretmeye ve hoşnut olacağın iyi işler yapmaya muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat.

 

 

 

Hz. Muhammed (s.a.v.) de şöyle dua etmiştir:   “Allah’ım! Gazabından rızana, azabından affına sığınırım. (İbn Mâce, Dua 3)

Yaptığı ve yapacağı her  şeyde Cenab-ı Allah’ın rızasını kazanmak, müslümanın özelliğidir. Çünkü ayeti
kerimede, mü’minler,  Yüce Allah’ın rızasına uymakla, kâfirler de  Cenab-ı Allah’ın gazabına dönmekle
vasıflanmıştır.

Âl-i İmrân, 3/162 ayeti kerimede; “Hiç Allah´ın rızasına uyan (mü’min) kimse, Cenba-ı Allah’ın gazabına uğrayan ve yeri cehennem olan (kâfir) kimse bir olur mu? Cehennem ise ne kötü bir varış noktasıdır.”

2.) KULUN ALLAH’TAN RAZI OLMASI NE DEMEKTİR

Kulun  Yüce Allah’tan razı olması ise;  Cenab-ı Allah’ın emir ve yasaklarını, helal ve haramlarını, kader ve kazasını
hoş görü ile karşılamasıdır. Mü’min; hayat programını Allah (c.c)  rızasına göre ayarlayan kişidir. Mü’minin
bütün düşünce, hareket ve davranışlarında ölçüsü bu olmalıdır.

Cenab-ı Allah’ın rızasını ciddiye  almayan bir insan “Ahsen-i Takvîm” yolculuğundan vazgeçmiş demektir.
Onun yolculuğu artık “Esfel-i Safilîn”e doğrudur.  Yüce Allah’ın rızasını kazanacak söz, fiil ve davranışlarda bulunmak, mü’minin ilk önce gelen görevidir. Gerçek bir müslüman, söylediği bir sözle bile Allah’ın rızasını kazanabilir.

 

Hz.  Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Kul, önem vermediği, (ancak) Allah’ın razı olduğu bir söz söyler, Allah bu söz sebebiyle o kulun derecesini yükseltir. Bir kul da önemsemediği, (fakat) Allah’ın kızdığı bir söz söyler, bu yüzden Allah onu cehenneme atar.”(Buhârî, Rikak 23)

 

ALLAH’IN RAZI OLDUĞU KULLAR KİMLERDİR

1.Muhacir ve Ensardan  Cenab-ı Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler:

2.Hudeybiye’de Peygamberiz (s.a.v.)’e biat eden mü’minler:

3.Allah ve Resûlüne düşman olanları dost edinmeyen mü’minler:

4. Yüce Allah’a karşı gelmekten sakınan müttakîler:

5.Kur’an’a  sımsıkı sarılanlar:

6. Sâdıklar (özünde, sözünde ve her davranışlarında dosdoğru olanlar):

7. Hz. Muhammed (s.a.v.)’e itaat ederek kalpleri mutmain olanlar:

8.Kalbi, dili ve uzuvlarıyla nimetlere şükredenler:

9.Kalbi, dili ve uzuvlarıyla devamlı Cenab-ı Allah’ı zikiele çalışanlar:

10.Anne-babasını rızasını kazananlar:

11.Sâlih amel işleyenler:

  • Gerçek müslüman,  Cenab-ı Allah’ın hüküm ve kazasına teslim olmalı, itiraz etmemelidir.
  • Giriştiği her işte  Cenab-ı Allah’ın rızasını kazanmak, Müslümanın özelliğidir.
  • Allah Teala Tevhidî çizgi ile kulluk yapmış olanlardan razı olur.
  • Cenab-ı Hakkın rızasını kazanacak söz, fiil ve davranışlarda bulunmak, mü’minin en başta gelen vazifesidir.
Paylaş

Yorumlar